VARİS TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM (AKGÜL' ÜN DOĞAL KELEPÇE YÖNTEMİ)

estetik3.png

img_1108.jpg


Varis toplumda her yüz kişinin onunda rastlanan çok yaygın bir sağlık sorunudur. Özellikle ebeveynlerinde varis hastalığı olanlarda sıklığı artmakta çünkü hastalık kalıtsal geçişlidir. Ayrıca ayakta düz duran kişilerde (kuaför, aşçı, öğretmen, cerrah...) ve sıcak yerlerde çalışanlarda (sauna, hamam.fırın, güneşli ortamlar...) sıklık daha da artmaktadır. Varis bu nedenle aynı zamanda "meslek hastalığı" dır.  Sıcak ortamlarda damarlar genişlediği için şikayetlerin arttığını hastalar da hissetmektedirler. Kabızlık, şişmanlık, geçirilmiş özellikle karın ameliyatları, gebelik de ayrıca riski artırmaktadır.

"Varis" denilince toplumumuzda direkt bacaklarda gözle görülen mavi-yeşil damar genişlemeleri bilinmektedir. Halbuki varis, geceleri bacakların huzursuzluğundan tutun da derin yaralara kadar giden bir hastalık kompleksidir.  Bu yaralar özellikle bacağın iç kısmındaki topuğun hemen üstünde önce "mercimek" büyüklüğünde başlayıp, tedavi edilmezse bacağın kaybına kadar gidebilen derin varis yaralarına  dönüşebilir. Bazen bacak damarında pıhtı oluşumu  ve bu pıhtının akciğerlere ulaşımıyla ölüme kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir.

Varis, bunca tıbbi soruna ilaveten kozmetik  olarak da istenmeyen bir durumdur. Özellikle bacaklarda kırmızı "örümcek ağı " tarzında lekelenmeler, mavi-yeşil damar genişlemeleri, bacağa dıştan bakınca kişiyi rahatsız etmektedir.

Bacaklarda ağırlık hissi, özellikle gece artan kramplar, bacaklarda şişkinlik, kaşıntı, damar genişlemeleri, yaralar... varisli hastanın şikayetlerinden  bazılarıdır.

Vücudun yani bacakların alt kısmında toplanan "kirli kanı" kalbe taşıyan toplardamarların genişleyip, kıvrıntılı hal alması olarak tarif edilebilir. Bu kanı kalbe taşıyan her bir bacakta 2 ayrı toplar damar sistemi vardır. Resimde de görüldüğü gibi hem derinin hemen altındaki toplar damar, hem de ESAS kirli kanı taşıyan, kasların içinde yerleşmiş ana toplar damarlardır. Derinin hemen altında, gözle de görülebilen ve kozmetik ve/veya ağrı, şişkinlik şikayeti yapan damar DIŞ VARİSTİR . Ama esas önemli olan ve kanın çoğunu taşıyan yani yükü göğüsleyen içte bulunan toplar damarın genişlemesi veya kapaklarının görevini yapamaması İÇ VARİS  olarak adlandırılır ve kişi tüm şikayetleri hissetmesine rağmen eğer dış varis de eşlik etmemişse gözüyle bacakta bir bulgu göremez . Ama şikayetleri devam eder.

Varis tedavisi günümüzde damar cerrahisi ile ilgilenen tüm doktorlarca yapılabilmektedir. Kozmetik ve/veya tedavi amaçlı;  lazer, radyofrekans, damar içine madde enjeksiyonu (köpüklü veya köpüksüz)  ... gibi yöntemler kolaylıkla her damar cerrahı tarafından yapılabilmektedir fakat bu yöntemler yetersizdir  ve YANLIZCA DIŞ VARİSİ  tedavi eder, hastanın İÇ VARİSİ  mevcutsa, ki bu yapılan Doppler inceleme de ortaya çıkar, hastaya beklenen tedaviyi veremeyebilir. Hastada esas toplar damar olan İÇ TOPLARDAMAR  da sorun varsa bu yöntemlere ilave olarak İÇ DAMARIN da onarımı  yapılmalıdır. Yoksa çok kısa bir süre de varis tekrar oluşacak, hastanın şikayetleri geçmeyecektir.

Önce SAFEN DAMARInın (Aşağıdaki 1. resimde görülüyor) ne olduğunu anlatalım ve anlayalım: Safen bir toplardamardır ve her bacakta 1 tane bulunur. Kasıktan başlayıp ayak bileğinde iç topuk altına kadar ilerler. Yani safen damarı, ayak, ayak bileği, baldır, diz, uyluk ve kasık bölgesinden KİRLİ KANI alıp kasıkta ana toplar damara ileten bir borucuktur. Varis genellikle bu damarda olur ve tedaviler hep bu damarı YOK ETMEYE yöneliktir. Ameliyatlı veya ameliyatsız YOK ETME yöntemleri vardır. Bunlardan ameliyatsız olanlar: Lazer, radyofrekans, yapıştırıcı, zamk, buhar, köpük, skleroterapi gibi bir sürü yöntem. Bu işlemde diz bölgesinden SAFEN DAMARI ultrason altında bulunur ve içine girilerek ya lazer ya radyo dalgaları ya yapıştırıcı ya zamk ya köpük ya sıvı gibi maddeler verilerek damar içerden İMHA EDİLİR. Ameliyatlı yöntemde ise kasıktan ameliyat kesisi ile damar bulunup ÇEKİP ÇIKARILIR ve YOK EDİLİR.

Hastaya LAZER veya YAPIŞTIRICI (ZAMK) veya BUHAR veya KÖPÜK veya RADYOFREKANS ile varis tedavisi yapılırken bacağın cilt altındaki Yüzeyel Toplar Damarı YOK ediliyor. Bu durumda YALNIZCA o damardaki zaten az olan YETMEZLİK ve KAÇAK "düzeltilmiş" oluyor. Aslında bu bir "düzeltme" değil, kapakçığı bozulan ve REFLU yani KAÇAK olan kısmı tamir edilmiyor da, koskoca, ileride lazım olacak, vücudun YEDEK DAMARI olan damar YOK EDİLİYOR. Esas kaçağı ve yetmezliği olan ve esas kan taşıma işini yapan DERİN damar olduğu gibi bırakılıyor. Bu nedenle hastanın VARİS ŞİKAYETLERİ bitmiyor. Ayrıca Kasıkta kalan damar GÜDÜĞÜ (2. resimde gösteriliyor) büyüyüp tekrar varis oluşturup özellikle LAZER tedavilerinden sonra KASIK AĞRILARI gelişiyor. Diğer bir durum da KALAN DAMAR PARÇASI (2. resimde gösteriliyor) artık kör bir kuyu gibi olduğundan içinden geçmesi gereken kan artık akamıyor ve KENDİNE YENİ bir yol buluyor, (yani düşünün: bir akarsuyun önüne set çektiniz, ne olacak, su biraz çoğaldıktan sonra ya seti yıkacak, ya da yeni bir yoldan akmaya devam edecek), işte bu yeni yol demek YENİ VARİSLER demektir. TEK TEDAVİSİ: DAMAR KORUNARAK MİKRO CERRAHİ AMELİYATI İLE KASIKTAN ÇOK KÜÇÜK BİR KESİ İLE 45 DAKİKA SÜREN KAPAK ONARIMIDIR.

Bacaktaki varisli damara girme yeri 1

Bacaktaki varisli damara giris yeri


 

İÇ TOPLARDAMAR onarımı cerrahi olarak tüm dünyada bazı merkezlerde yapılabilmekte ve özellikle iç damarın kapakları onarılmaya çalışılmaktadır. Yapılacak yanlış bir uygulama iç damarda pıhtı  oluşumuna, bu da akciğere giderek hastanın hayatı riske girmekte ve/veya bacakta toplardamar tıkanıklığı oluşup uzun sürecek sıkıntılı günler başlayacağı için İÇ VARİS ameliyatları tehlikeli ve zordur. Dünyada iç damar kapak onarımları için birçok teknik geliştirilmiştir. Yöntemler içinde en sık kullanılanı vücuda yabancı olan sentetik maddelerle yapılmaktadır. Bu da zamanla vücutta reaksiyona, iltihap oluşmasına, alerjilere...neden olabilmektedir. İşte bizim geliştirdiğimiz ve şu ana kadar onlarca hastada uyguladığımız yöntemde hastanın kendi dokusuyla İÇ TOPLARDAMAR KAPAĞI onarılmaktadır. Dünyanın en değerli bilgi deposu olan Web of Science'da da "Akgul'ün doğal kelepçe tekniği"  olarak geçen bu ameliyatta, hastanın ameliyat öncesi yaptığımız Doppler  ile Çalışmayan kapağın yeri tespit edilmekte ve çok küçük bir kesi ile hem işlevsiz DIŞ VARİS düzeltilmekte hem de İÇ VARİS düzeltilmektedir..Dünyada İLK ve TEK olarak, Prof. Dr. Ahmet AKGÜL  tarafından uygulanan bu cerrahi de hiçbir sentetik ürün yani vücuda yabancı ürün kullanılmamaktadır. Böylece hastanın damarında oluşabilecek reaksiyon alerji, iltihap, mikrop bulaşması.. gibi istenmeyen sonuçlar önlenmiştir.Ameliyat olan  hastalarımızın kontrolleri yapılmış hem iç hem de dış varis sorunu çözülmüş olarak bulunmuştur. 

Aşağıda görülen 3 resmi dikkatle inceleyiniz:
En soldaki yani 1. resimde, hastanın kasıklarındaki damarların normal görüntüsüdür. Kasıktan yaptığımız 3-4 cm lik ameliyat kesisi ile yüseyel toplardamar yani SAFEN damarı görülüyor ve bu damar derin toplar damara nasıl bağlandığını görüyorsunuz. Daha iyi anlaşılsın diye MAVİ renk ile boyanmıştır ve içerisinde kirli kan denen oksijeni düşük, karbon dioksidi yüksek kan taşır. Kanı ayak uçlarımızdan alır ve kalbe doğru, yukarı doğru çıkarır. Kanın aşağı düşmemesi için içinde KAPAKÇIKLAR taşır. Derin toplardamar yani FEMORAL VEN damarının hemen dışında KIRMIZI renkli diğer damar ise ATARDAMARdır ve temiz kanı kalpten bacağa ve ayaklara götürür.
2. resim yani ortadaki resimde, derin toplardamarda bulunan kapak görünmektedir. İşte kapakta reflü yani kaçak olursa, derin venöz yetmezlik olur ve birçok sağlık kurumunda "bunun tedavisi yok, bununla yaşamaya alış, bunun ameliyatı yok, ameliyat olursan daha kötü olursun, bacağını kaybedersin, yalnızca varis çorabı ve ilaç iç" gibi umutsuz ve bilgisiz ifadelerle karşılaşırsınız. Derin venöz yetmezlikte kaçak olan kapakçıkların kenarından dikiş konur ve etrafına hastanın kendi damarından alınan KILIF konur ve hastanın iç varis durumu geçer.
3. resim yani en sağdaki resimde ise hem iç hem de dış varis vardır ve kapakçık yetmezlikleri kapak onarımları ve kılıf ile düzeltilir. Böylece hastanın tüm damarları korunarak iç ve dış varisleri düzeltilmiş olur.

Damar Safen cikarmadan varis ameliyati

Damar safen cikarmadan varis ameliyati ve kelepce yontemiSafen ve damar cikarmadan yapilan varis ameliyati


Akgül ameliyatı olan örnek bir hastamızın sonuçları:

Akgül Yöntemi ile şifa bulan hasta ve yakınlarınızın naçizane yorumudur. Kabulü ve yayınlanması ricalarımızla.

Nurdan Hanım genç bir bayan ve sağ bacağında ağrı, kaşıntı, geceleri artan huzursuz bacak şikayetleri mevcut. Tanınmış bir sağlık merkezine başvuruyor ve renkli Dopler ultrason ile bacak venöz damarlarına bakılıyor. Sağ bacağının toplardamarlarında "en son düzeyde kaçak ve yetmezlik var" deniyor. Yani hepimizin tabiriyle hem İÇ VARİS hem de DIŞ VARİS yani VENÖZ YETMEZLİK yani VENÖZ DOLAŞIM YETMEZLİĞİ. 

Peki sonra ne oluyor?

Doktorlar tarafından "Bu hastalık tedavi edilemez " deniyor.

- Neden tedavi edilemez?

diye soruyor hasta ve yakınları:

-      - Çünkü ameliyat süresini kaçırmışsınız, çok ilerlemiş, iç varisiniz var, bunun tedavisi dünyada yok, ama şu görünen kılcal damarlarınıza lazer, iğne veya köpük ile kurutabiliriz

diyor doktorlar, halbuki hastamız daha 29 yaşında, ne zaman varis olmuş da, ilerlemiş de, ameliyat süresini bile kaçırmış.  Halbuki daha önce gittiği doktorlar yalnızca ilaç ve varis çorabı verip göndermişlerdi, hiç öyle ameliyat süresini falan kaçırma yoktu.

-       - Peki hocam, köpük veya lazer yaparsanız varisim düzelir mı

-       - Şimdilik görünen damarlar kurur ama sonra yine çıkabilir

Hastamız zaten şüpheli bu durumdan çünkü önce "zamanı geçmiş ve bu hastalığın dünyada tedavisi yok deniyor sonra bacağa iğne veya köpük yaparız" deniyor. Hasta tekrar soruyor:

-       - Türkiye de bu tip iç varisi tedavi eden veya ameliyat eden kimse yok mu?

-       - Bize güvenmiyorsanız istediğiniz yere gidin. O kadar çok biliyorsan bize niye geldin.

Tabiki bir doktor ismi verilmiyor. Bilseler bile bu hastalığın kimin tarafından tedavi edildiğini, her nedense pek de söylenmek istenmiyor. Hatta, "öyle bir ameliyat yok, varislerin daha kötü olur, sakın bacağına dokundurtma" deniyor.

-       - Peki dokundurtmayım, ne olacak sonuç?

-       - Valla ömür boyu ilaç kullan, varis çorabı giy, bacağını yukarda tut, soğuk suyla yıkan, topuklu giyme.  

Yani Yani "yaşama" deniyor çaktırmadan. Neredeyse "ayakta yürüme hamıda kalk ve eller üzerinde yürü" diyecekler. Bir insan hele de genç bir bayan böyle bir hastalıkla yaşamaya nasıl alışsın.

- Peki hocam, bu dediklerinizi yapınca ne olur, düzelir mi, Pıhtı olur mu, yara olur mu?

-       - Düzelmez, ama şikayetlerin azalabilir. Varis yarası veya varis içinde pıhtı oluşabilir. Eğer pıhtı olur ve sonrası akciğer embolisi olursa gel.

Nereye gelsin, zaten hayati riske giriyor, esas olay bu hastalıkların önlenmesiydi, "bu hastalıkları önleyemedikten sonra, bacağıma uygun bir işlem yapamadıktan sonra bir daha nasıl güvenip de size gelebilirim ki " diye düşündü ve sordu hasta:

-  Peki hocam, gebe kalabilir miyim bu durumda?

-       Gebelikte iyice şikayetlerin artar, mümkünse gebe kalmasan iyi olur.

Yeni evli, daha çocuk yok ve siz her yönden hastanın hayatını daraltıp, hatta çocuk olmasını bile engellediniz. Hastanın ve eşinin psikolojisindeki bozukluk, hayal kırıklığı ve depresyonu siz düşünün.

Depresyon ve hayal kırıklarıyla geçen gün ve gecelerden sonra şikayetler iyice artınca, yine tanınmış bir sağlık kurumdaki doktorlara gidiyor.  Durumu anlatıyor, o doktor da, bir önceki doktor gibi düşünüyor

ama farklı bir şey yapmak için hastadan VENOGRAFİ isteniyor. Hastanın zaten bir sürü dopleri vardır ama yine de venografi istedi. Venografi nedir?

Hastanın ayaklarındaki damardan iğne ile girilip, verilen ilacın kan yoluyla kalbe dönüşünün anjiografi makinasında görüntülenmesidir.

Tamam dopler tetkiklerinin hastaya hiçbir zarar yok, iğne yok, ağrı yok, radyasyon yok, ilacın allerjisi yok ama venografide bunların hepsi var. İhtiyaç var mıydı bu tetkike ? Hayır, yoktu.

Neyse venografi sonucu çıktı ve önceki dopler ile aynı sonuç, iç varis, dış varis, venöz yetmezlik ve dolaşım bozukluğu. Venografi sonucunu bu sayfada görüyoruz. Tarihi 8.9.2016. img_4498.jpg


- Peki şimdi ne olacak doktor bey?

-       Valla bunun tedavisi yok, ömür boyu varis çorabı kullan ve şu bir iki ilacı iç.

-       Peki içince düzelir mi

-       Pek değil ama dünyada bunun tedavisi böyle

-       Gebe kalabilir miyim?

-       Kalmasan daha iyi yoksa bacak kötüleşir

-       Peki bunun tedavisini yapabilen doktor var mı Türkiye'de?

-       Dünyada yok dedim ya, olsa ben yaparım, ama bacağınızdaki şu kılcal damarla köpükle kurutabilirim

-       Peki bu bir işe yarar mı?

-       Biraz sizi rahatlatır

-       Peki hocam teşekkürler

-       Geçmiş olsun

Yine moraller bozuk, bu sefer ayrıca iğnenin girdiği yerde acı var, biraz da ilaçtan dolayı mide bulantısı başladı. "En iyisi vazgeçelim bu tedavi umudundan" dediler.

Günlerden bir gün internette gezerken doktorun birinin web sitesine rastlarlar, videolarını izlerler, doktorun yaptığı tedavileri ve hasta yorumlarını okurlar, "belki de bu aradığımız doktordur" deyip son bir umut İstanbul'a gelirler. Pek de bir umutları olmamasına rağmen İstanbul'daki doktorun kapısını çalarlar. hastanın tetkiklerini ve muayenesini yapar, onlaraın DAMAR HARİTASINI çıkarır, bacak damarlarının durumlarını tahtaya çizerek anlatır. Bu hastalığın bir KAPAKÇIK sorunu olduğu, bozulan yerin toplardamarlardaki kapakçıkların olduğu yer olduğunu açıklar. Umudu olmayan hasta ve eşinin yüzleri biraz olsun gülmeye başlar çünkü bu doktor diğerlerinden farklı olarak bu bacağın tedavi edilebileceğini ve tedavinin erken başlaması gerektiğini söyler. Tedavide ise hasta genel anestezi almadan, uyutulmadan, lokal anestezik ilaç ile, acısız bir şekilde, KASIK bölgesinden yapılan 3-4 cm lik bir kesi ile MİKRO CERRAHİ cihazlarıyla bacaktaki iç varis ve dış varis yani venöz yetmezliğin düzelebileceği söylenir.

-       Peki bacağımdan hiç damar çıkaracak mısınız veya damarlarım bozulacak mı Hocam?

-       Hayır, hiç bir damar çıkarılmayacak, çünkü daha çok genç siniz, ileride başka bir damar ameliyatı veya kalp ameliyatı gerekirse, bacağınızdaki bu damarlar yedek damarlardır, onlar kullanılır

Hem ameliyat edilecek hem düzelecek ve daha da güzeli bacaktan hiçbir damarı da çıkarmayacaktır. Halbuki yıllardır duydukları ve internette gördükleri varis ameliyatlarında hastanın dış varis damarı ya çıkarılır ya lazerle içerden yok edilir ya köpük ile o damar kurutulur ya da o damar varis yapıştırıcısı ile yapıştırılır. Yani sonuçta varisli damar tedavi edilmez de yok edilir. Halbuki o damar genç bir hastanın ilerde gerekirse kullanacağı kalp ameliyatının yardımcı damarıdır.

Düşünmek için zaman isterler ve kendi şehirlerine dönerler. Duyduklarını kontrol için bu sefer yine yeni bir damar cerrahisi doktoruna giderler ve durumu anlatırlar, o doktor da kendisinden farklı işler yapan İstanbullu profesörü aslında tavsiye etmek istemez ama kendisi de bir şey yapamadığı için hastaya "peki, bir deneyin ama düzeleceğini hiç zannetmiyorum" der. Çünkü kendisi de birçok  cerrah gibi rutin tedavi dışında iş yapmamakta, bu şekilde farklı bir durumda olan hastayı görünce "bunun tedavisi yok" deme kolaycılığına inanmıştır. Hastanın İstanbullu profesöre gitmesini "bir deneme" olarak görür, "gidin bir deneyin"

Halbuki İstanbullu doktor 30 000 civarı varis tedavisi yapmış bunun binlercesini de kendi soy ismini verdiği teknikle iç varis tedavisi, kapakçık onarımı, varis reflü ve kaçak düzeltilmesi işlemlerine ayırmıştır.  Hatta sonuçları hem İtalya'da hem Amerika'da dünyanın en ünlü varis cerrahlarının katıldığı kongrelerde sunmuş, ve dünyanın en saygın literatür indeksi olan Web of Science'a makale olarak yayınlamıştır.

İstanbullu profesör için hiç bir hastanın tedavi işlemi bir "deneme" değil, tam aksine tecrübelerini ve yeteneğini uyguladığı bir tedavi ve şifa sürecidir. Zaten bunun kanıtı binlerce hastanın tedavi sonucundaki yorumlarıdır.

Peki o doktor niye "deneme" diyor, çünkü kendi bilmiyor ve o da hasta iyi olursa öğrenecek ve "hakikaten böyle bir doktor ve tedavi varmış " diyecek.

Hasta bu sefer karar verir ve ameliyat olur İstanbullu profesöre. Yaklaşık 40 dakika süren işlem sonrası hasta tekrar özel odasına çıkar ve ertesi sabah taburcu olur.

img_4497.jpg


Ameliyat nasıl olmuş diye yapılan kontrol amaçlı yapılan dopler de ise: 4.5.2016 tarihli dopler sonucu bu sayfada veriliyor. Sonuç ne?

Hastanın tüm damarları yerinde ama hiçbir kaçak ve reflü yoktur. Venöz yetmezlik düzelmiştir. Patolojik bulgu yoktur yani varis, kaçak, reflü yoktur. Damarlar fabrika ayarlarına dönmüştür.

Akgül tekniğinin tüm şifa arayan ve tedavi edilemez sanılan bacak venöz yetmezliği olan hastalara, iç varis ve dış varisi olan hastalara, derin ven trombozu olan hastalara, post-trombotik sendromu olan hastalara ve onların doktorlarına ve tüm bilime bir hediye olarak sunulmaktadır.

Saygılarımızla

Akgül Yöntemi ile şifa bulan hasta ve yakınlarınızın naçizane yorumudur. Kabulü ve yayınlanması ricalarımızla.

Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.