VARİKOSEL 

Varikosel, erkeklerde erkeklik organının altındaki torbalarda varis oluşması, toplardamarının genişlemesi ve kıvrılması ile karakterize bir damarsal hastalıktır. Ergenlerde ve genç erişkinlerde yaygın olarak görülür. Erişkin erkeklerin yaklaşık %15'inde görülmekle beraber infertilite yani kısırlık kliniğine başvuran hastalarda bu oran %40'lara, sekonder infertilite vakalarında ise %80'lere kadar çıkar. Varikosel, %90 sol tarafta, %10 her iki taraftaki torbalarda görülür. Tek başına sağ varikosel görülme sıklığı %1-2'dir. Varikosel tanısında en sık kullanılan yöntem doktorun yaptığı fizik muayenedir. Buna karşın, skrotal yani torbaya ait duvar kalınlığı, hidrosel veya eski travma gibi nedenler fizik muayeneyi zorlaştırabilir veya karar vermede zorluğa neden olabilir. Bu durumlarda, varikosel tanısı koymak için Ayakta Renkli Dopler yapılır. 

Varikosel yalnızca erkeklerde rastlanan bir rahatsızlıktır. Erkeklik organı altında bulunan 2 adet torbacık içinde sperm üreten hücreler var ve bu hücreler yumurta gibi bir kesenin içinde muhafaza ediliyor. Bu yumurta gibi olan kese ile deri arasında kanın birikmesi ile olan rahatsızlığa varikosel denir. Zaten isminde "vari" kökü bulunan kelimelerde toplardamar kanı yani oksijen seviyesi düşmüş "kirli" kanın birikmesi vardır. Varikoselde de işte bu kirli kanın skrotum yani erkeklik organı altındaki torbalarda normalden çok daha fazla birikimi vardır. Burada belirttiğimiz "kirli" kan, "kirlenmiş" kan demek değildir, kalpten dokulara atardamarlarla ulaşan ve hücrelerce kullanılıp içindeki oksijeni azalan kan demektir. Vücuttaki tüm kirli kanlar toplar damarlar ile toplanıp tekrar kalbe ve oradan da akciğerlerimize gidip oksijenlenmeleri gerekir ki tekrar dokulara ve hücrelere gidip hücrenin besin ve oksijen kaynağını karşılasınlar. Yani damarlar kanı taşır, kan da oksijen taşır ki hücrelerimiz beslensin. İşte kirli kan nerede gereğinden fazla birikirse orada VARİS oluşmuş demektir. Bacakta oluşursa bilinen BACAK VARİSLERİ, erkeklik organının torbalarında oluşursa VARİKOSEL, makat yani anal bölge denilen dışkıladığımız açıklığın etrafında olursa da HEMOROİD veya BASUR denir. Unutulmamalıdır ki, bu bölgelerde kirli kan birikimi DAMAR İÇİNDE dir, damar dışında birikirse bunun adı KANAMA ve/veya HEMATOM dur. Yani varis hastalıklarında kirli kan toplar damar içinde birikir. Nedeni de toplardamarlar içindeki KAPAKÇIKLARIN bozulmasıdır.

Ve her zaman söylediğimiz gibi damar sistemi bir ağacın dalları gibi birbirine bağlıdır. Bir yerde ya da bir dalda oluşan sorun önce yakınındaki sonra bütün dalları ve gövdeyi (yani kalbi) etkiler. Bu nedenle bacak varisi olan bir hastamızın esas sorunu kasık bölgesindeki toplardamar içindeki kapakçıkların sorunudur ve bu sorun hem aşağıya yani bacak yoplardamarlarına yayılırken hem de kendine yakın yerler olan erkeklik organı ve makat yani anüs toplardamarlarına da yayılır. İşte bu nedenle biz, muayeneye gelen bacak varisli hastaya kasık damarlarının en yakınında olan toplardamar yetmezliğini yani VARİKOSEL veya VAJİNAL VARİS veya HEMOROİD yani BASUR var mı, yok mu diye sorarız.

Peki diyelim ki hastamızda bunlardan ikisi veya daha fazlası var:

Bacak varisi ve Varikosel olan bir Erkek hastamızda tedavimiz ne olur?

Varis gibi varikoselin de tedavi edilmesi gerekir, çünkü varikosel demek erkeklik organı altındaki torbalarda kan birikmesi dolayısıyla oranın sıcaklığının artması demektir. Hiç düşündünüz mü bu torbalar niye vücudumuzun içinde değil de dışında bir organ olarak varlar? Çünkü içinde sperm yapan hücreler var ve bu hücreler vücut ısısında ölürler ve insan kısır kalır. Torbalar ile vücut içi arasında yaklaşık 1 derece ısı farkı vardır. Torbalar içindeki ısı daha düşüktür. İşte bu durumda iken eğer o bölgede varis olur yani kan birikimi olur ise yani VARİKOSEL olmuş ise torbalardaki sıcaklık artar ve sperm üreten hücrelerde harabiyet başlar. İşte bu nedenle varikosel tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Kısırlık riski vardır çünkü sıcaklığı artırmaktadır. Bu nedenle torbalarda şişlik varsa, ister dışardan damar görünsün ister görünmesin, ister ağrı olsun ister olmasın, özellikle 2 torba arasında şişlik farkı bariz ise hastanın uygun ve güvenilir uzman bir ekip tarafından değerlendirilmelidir.

Bacak varisi olan bir hasta eğer erkek ise işte bu nedenle varikoseli olup olmadığı sorgulanmalı gerekirse muayene edilmelidir. Daha sonra hasta ayağa kaldırılır ve bacak varisi için renkli dopler ultrason ile DAMAR HARİTALAMA yaparken, skrotal dopler yani torbaların toplardamarlarına da dopler yapılır.

Yani sizden aynı esnada yapılacak 2 ayrı dopler istenir:

1-    Alt ekstremite (yani bacak) venöz dopler

2-    Scrotal venöz dopler

Sonuç olarak varis ve varikosel tanıları, ehil ellerde yapılan DAMAR HARİTALAMA yani AYAKTA YAPILAN RENKLİ VENÖZ DOPLER ile konur.

Peki tanı konuldu tedavi ne olacak?

İlaç tedavisi pek işe yaramaz. Çünkü varis ve varikosel "bir kapakçık bozukluğu hastalığıdır" yani bir MEKANİK BOZUKLUKTUR. Mekanik bozuklukların tedavisi yine mekanik yapılır. Bozukluk düzeltilir. Aynı contası bozulmuş musluğun tamiri gibi. Devamlı kaçıran, damlatan yani REFLÜSÜ olan bir musluk, ilaçla veya bitki ile veya kimyasal ile veya çorap ile veya giysi ile düzelmez. Tamir edip musluğun kaçağına neden olan conta düzeltilmelidir.  Yani KAPAK ONARIMI yani MİKRO CERRAHİ yapılmalı ve kasıktan bacak varisleri onarılırken aynı anda VARİKOSEL ameliyatı da yapılmalıdır. Varikosel ameliyatı konu ile uzman ekibimizde ürologlar tarafından yapılmaktadır. Hasta zaten ameliyathaneye girmişken toplam 1 saatlik bir süre içinde tüm varis ve varikosel şikayetlerinden kurtulmaktadır. Varikosel ameliyatı kesisi de kasık kesisinin hemen üstünde olur ve her iki kesi de beraber iyileşir. Zaten birçok hastada bazen 2. Bir kesiye gerek kalmadan kasıktan varis tedavi edilirken düzeltilen bacak varisleri sırasında, çalışmayan ve bozuk olan ve bu nedenle varikosel yapan ven yani toplardamar bağlanır ve varikosel, 2. bir kesiye ihtiyaç duyulmadan tedavi olur. Çünkü daha önce de dediğimiz gibi damar ağı bir ağacın dalları gibidir, bir dal bozulursa diğeride bozulur, bir dal düzelirse diğeri de bundan olumlu etkilenir.

Bacak varisi ve Hemoroid (Basur) varsa ne yapılır?

Bu durumda yine ameliyat gerekir. Fakat aynı ameliyat kesisinden yapılamayacağından ayrı ayrı seanslarda ameliyat yapılmalıdır. Peki ilk önce hangisi?

Eğer doktorun muayenesinde farklı bir aciliyet kararı verimemiş ise, karar hastaya aittir. En çok şikayet hangisinde ise ilk olarak o ameliyata alınmalıdır. Hastanın ilk olarak daha fazla şikayeti olan bölge ameliyat edilir ve bu süre zarfında zaman kazanmak için ilaçlar verilir. Bu ilaçlar varisi veya hemoroidi tedavi etmez ama şikayetleri bir miktar azaltır ve yalnızca zaman kazandırır.  İlk ameliyattan yaklaşık 15-30 gün arasında diğer ameliyat da yapılır. Bu süre en erken sürelerdir ve hastanın ve doktorun konu ile ilgili görüşlerine göre daha da uzatılabilir.

1- Açık Varisektomi 

a. Yüksek ligasyon (Palomo): İnguinal kanal iç halkasının üst kısmından retroperitoneal olarak testiküler arter ve venin bağlanması işlemidir.

b. İnguinal ligasyon (Ivanissevich): İnguinal kanal düzeyinden internal spermatik ve kremasterik venlerin bağlanmasıdır.

c. Subinguinal ligasyon

2. Mikroskopik varikoselektomi

İnguinal veya subinguinal düzeyde arter ve lenfatikleri koruyarak internal ve eksternal spermatik venlerin bağlanmasıdır.

Laparoskopik varikoselektomi

Transperitoneal olarak girilip, inguinal kanal iç halkasının üst kısmından periton açılarak spermatik venlerin bağlanmasıdır.

 Antegrad skleroterapi (Tauber yöntemi)

Yüksek skrotal insizyon yapılarak venler bu- lunur ve bir ven içerisine doğrudan sklerozan madde verilir.

 Retrograd sekleroterapi ve embolizasyon

Radyoloji kılavuzluğunda sağ femoral venden girilerek inferior vena kava ve renal ven yoluyla internal spermatik vene ulaşılır. Sklerozan ajan verilerek işlem tamamlanır. 

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.