VULVAR ve VAJİNAL VARİSLER

Vulvar - vajinal diğer adıyla genital varisler, teşhis yöntemlerindeki ilerlemelere rağmen halen, hasta ve hekim açısından sıkıntılı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman vulvar varisler, bacaklardaki varislerin muayenesi sırasında, sorulan birkaç soru ile üzeri kapalı bir şekilde, utanarak geçiştirilir. Hasta sıklıkla Kadın Doğum Uzmanları tarafından muayene edildiği sırada saptanarak biz Kalp Damar Cerrahlarına yönlendirilir.

Vulvar varisler (genital varisler), diğer varisler gibi bir toplardamar hastalığıdır. En sık olarak, adından da anlaşılabildiği gibi vulva (genital) bölgesinde bulunur. Buradaki labia major ve labia minor adı verilen oluşumlarda yer alan toplardamarların aşırı derecede genişlemesi hastalığın gözle görünür hale gelmesine neden olur.Bu sadece estetik bir sorun değil çoğu zaman  hastalarda yürüme sırasında rahatsızlık hissi, vulvar bölgede şişkinlik varlığı, basınç hissedilmesi, kaşıntı, ağrı, ele gelen kitle ve cinsel birleşme sırasında ağrı, kanama olabilir. Genellikle gebelikle birlikte bu tür şikayet ve bulgular çok hızlı ilerleme kaydeder. Gebelik sırasında, teşhis edilmiş vulvar varislerin tedavisi şikayetlere yönelik yani o süre boyunca hastayı rahatlatma tedavisdir. Bu nedenle, hamilelere özel olarak tasarlanmış ve bacağının en küçük çapa sahip olduğu sabah saatlerinde alınan ölçülerine uygun orta basınç kompresyon çorabı (varis çorabı), her iki bacağa lokal soğuk uygulaması ve varsa kaşıntı için allerji giderici ciltten uygulanan kremler tedavi amaçlı kullanılabilir.

Vulvar varis (genital varisler) ile ilgili olarak sık sorulan sorulardan biri de gebelikte oluşan Vulvar varislerin, kalıcı olup olmadığıdır?

Vulvar varisler (genital varisler), genellikle iyi huylu olup, doğum sonrası 6 - 8 haftadan sonra yavaş yavaş yok olurlar. Bu durum gebelikte vulvar varis oluşumunu tetikleyen 2 önemli nedenin ortadan kalkmasıyla açıklanır.

1) Hormonal değişimin normal gebelik öncesi duruma dönmeye başlaması

2) Gebeliğin sonlanmasıyla vücudun ana toplardamarı olan Vena Kava Inferior'e baskı yapacak bir kitlenin (fetus, plecenta, bebek vs.) ortadan kalkmasıdır.

Vücudun normal sürecine girmesi 6-8 haftayı bulacağı söylense de hastaların mevcut şikayetlerinin geçmesi hastadan hastaya değişkenlik göstermekle birlikte bu süreç, doğum sonrası ortalama 1 yılı bulmaktadır.

Sık sorulan sorulardan biri de vulvar (genital) varisleri olan bir gebede doğum şeklinin ne olması gerektiğidir.

Tek başına vulvar varis varlığı sezeryan ile doğum yapmak için kesin bir neden değildir. Bu duruma gebeyi takip eden Kadın Doğum Uzmanı ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanının birlikte karar vermesi gerekir. Ancak jinekolojik muayenede ve görüntüleme sırasında  vajina içine kadar kanamaya meyilli varisler, pelvik damarların venöz yetmezliğe bağlı çap artışı (normal doğum sırasında karın içi basıncının artıp kanama riskinin artması), epizyotomi hattı üzerinde kanama riski oluşturacak variköz oluşumlar mevcutsa vajinal yolla doğum tercih etmemek gerekmektedir.

Bu konu hakkında yazılacak söylenecek çok şey olmakla birlikte asıl temel soru şudur;

Vulvar Varislerimin (Genital Varisler) Teşhisi ve Tedavisi İçin Kime Başvurmalıyım?

Burada önemli olan hastanın doğru anamnez ve muayenesi yapılarak doğru hekime yönlendirilmesidir.Bu konuda Kadın Doğum Uzmanı hekimler hastalarında muayene sırasında  vulvar (genital) varis saptadıkları zaman hastayı  mutlaka bir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanına yönlendirmektedirler. Ancak hasta doğrudan kendi seçimiyle bir Kalp Damar Cerrahi uzmanına başvurduysa konunun başında da belirttiğimiz gibi bacağında varis şikayeti ile gelen her bayan hastaya anamnezinde vulvar (genital) bölgede de varisinin olup olmadığı istisnasız sorgulanmalı ve bacaktaki varislere ek olarak, vulvar (genital) varisleri de mevcutsa, mutlaka karın içi bölgesinin ultrasonografik incelemesi istenmelidir.Eğer hasta gebeyse doğumdan sonraki 3. ayda yapılması uygundur. Pelvik ultrasonografi, venografi (toplardamarların özel boya ile çekilen anjiografisi) ve bacakların venöz doppler ultrasonografileri uygulanacak diğer yöntemlerdendir.

Konuyu özetlemek gerekirse doğum yapmış veya yapacak veya doğum sayısını tamamlamış, bacakta varis ile gelen her hastaya, vulvar (genital) bölgede varis olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Ovaryan toplardamarda saptanan yetmezlikte, bu toplardamara yönelik olarak yapılacak tedavi (coil embolizasyonu veya skleroterapik enjeksiyon) hastalığın buna bağlı nedenini de ortadan kaldıracaktır. Obturatuar ven ve/veya iç pudental ven(toplardamar)dallarına da selektif kateterizasyon ve köpük tedavisi yapılması gerekebilir. Pelvik toplardamarlardaki yetmezlik tedavi edildiğinde, vulvar varislerde yavaş, yavaş ortadan kalkacaktır. Anlaşıldığı üzere tedavi bir ekip işidir ve tedavi hastalığın nedenine yönelik olmalıdır. Tedavi sonrası takipler ise yine teşhis aşamasında olduğu gibi hem Kadın - Doğum, hem de Kalp ve Damar cerrahisi bölümlerince yapılmalıdır.

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.