https://www.ahmetakgul.com.tr/ Prof. Dr. Ahmet Akgül - Kalp Hastalıkları Tedavisi /Ameliyatı sonrası Cinsel Yaşam

KALP ve DAMAR HASTALIKLARI VE AMELİYAT SONRASINDA CİNSEL YAŞAM 

İnsanların en önemli iki ihtiyacı YAŞAMA ve ÜREME dir. Aslında bir ihtiyaçtan öte bir dürtüdür. Yani insanoğlunun bilinçaltı kendisini sürekli hayatta tutmak için çalışır. Yani siz isteseniz de istemeseniz de YAŞAMA BAĞLANMAK için tüm sisteminiz çalışır. 

Diğer bir dürtü de üreme dürtüsüdür yani soyunuzun devam ettirme isteği. Bu da insanların genetiğinde vardır yani isteseniz de istemeseniz de çoğalmak, sizden sonra insanoğlunun devam etmesini sağlamak zorunluluğunuz vardır. Bu amaçla üreme için her faaliyet çekici ve arzu doludur. Yani kişinin içinde o arzu belirir ki cinsel faaliyetlerde bulunma ihtiyacı ve dürtüsü belirir.

Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları için tedavi ve/veya ameliyat olan tüm hastalar, tedavi veya ameliyat öncesi sordukları en sık iki soru:

 

1- DOKTOR BEY YAŞAYACAK MIYIM?

 

2- CİNSEL İŞLEVLERİM ESKİSİ GİBİ OLACAK MI?

 

3- BU SORULARIN CEVABI İÇİN AMELİYAT OLAN HASTANIN YAŞI ÖNEMLİ Mİ?

 

Bu soruların cevabını zaten veriyoruz. Ama önce aşağıdaki haberde görülen, ameliyat ettiğimiz 90 yaşındaki delikanlı hastamı hatırlatayım: Bu delikanlı büyüğüm şiddetli göğüs ağrısı ile hastanemize geldi ve yapılan tüm incelemeler sonucunda kalp damarlarının tıkalı ve kalp kapaklarının da bozuk olduğunu gördük. Hastam ile konuştum ve kalpteki tüm damarları değiştireceğimi ve kalpteki tüm kapakları onaracağımı söyledim. Yaşı biraz ileri olduğunu gördüğünüz hastamız, hiç beklenmeyecek şekilde HEMEN AMELİYAT OLMAK istediğini söyledi.  Yukarıda sorduğumuz sorular tabiki konuşuldu. 

Amcamıza kalp ameliyatını yaptık kalbin tüm damarlarını değiştirdik ve kapakçıkları onardık. Ameliyat güzel geçti ve hastam ile tekrar konuştuğumuzda, MOTORU SIFIRLADIN MI HOCAM? dedi, aslında kelimenin tam anlamıyla MOTORU SIFIRLADIK yani kalbin pompalama gücü arttı ve tüm organlara kan gidişi arttı.

Bu hastamız taburcu olurken odama geldi ve EVLENMEK için planı olduğunu söyledi. Daha önce bir arkadaşı varmış ve evlilik planları yapmışlar.

 

Çok sevindik tabi...

doksanlk.jpg

 

 


Bireyin yaşamının önemli boyutlarından biri olan cinsel yaşam, bireyin kültürel özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Kültürel özelliklerin yanı sıra bazen cinsel yaşam, diyabet, kalp hastalıkları, cerrahi operasyonlar, depresyon gibi çeşitli nedenlerden etkilenerek cinsel fonksiyonların kesintiye uğramasına yol açmaktadır. Kalp hastaları, cinsel ilişkinin kalp krizi gibi istenmeyen olaylara neden olabileceği önyargısı ile cinsel aktivitelerden uzak durmaktadırlar. Bu durum kalp hastalığı olan bireyin yaşam kalitesini daha da azalmaktadır.

Yani kalp ve damar ameliyatı olan erkek olsun, kadın olsun ameliyat sonra cinsel yaşamında sorunlar yaşayacağını düşünmektedir. Hatta ön yargı ile "belki de bir daha hiç yaşayamayacağı" nı bile düşünenler vardır. Bu kötü düşünce kişinin depresyona girmesine ve depresyon da cinsel işlevlerin daha da azalmasına ve bu durum da kaygı ve depresyonu artırmaktadır. Yani KISIR DÖNGÜ oluşmakta ve böylece hastanın hem ruh durumu bozulmakta hem de cinsel işlevleri kötüleşmektedir.

 

 

ahmet_akgl.jpg



 

Kalp hastalığı olan erkeklerde ereksiyon bozukluğu yani sertleşme sorunu görülme oranı genel topluma göre iki kat daha fazla olup, kalp hastalığı olan kadınlarda ise aynı oranda cinsel fonksiyon bozukluğu  görülmektedir. Bu yönüyle ereksiyon bozukluğu ve vajinal kuruluk kalp hastalığı belirtisi olabilmekte ve kalp spazmından kaynaklanan göğüste ağrı hissi oluşmasından 1-3 yıl önce görülebilmektedir. Cinsel fonksiyon bozukluğu olan hastaların çok azı tıbbi yardım talep ettiğinden rutin cinsel tıbbi öykü alımı hastalığın tespitinde önemli rol oynamaktadır. 

 

 

Kalp hastalıklarına yönelik tedavi girişimleri de cinsel yaşam üzerine değişik etkiler gösterebilmektedir. 

 

Açık kalp ameliyatı sonrasında hastaların %36'sında cinsel aktivitede azalma, %8'inde tamamen bırakma, %12'sinde ise artış gözlenmektedir.

 

Balonla damar genişletme uygulanan hastalarda erken dönemde daha az etkilenme olmakla birlikte, geç dönemde cinsel aktivitede bozulma koroner bypass yapılanlarla benzer düzeydedir.

 

Kalp nakli olan hastaların %29'unda cinsel aktivitede artış olurken, %23'ünde azalma görülmektedir.

 

Kalıcı kalp pili takılan hastaların % 8'inde cinsel aktivitede azalma olurken, kalp defibrilatörü (ICD)  takılan hastaların %41'inde cinsel yaşamlarında bozulma görülmektedir.

 

Bu veriler ışığında kalp krizi, açık kalp ameliyatı, kalp yetmezliği sonrasında kalp hastalarının cinsel yaşam ve seksüel aktiviteye başlama konularında bilgi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. 

 

Kalp hastasının cinselliğinde bilinmesi gereken 10 şey

 

1- Kalp hastaları ve partnerlerine özgü cinsel danışmanlık planlanmalıdır. 

 

2- Bu alanla ilgilenen sağlık profesyonellerinin cinsel sorunların değerlendirilmesi, iletişim teknikleri ve cinsel danışmanlık ile ilgili eğitim ve öğrenim gereksinimleri karşılanmalıdır. 

 

3- Hastaların psikoseksüel sorunlarını değerlendirmek için modellerden faydalanılmalıdır. 

 

4- Kalp hastalığı olanlar ve partnerleri cinsel konuları ilgili psikolojik durumları konuşmak isteyebilir. 

 

5- Korku, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik faktörler kalp hastalığı olanların cinsel aktivitelerini etkileyebilmektedir. 

 

6- Kalp hastalığı olanlarla yapılan cinsel sorunlarla ilgili görüşmeler, hastanın yaşından, cinsiyetinden, kültüründen ve cinsel yönelimlerinden bağımsız olarak ve mümkünse ekip yaklaşımıyla verilmelidir. 

 

7- Kalp hastalığı olanlarda, bilişsel davranışçı teknikler, hasta eğitimi, tedavi edici iletişim stratejileri başarıyla kullanılmaktadır. 

 

8- Kalp hastalığı olanlar için cinsel danışmanlık, tedavide kullanılan ilaçlar ve cinsel fonksiyonlara olası etkileri, cinsel aktivite ile ilgili riskler, cinselliğe olumlu etkisi olabilecek düzenli egzersiz, cinsel aktivitede rahat ve alışık olunan durumların tercihi, daha az enerji gereksinimi olan cinsel aktivite tercihi, anal ilişkiden uzak durma ve cinsel aktivitede meydana gelen uyarıcı belirtilerinin bildirilmesi gibi konuları içermelidir. 

 

9- Spesifik kalp hastalığı tanılı işlemlerde hastaların uygun cinsel aktivitesi gibi konular cinsel danışmanlıkta konuşulmalıdır. 

 

10- Kalp hastalığı olanlarda ve partnerleriyle ilgili yapılan ve spesifik cinsel danışmanlık teknikleri kullanılan rastgele seçilmiş kontrollü çalışmalar fiziksel ve psikolojik değişkenlerin sayısını azaltmada etkin ve yararlı olabilmektedir. 

 

Kalp hastalarının büyük bir çoğunluğu kalp hastalığının ruhsal etkisine bağlı cinsel isteğin azalması, korku nedeniyle cinsel ilişkiden kaçınma, depresyon, yaşa bağlı değişiklikler ve ilaçlara bağlı bozukluklar gibi faktörler dolayısıyla cinsel aktivitelerine geri dönememektedirler. Cinsel aktiviteye yeniden başlanılabilmesi ve bireye özgü rehabilitasyon yapabilme için hastanın zihninde olan soruların cevaplanması gerekir. Örneğin, hastanın zihninde " cinsel aktivite yorucudur ve kalp krizini tetikleyebilir"   düşüncesi olabilir. Cinsel aktivitenin birkaç kat merdiven çıkmakla benzer bir iş olduğu tanımlanabilir ve risk değerlendirilmesi yapılabilir. 

 

Hastaların cinsel aktiviteye başlamasını önermeden önce hastanın bulguları  değerlendirmelidir. Kalp krizi sonrası ilk iki hafta cinsel perhiz önerilmekte ve hastanın durumu normal olduktan 3-6 hafta sonra  güvenli cinsel hayata başlayabilecektir.

 

Cinsiyet dışında üçten az kalp hastalığı riski taşıyan hastalar, kan basıncı kontrol altında olan hastalar, başarılı yeniden damarlama işlemi yapılmış hastalar, geçmişte sorunsuz kalp krizi öyküsü olan hastalar, hafif kapak sorunu olan hastalar ve hafif kalp yetmezliği (kalbin yetersiz kan pompalaması) bulunan hastalar gibi düşük riskli hastaların cinsel etkinliğe dönmesi ya da cinsel fonksiyon bozukluğu için tedavi yapılmasında ileri bir incelemeye gerek duyulmamaktadır. 

 

Daha ileri kalp yetmezliği (kalbin yetersiz kan pompalaması) bulunan hastalar, üç ve daha fazla kalp hastalığı riski taşıyan hastalar, 2-6 hafta arasında geçirilmiş kalp krizi bulunan hastalar  ve damar sertliğine bağlı kalp dışı bir hastalıktan kalan doku bozukluğu olan hastalar gibi orta derece riskli hastaların cinsel etkinliğe dönmeden ya da cinsel fonksiyon bozukluğu için tedavi yapılmasından önce ileri bir incelemeleri yapılarak düşük ya da yüksek risk grubuna girip girmedikleri anlaşılmalı ve buna göre karar verilmelidir. 

 

Kontrol edilemeyen hipertansiyonu bulunan hastalar, ileri kalp yetmezliği (kalbin yetersiz kan pompalaması) bulunan hastalar, yakın zamanda kalp krizi geçirmiş (2 haftadan önce) hastalar, yüksek riskli kalp ritim bozukluğu bulunan hastalar ve ağır kapak hastalıkları (özellikle aort darlığı) bulunan hastalar gibi yüksek risk taşıyan hastalarda cinsel etkinlik önemli risk oluşturabileceğinden kalple ilgili sorun çözülünceye kadar cinsel etkinliğe dönüş ertelenmelidir.

 

 

Kalp ameliyatı sonrası en çok merak edilen konuların başında, ameliyat sonrası ereksiyon sorunları ve cinsel hayattır. Ereksiyon sorunları son yıllarda sık karşılaşılan, sosyoekonomik ve kültürel gelişimler sonrasında bireyler arasında daha rahat paylaşılabilen bir hastalıktır. İnsanlarda cinsellik; sosyal yaşamı, kendine güveni, özel ilişkileri belirleyebilmekte, cinsellikle ile ilgili sıkıntılar çok değişik psikolojik ve sosyal problemler oluşturabilmektedir. Bu durum hastanın hayat kalitesini, kendine güvenini ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkilemektedir. Erkeklerde cinsel yaşam, nöronal, vasküler ve hormonal faktörlerin koordinasyonu ile oluşur. Önceleri bu problemler ''sosyal bir utanç'' nedeni sayılıyordu. Bu problem insanları afrodizyak olduğuna inanılan alternatif tedavi metodlarına yönlendirmiştir. Ereksiyon sorunlarının tedavisinde bitkisel tedaviler yaygın olarak kullanılmaktadır.

Öncelikle iyi haber!

Kalp ameliyatı sonrası erkeklerin cinsel fonksiyonlarında bozulma olmaz !

Fakat hastalar zaten kalp hastası ve kaygı durumunda oldukları için psikolojik olarak cinsel performanslarında etkilenme olur. Eğer böyle bir durum olsa da tedavileri mevcuttur. psikolojik destek ve biyolojik tedavilerle hastalar düzelir. Burada önemli olan konu, ereksiyon ve cinsellik sağlanırken zaten hasar görmüş kalbi bozmamaktır. işte sizlere kalbimize dokunmadan cinsellik ve ereksiyon performansını artıracak destek bitkiseller.

AFRODİZYAKLAR

Şifalı bitkiler eski çağlardan beri kullanılmaktadır ve doğal ilaçlar çeşitli yollarla faydalı bulunmuştur. Bunlar çok sayıda BİTKİLERİN bulunmasına göre direkt olarak yada ekstrakte halde çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılabilirler. Önceleri cinsel yetersizlik "sosyal bir utanç" nedeni sayılıyordu. Bu problem insanları afrodizyak olduğuna inanılan alternatif tedavi metodlarına yönlendirmiştir. Afrodizyak adı Yunan mitolojisindeki aşk,güzellik ve bereket tanrıçası afroditten gelmektedir. Afrodizyak cinsel dürtü ve hazları artıran herhangi bir madde olarak tanımlanabilir.

Afrodizyaklar etki mekanizmalarına göre 3 gruba ayrılır:

1. Bu gruptaki maddelerin yüksek besin değeri vardır. Genel sağlığı olumlu etkileyerek ve iyilik hali sağlayarak seksüel fonksiyonları ve libidoyu arttırır.

2.Bunlar kan akımını arttırarak etki gösteriyor olabilirler.

3. Biyolojik aktif afrodizyaklardır ve doğada fizyolojik olarak aktiftirler. Bunlar cinsel dürtüleri uyandırırlar.

Erkek seksüel bozuklukların tedavi yönetimi:

Psikolojik/davranışsal terapi, İlaç tedavisi (androjen yetersizliğinde testesteron tedavisi, diğer ilaçlar), Cerrahi dışı yöntemler (vakum pompaları , daraltıcı halkalar,enjeksiyonlar), Cerrahi tedaviler (implantlar, protezler), Fitoterapi (bitkilerin kullanımı)

GİNSENG

Asya kültürlerinde değişik hastalıkların tedavisinde kullanılmışlardır. Uzak doğu ülkelerinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Cinsel performansı arttırıcı etki nedeniylede yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kardiyovasküler hastalıklar, stres, yaşlanma gibi durumlarda kullanılmaktadır.

GİNKGO BİLOBA (JAPON ERİĞİ\MABET AĞACI)

Ginkgo yaprak ekstresinin kalbi koruyucu etkisi vardır. Ayrıca depresyon tedavisi için kullanılan SSRI ilaç grubuda cinsel fonksiyon bozuklukarına sebep olduklarından hastanın tedaviyi terk etmesine yol açmaktadır. Depresyon tedavisinde kullanılan SSRI'ların neden olduğu bir cinsel disfonksiyon olgusunda ginkgo biloba'nın antidepresan tedaviye bağlı olarak gelişen ereksiyon sorununu hafifletmede %84 oranında başarılı olduğu belirtilmiştir.

TRIBULUS TERRESTRÎS (PUNCTURE VINE EKSTRESİ)

Çobançökerten veya demir dikeni adı ile bilinir. Tribulus terrestis (TT) geçmişte enerji verici ve canlandırıcı olarak kullanılmıştır. Puncture Vine, sarmaşık türünden bir bitki olup oldukça geniş bir dağılımı vardır. Bu bitkinin ekstrelerinin kulanılmasının insanlar üzerinde libido ve spermatogenezisi artırdığı bildirilmiştir.

LEPIDIUM MEYENII

Yıllık veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Peru'da And dağlarında yetişen hardal ailesinden bir bitki olup kökleri aminoasitler, iyot, demir ve magnezyum'dan zengindir. Afrodizyak etkisi ve doğurganlığı arttırdığı inancıyla kullanılmaktadır.

EPIMEDIUM BERBERIDACEAE (KEŞİŞKÜLAHI/AZGIN TEKE OTU)

Kadıntuzluğugiller (Berberidaceae) familyasının Epimedium cinsinden 60 ya da daha fazla tür içeren otsu çiçekli bitkilerin ortak adıdır. Çin'de çok eski yıllarda keşfedilen bu bitkinin alternatif tıp alanında pek çok kullanım şekli vardır. Bu tür Asya ve Avrupa'da yaygın olarak bulunmaktadır. Türkiye'de de yetişen keşişkülahı türleri bulunmaktadır. Türkiye'de Epimedium pubigerum türü Belgrat Ormanında, Epimedium pinnatum subsp. colchicum alt türü ise Artvin Borçka Macahel Florasında gözlemlenmiştir. Epimedium bitkisinin içeriğinde flavonol glikozitler (epimidin A, B, C, icariin) oluşturur.

ÇİN SAÇI TOHUM EKSTRESİ (CUSCUTA/KÜSKÜT)

Küsküt (Cuscuta) familyasından klorofilsiz bir asalak bitki cinsi olup geleneksel Çin tıbbında ve diğer asya ülkelerinde karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirme amacıyla kullanılmaktadır. Esas etkisi antioksidan enzimler üzerinden serbest oksijen radikallerinin süpürülmesidir.

ALIÇ MEYVASI (HAWTHORN BERRY)

Alıç ağacının yaprak, çiçek ve meyveleri uzun süredir çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Meyveleri 6-10 mm çapında, 1-3 tohumlu, esmer-kır- mızı renklidir. Hafif ekşimsi lezzetli meyveleri yenilmektedir. Triterpenoid saponinler , aminler, flavonlar, procyanidin, kateşin, glikozitler, sterol, phenolcarbon asitleri (Crataegus asitleri) ve C vitamini içerir. Alıcın içerdiği bioflavonoid maddeler antioksidan özellik taşırlar. Alıç meyvası geçmişte kalp yetmezliği, anjina pektoris, hipertansiyon ve aritmide tedavi amaçlı kullanılmıştır.

CNIDIUM MONNIERİ (GALYOBİŞOTU)

Kadınlarda ise cinsel isteği artırıcı olarak Çin tıbbında yüzyıllardır kullanılmaktadır.

MİKRODERMİS KEAYANA ALKALOİDLERİ

Afrikada yetişen afrodizyak etkili bir bitkidir.

YİDİYİN

Yidiyin geleneksek Çin tıbbında kaynatılarak kullanılan bir bitki olup diabete bağlı ereksiyon bozukluklarında kullanılmaktadır.

Kalp Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Kalp hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.