Yara Bakımı

Yara iyileşmesi çok kompleks olayların birbiri içine girmesi ile oluşan karışık bir olaydır. Bu süreceler:

1- Kanamanın durması ve hemostaz
2- Yangı ve inflamasyon
3- Hücre artışı ve proliferasyon
4- Yeniden şekillenme


Bu 4 süreç sırayla olmaz, birbirlerinin içine girmiş şekilde oluşur. Bu aşamalardan herhangi birinde duraksama olursa yara iyileşmesi istenilen gibi olmaz.
Bazı yaralara KRONİK denir. Acaba kronik ne anlama gelir?
İşte yukarıda denildiği gibi yara iyileşme aşamalarından bir veya daha fazlasının duraksaması nedeniyle beklenen zamanda iyileşmeyen, bir başka değişle uygun tedavi yapılmasına rağmen 4 ila 6 haftada iyileşmeyen yaralara KRONİK YARA denir. Aslında kural şu: 4 hafta içinde yaranın hala yarısı geçmemişse veya haftada %10’luk bile iyileşme sağlanmamışsa yara KRONİKLEŞİYOR denir. Aslında çok da korkacak bir şey yok çünkü kronik yaraların neredeyse %80’i uygun bir tedavi ile geçmektedir.


YARA NEDEN İYİLEŞMEZ, KRONİKLEŞİR?


İyileşmeyen yaraları incelediğimizde, zamanında iyileşen yaralara göre farklılıklar vardır. Örneğin:


- Yarada büyüme faktörleri azalmıştır
- Yarada keratonositler azalmıştır
- Yarada fibroblast hücreleri azalmıştır ve etkileri de azalmıştır (Fibroblast hücreleri derinin DERMİS bölgesinde bulunur ve temel olarak 3 ayrı görevden sorumludur:


1- Hücreler arası matriks oluşturur
2- Hücreler arası sinyali ve haberleşmeyi artırır
3- Büyüme faktörlerini salgılar


- Oksijen radikalleri artmıştır
- Mikrop bulaşı artmıştır
- Doku yıkımını artıran enzim olan Proteaz aktivitesi artmıştır
- Yarada kansızlık (iskemi) artmıştır(Örneğin diyabetik ayak yaralarında, halbuki oksijen düşüklüğünde yaradaki fibroblast aktivitesi ve büyüme faktörleri artar. İşte bu durum da gösteriyor ki yara mekanizmaları matematik gibi bir süreç değildir. Birbiriyle bazen zıt görülen mekanizmalar bütünüdür.)
- Hücreler arası matriks azalmıştır yani proteolikan ve tip 1 kollajen azalmıştır.

KRONİK YARA NASIL DEĞERLENDİRİLİR?


Kronikleşmiş bir yara 4 temel unsurda değerlendirilir:


1- Debridman
2- Enfeksiyon kontrolü
3- Nem dengesi sağlanması
4- Epidermal ilerleme yani yaranın üzerinin deri örtüsüyle kapanması
Yalnızca yaranın kendisini değerlendirmemiz yetmez, YARA ETRAFI da ayrıntılı değerlendirilmelidir. Böylece YARANIN GELECEĞİ hakkında bilgi sahibi olunabilir.


Yara kenarlarında KALLUS varsa, yani yara kenarları kalınlaşmış ve aşırı bağ dokusu oluşmuşsa u bölgede aşırı keratotik hücrelerde artış var demektir yani yaranın üstü yandan gelen normal deriyle kapanması zor olacak demektir.
Yara etrafında aşırı KURULUK ve PULLANMA (DESKUAMASYON) varsa yine aynı şekilde keratinosit hücrelerinde artış var demektir ve yaranın üstünün normal deri ile kapanması zorlaşmıştır.
Diğer bir yara etrafı değişiklik ise MASERASYON (Islanma) bulgusudur. Bu, özellikle akıntılı yaraların, yara etrafındaki deride yaptığı değişikliktir. Ayrıca u bölgede deride soyulma da gözlenir. Bu bölgede mikrop yerleşmesi artar ve yaranın geleceği için kötü bir bulgudur.
Bu konu açılmışken yaranın NEM dengesi önemlidir. Yaranın sağlıklı iyileşmesi için yarada nem olmalıdır ama maserasyon yapacak kadar akıntılı, ıslak olmamalıdır.
Ayrıca yara değerlendirilirken YARA YATAĞI rengi önemlidir. Yaranın sertliği, sıcaklığı ve yaranın bizzat olduğu vücut bölgesi ayrıntıyla incelenmelidir.
Bazı yaraların etrafında KIZARIKLIK (ERİTEM) olur. BU durum yaradan gelen akıntılara karşı derinin tepkisi olabileceği gibi enfeksiyon veya kullanılan pansuman malzemelerine karşı gelişen allerji, dermatit de olabilir. Bunların ayırımında önemli diğer bulgu da enfeksiyona bağlı olan kızarıklığın sınırları belirgin değildir ve yaygındır halbuki dermatit yani deri iltihabına bağlı gelişen kızarıklıkta sınırlar belirgindir.

 

Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız 

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız 

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.