BACAK VE KOL VARİSLERİ 4'E AYRILIR

Varis toplumda her yüz kişinin onunda rastlanan çok yaygın bir sağlık sorunudur. Özellikle ebeveynlerinde varis hastalığı olanlarda sıklığı artmakta çünkü hastalık kalıtsal geçişlidir. Ayrıca ayakta düz duran kişilerde (kuaför, aşçı, öğretmen, cerrah...) ve sıcak yerlerde çalışanlarda (sauna, hamam.fırın, güneşli ortamlar...) sıklık daha da artmaktadır. Varis bu nedenle aynı zamanda "meslek hastalığı"dır. Sıcak ortamlarda damarlar genişlediği için şikayetlerin arttığını hastalar da hissetmektedirler. Kabızlık, şişmanlık, geçirilmiş özellikle karın ameliyatları, gebelik de ayrıca riski artırmaktadır.

"Varis" denilince toplumumuzda direkt bacaklarda gözle görülen mavi-yeşil damar genişlemeleri bilinmektedir. Halbuki varis, geceleri bacakların huzursuzluğundan tutun da derin yaralara kadar giden bir hastalık kompleksidir. Bu yaralar özellikle bacağın iç kısmındaki topuğun hemen üstünde önce "mercimek" büyüklüğünde başlayıp, tedavi edilmezse bacağın kaybına kadar gidebilen derin yaralara dönüşebilir. Bazen bacak damarında pıhtı oluşumu ve bu pıhtının akciğerlere ulaşımıyla ölüme kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir.

Varis, bunca tıbbi soruna ilaveten kozmetik olarak da istenmeyen bir durumdur. Özellikle bacaklarda kırmızı "örümcek ağı" tarzında lekelenmeler, mavi-yeşil damar genişlemeleri, bacağa dıştan bakınca kişiyi rahatsız etmektedir.

Bacaklarda ağırlık hissi, özellikle gece artan kramplar, bacaklarda şişkinlik, kaşıntı, damar genişlemeleri, yaralar... varisli hastanın şikayetlerinden bazılarıdır.

 

1- İÇ VARİS

ivarisresim.jpg


Bacakta kirli kanı alıp kalbe ve akciğere götüren toplardamarlar 2 adettir. Biri kasların içinde olan ve esas olarak bacağın kanını taşıyan ana damardır ve bunun varisine İç Varis denir. Daha tehlikelidir. Tanısını koymak için tecrübeli olmak gerekir. Doppler ve Damar Görüntüleme yapmak gerekir. Tedavi edilmez ise veya tanınmazsa ileride bacak yaraları ve pıhtılara yol açar.

2- DIŞ VARİS

Bacağın kanını kalbe akciğere taşıyan toplardamarlardan küçük ve hemen derinin altında olanının genişlemesidir. Burada oluşan varise Dış Varis denir. "Dış" denmesinin nedeni kasların dışında olmasındandır, yoksa bu varisler de derinin hemen altında bulunur.

3- BAĞLANTI VARİSLERİ (PERFORAN VARİSLER)

İç ve dış toplar damarlar arasında köprü vazifesi yapan damarların (Perforan venler) varisleşmesidir. Normalde kasların dışındaki toplar damardan kasların içindeki toplar damara kan taşınmasına yardımcı olurlar. Normal sağlıklı bir sistemde bu şekilde çalışırken, iç varis oluşunca veya iç toplar damarda pıhtı yani DERİN VEN TROMBOZU (dvt) oluşunca iç toplar damardan, dış toplardamara kan kaçağı oluşur. Bu bozuk damarlara da bağlantı varisleri denir.

4- YÜZEYEL VARİSLER

Hastanın cildinin üzerinde gördüğü örümcek ağı, kılcal damarlar, damar çatlamaları veya küçük yeşil, mavi, kırmızı damar genişlemeleridir. Yalnızca kozmetik bir sorun olabileceği gibi altta yatan çok ciddi bir varisin de göstergesi olabilirler. Bu damarcıklar da görününce, bunlar tedavi edilmeden (Köpük, skleroterapi, lazer veya radyofrekans) ÖNCE mutlaka AYAKTA DOPLER yani DAMAR HARİTALAMA yapılmalıdır.

Varis, vücudun yani bacakların alt kısmında toplanan "kirli kanı" kalbe taşıyan toplardamarların genişleyip, kıvrıntılı hal alması olarak tarif edilebilir. Bu kanı kalbe taşıyan her bir bacakta 2 ayrı toplar damar sistemi vardır. Resimde de görüldüğü gibi hem derinin hemen altındaki toplar damar, hem de ESAS kirli kanı taşıyan, kasların içinde yerleşmiş ana toplar damarlardır. Derinin hemen altında, gözle de görülebilen ve kozmetik ve/veya ağrı, şişkinlik şikayeti yapan damar DIŞ VARİSTİR. Ama esas önemli olan ve kanın çoğunu taşıyan yani yükü göğüsleyen içte bulunan toplar damarın genişlemesi veya kapaklarının görevini yapamaması İÇ VARİS olarak adlandırılır ve kişi tüm şikayetleri hissetmesine rağmen eğer dış varis de eşlik etmemişse gözüyle bacakta bir bulgu göremez . Ama şikayetleri devam eder.

Varis tedavisi günümüzde damar cerrahisi ile ilgilenen tüm doktorlarca yapılabilmektedir. Kozmetik ve/veya tedavi amaçlı;  lazer, radyofrekans, damar içine madde enjeksiyonu (köpüklü veya köpüksüz) ... gibi yöntemler kolaylıkla her damar cerrahı tarafından yapılabilmektedir fakat bu yöntemler YANLIZCA DIŞ VARİSİ tedavi eder, hastanın İÇ VARİSİ mevcutsa, ki bu yapılan Doppler inceleme de ortaya çıkar, hastaya beklenen tedaviyi veremeyebilir. Hastada esas toplar damar olan İÇ TOPLARDAMAR da sorun varsa bu yöntemlere ilave olarak İÇ DAMARIN da onarımı yapılmalıdır. Yoksa çok kısa bir süre de varis tekrar oluşacak, hastanın şikayetleri geçmeyecektir.

İÇ TOPLARDAMAR onarımı cerrahi olarak tüm dünyada bazı merkezlerde yapılabilmekte ve özellikle iç damarın kapakları onarılmaya çalışılmaktadır. Yapılacak yanlış bir uygulama iç damarda pıhtı oluşumuna, bu da akciğere giderek hastanın hayatı riske girmekte ve/veya bacakta toplardamar tıkanıklığı oluşup uzun sürecek sıkıntılı günler başlayacağı için İÇ VARİS ameliyatları tehlikeli ve zordur. Dünyada iç damar kapak onarımları için birçok teknik geliştirilmiştir. Yöntemler içinde en sık kullanılanı vücuda yabancı olan sentetik maddelerle yapılmaktadır. Bu da zamanla vücutta reaksiyona, iltihap oluşmasına, alerjilere...neden olabilmektedir. İşte bizim geliştirdiğimiz ve şu ana kadar onlarca hastada uyguladığımız yöntemde hastanın kendi dokusuyla İÇ TOPLARDAMAR KAPAĞI onarılmaktadır. Dünyanın en değerli bilgi deposu olan Web of Science'da da "Akgul'ün doğal kelepçe tekniği" olarak geçen bu ameliyatta, hastanın ameliyat öncesi yaptığımız Doppler ile Çalışmayan kapağın yeri tespit edilmekte ve çok küçük bir kesi ile hem işlevsiz DIŞ VARİS düzeltilmekte hem de İÇ VARİS düzeltilmektedir..Dünyada İLK ve TEK olarak, uygulanan bu cerrahi de hiçbir sentetik ürün yani vücuda yabancı ürün kullanılmamaktadır. Böylece hastanın damarında oluşabilecek reaksiyon alerji, iltihap, mikrop bulaşması.. gibi istenmeyen sonuçlar önlenmiştir.Ameliyat olan  hastalarımızın kontrolleri yapılmış TEDAVİSİ YOK, BUNUNLA YAŞAMAYA ALIŞ denilen birçok hastanın hem iç hem de dış varis sorunu çözülmüş olarak bulunmuştur. 

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.