VARİS, LENFÖDEM, DVT, TROMBOFLEBİT VE LENFANJİT HASTALIKLARINDAN  KORUNMA YOLLARI

1- BOL BOL BALIK YİYİN

Balık, taze sebze ve meyve içeren gıdalar ile dengeli şekilde beslenilmelidir. Dengeli beslenme, günümüzde hemen her hastalığın önlenmesinde etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Taze lifli sebze ve meyvelerin tüketilmesi sayesinde daha az oranda kabız kalınmakta ve buna bağlı olarak toplardamarlar daha seyrek olarak deforme olmaktadır.

 

2- KİRAZ DAMARLARA İYİ GELİR

Kiraz, böğürtlen gibi meyveler bolca tüketilmelidir. Her iki meyve, sadece yakınmaların azalmasını sağlamakla kalmaz, hastalığın önlemesi konusunda da etkilidir. İçerdikleri antioksidan maddeler sayesinde, toplardamar yapısal olarak oksidan maddelerin zararlı etkilerine karşı daha dirençli olmaktadır.

3- ZECEFİLLE DOST OLUN 

Ayrıca zencefil, soğan ve sarımsak tüketilmesi de varis tedavisinde faydalıdır.

4-KABIZLIKTAN KORUNUN

Ağırlık olarak lifli gıdaların tüketilmesi; bağırsakların temiz olması ve kabızlığın önlenmesi açısından etkilidir. Kabız kalınması durumunda, varis gelişimi toplardamara binen yük nedeniyle hızlanmaktadır.

5- ŞEKER VE TUZA DÜŞMAN OLUN

Şeker, dondurma, kızarmış gıdalar, cips, tütün, tuz ve alkolün aşırı tüketiminden uzak durulmalı. Bu tür lif içeriği düşük gıdaların aşırı olarak tüketilmesine bağlı olarak, kabızlığın önlenme oranı daha yüksektir.

6- YÜRÜYÜN VE BİSİKLETE BİNİN

Günlük olarak egzersiz yapılmalı. Yürüme, yüzme ve bisiklete binme özellikle dolaşımın sağlıklı olması açısından faydalı egzersizlerdendir. Bu egzersizler, bacaklarda, baldır kas pompasının dinamik olarak çalışmasını sağlar.

7- SAKIN KİLO ALMAYIN

Yaşınıza ve boyunuza uygun vücut ağırlığına sahip olmaya özen gösterin. Obezite veya aşırı kilo alma durumlarında, bacaklarda toplardamar sistemine binen yük artar. Buna bağlı olarak, daha kolay bir şekilde varis gelişir. 

8- DAR KEMER VE PANTOLON YASAK

Dar giysilerden uzak durun. Bu tür giysiler, sağlıklı dolaşıma engel olmaktadır. Özellikle, bel bölgesinde yaptığı bası nedeniyle dar kemer ve dar pantolon kullanımından özellikle sakınmakta fayda var. 

9- BACAKLAR 20 DAKİKA DİNLENSİN

Günde en az bir defa, her iki bacağınızı kalp seviyenizin üzerine çıkarıp, 20 dakika süre ile ayaklarınızı dinlediriniz. Bu sayede, yer çekimi nedeniyle bacak toplardamarlarında oluşan kan birikmesi engellenmiş olur.

10- BACAK- BACAK ÜSTÜNE ATMAYIN

Uzun süre ayakta sabit olarak veya oturma pozisyonunda kalmayın. Bacak- bacak üstüne atma pozisyonunda uzak durun. Bacak toplardamarlarınıza yük bidireceğinden ağır eşya kaldırmayın. Tüm sayılan su durumlarda, bacak baldır kas pompası yeterli olarak çalışmamaktadır.

11- MASA BAŞI MOLALARI VERİN 

Eğer masa başı bir işiniz varsa, uzun süre oturmamaya ve belli aralıklarda ayağa kalkıp dolaşmaya özen gösterin. Benzer şekilde, çalışma pozisyonunda bacaklarınızı gerip- gevşeterek, baş parmaklarınızı oynatarak, sağlıklı olarak bacak dolaşımınıza katkıda bulunursunuz. 

12- TV İZLERKEN BACAKAKLARI KALDIRIN 

Televizyon seyrederken veya kitap okurken, bacaklarınızı yukarı kaldırın, dolaşıma katkıda bulunun. 

13- VARİSLERİ KAŞIMAYIN

Genişlemiş varisli damarlarınızı kaşımayın. Unutmayın ki, incelmiş olan cilt nedeniyle enfeksiyon gelişme riski oldukça yüksektir. Özellikle uzun süredir varisi bulunan hastalarda dolaşıma yardımcı olmak kadar, cilt bakımınada önem vermek gerekir. 

14- BACAKLARA SOĞUK DUŞ MASAJI

Aralık olarak bacaklarınıza soğuk duşla masaj yapın. Bu, sağlıklı dolaşım için etkili ve gereklidir. Genellikle varis gelişen toplardamar, yüzeyel damalar olup, artmış ısı değişiklerinden olumsuz olarak kolayca etkilenmektedir.

ayak_tabannda_kuruluk_kant_ve_pullanma.jpg


15- HER BANYO SONRASI NEMLENDİRİN

Her banyo sonrasında, bacaklarınıza yumuşatıcı krem sürerek, hem cildin beslenmesini sağlayın hem de sağlıklı dolaşımı masaj yolu ile sağlayın. İlerlemiş ve uzun süredir varisi mevcut olan hastalarda, bacaklarda toplardamara komşu cilt seviyesinde bir seviyesinde bir inceleme ve buna bağlı olarak enfeksiyona yatkınlık mevcuttur.

Resimde görüldüğü gibi, ayak, ayak bileği veya bacaktaki kuruluk, çatlaklar, kaşıntılar hem varis sonrası oluşabilir hem de bu durumların varlığı varis oluşturabilir veya var olan varisi daha kötü hale sokabilir. Örneğin varisiniz yok ama cildinizde kuruluk, ayak tabanlarında çatlak ve kaşıntı var. O çatlaklardan devamlı içeriye mikrop girer ve bu mikropların gittiği yer hem toplar damarlar hem de lenf damarlarıdır. Toplar damarlar bu mikropla buluşunca yetmezliğe girip varis oluşturabilirler veya lenf damarları bu mikrobu alıp, önce lenfanjit sonra da lenfödem oluşumuna yol açarlar.Bu nedenle ayaklarınız veya ayak tabanınız kuruyorsa dikkat edin. Nemlendirici kullanın ve günde en az 8 su bardağı su için. Yine de kuruma, çatlaklar devam ediyorsa en iyi tedaviyi yapacak, hem varis hem de lenfödem tedavisini bilen iyi merkezlere gidin.

Özellikle bacak damarlarının yaşlanmasına ve bozulmasına neden olan en önemli etken: Deride Kuruluk (Kserozis)

DERİDE KURULUK NEDİR?

Derimizde kuruluk yani Kserozis, özellikle yaşlılarda olmak üzere damar hastalıkları olan bireylerdeki en sık deri problemlerinden biri olup kuru, pullanmış ve yer yer çatlamış (fissüre) deri bulguları ile karakterizedir.

DERİDEKİ KURULUK ÇOK YAYGIN MIDIR?

Ülkemizin doğusunda yürütülen yakın zamanlı bir çalışmada yaşlı bireylerdeki kserozis oranı %5.4 olarak tespit edilmiştir. Türkiyede huzurevinde kalan 300 yaşlı hastada dermatolojik bulguların incelendiği bir çalışmada kserozis %45.3 oranı ile ikinci sırada bulunmuştur. Kserozis ile ilişkili kaşıntı sıklığı %3.6 olarak tespit edilmiştir.

DERİMİZDEKİ BU KURUMA EN ÇOK VÜCUDUN NERESİNDE GÖRÜLÜR?

Kserozis ellerde ve gövdede görülebilmekle beraber çoğunlukla  bacaklarda görülmekte ve şiddetli kaşıntı, döküntüler, enfeksiyonlar ve egzema gibi değişikliklere neden olabilmektedir.

KURULUĞA BAŞKA DERİ HASTALIKLARI EŞLİK EDER Mİ?

Yine kserotik deride bariyer bütünlüğü bozulduğundan alerjen ve irritan maddeler deriyi geçebilmekte ve kontakt dermatit gibi deri hastalıklarının bu bireylerde daha sık görülmesine neden olmaktadır.

DERİDEKİ KURULUK NEDEN OLUŞUR?

Özellikle yaşlı bireylerde deriden su kaybının artmış olması, sebum (yağ) ve ter bezi aktivitesinin azalması, lipid yapımı ve keratinizasyondaki bozukluklar, hormonal ve ph değişiklikleri, deri bariyer bütünlüğünün bozulması deri kuruluğunu tetikleyen önemli faktörlerdendir.  Ayrıca derinin nemlenmesinde önemli rolü olan aquaporin-3 proteini yaşla beraber azalmakta ve deri kuruluğuna, elastisitede azalmaya ve deri bariyer bütünlüğünde azalmaya neden olmaktadır. Yaşlanma ile derinin ph'sı alkali hale gelmekte ve tamponlama kapasitesi azalmaktadır. Yaşlı bireylerde derideki ph'nın artması lipid yapımı ile ilgili enzimlerin düzgün çalışamamasına ve deri bariyer bütünlüğünde azalmaya neden olmaktadır.

Ayrıca derinin ph2ının bozulması derinin bütünlüğün korunmasında önemli rol oynayan enzimlerden  serin proteazları aktive ederek deride pullanmalara neden olmaktadır.  Bunun dışında bu enzimler deride kaşıntıya da neden olurlar. Bunların dışında ısı kaynakları ve klimalara maruziyet, irritan ve deri bariyerini bozan deterjan, sabun, kolonya ya da diğer temizleyicilerin kullanılması deri kuruluğuna neden olan dış faktörlerdendir. Sık banyo yapılması ve ovalama keseleme gibi sürtme hareketleri de derinin koruyucu bariyerini bozarak nem kaybını artırıcı etki göstermektedir. Özellikle kış aylarında havanın neminin azalması derinin kuruluğuna bağlı şikayetlerin alevlenmesine neden olmaktadır. Ayrıca yaşlı bireylerde eşlik edebilen hastalıklar, bu bireylerde sık kullanılan idrar söktürücü ilaçlar ve kolesterol düşürücüler gibi ilaçlar da derinin kurumasına katkıda bulunabilmektedir. Özellikle radyoterapi, son dönem böbrek yetmezliği, çinko ve esansiyel yağ asidi eksikliği gibi beslenme problemleri, hipotiroidizm, terleme azalmasına neden olan nörolojik hastalıklar, tıkayıcı safra kanalı hastalıkları, kanserler ve HIV enfeksiyonu, diayabet yaşlı hastalarda kuruluğa neden olabilir. Yatağa bağımlı olmanın ve psikiyatrik hastalığa sahip olmanın kserozis için risk faktörü olduğu ve muhtemelen psikiyatrik ilaçların deri kuruluğunu tetiklediği belirtilmiştir. 

DERİMİZİN KURUMAMASI İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

Kurumuş deri değişikliklerin önlenmesi için sık ve sıcak banyodan kaçınılmalı, özellikle aklali ph' ya sahip tahriş edici sabun ve temizleyiciler kullanılmamalı, keseleme ovalama ve sert havlu ile sürtme gibi hareketler yapılmamalı, özellikle kışın gibi havanın çok kuru olduğu dönemlerde havayı nemlendirecek önlemler alınmalıdır.

Yine özellikle yaşlı kişilerde deri kuruluğuna neden olabildiğinden yeterli besin ve sıvı alınmasına dikkat edilmeli, güneş ışınlarına ve soğuk havaya maruziyet ideal dozda olmalıdır. Yaşlılarda deri kuruluğunu tetikleyebilen sistemik hastalıkların varlığında bu hastalıklara yönelik tedavinin verilmesi de önemlidir. Deri kuruluğunu düzeltmek için düşük ph' ya sahip nemlendiriciler yeterli miktarda ve özellikle banyo sonrası düzenli olarak kullanılmalıdır. Üre içeren nemlendiriciler ve yumuşatıcılar kuruluğa bağlı deri değişikliklerini gidermede etkilidir. Bununla beraber kontakt dermatite yatkın olan bu bireylerde sıklıkla nemlendiricilerin içinde bulunan lanolin, aloea vera ve paraben gibi allerjiye neden olabilecek kremlerin kullanımından kaçınılmalıdır. Deride kaşıntı şikayetleri olan hastalarda içinde steroid bulunan pomadlar ve kaşıntının şiddetli olduğu durumlarda ağızdan alınacak allerji giderici ilaçlar kullanılabilmektedir.

16- DOĞUM KONTROL HAPLARINI KULLANIRKEN DİKKATLİ OLUN 

17- SİGARA İLE VARİS İLİŞKİSİ 

Bu konuya bir hastamızın sorusu ile başlayalım:

Merhabalar ahmet bey 

Ben 8 mart da ameliyat oldum. Varis için dizden kasığa kadar kapalı, dizden bileğe kadar açık oldum. Ameliyat dan sonra sigara içmememi söylemişler eşime,  damarlar geç iyileşir denmiş. Bu nedenle tedirginliğimden 1 haftadır içmiyorum, eğer içersem ne olur, sizinde fikrinizi almak istedim. Yardımcı olabilirmisiniz Ahmet bey. Şimdiden teşekkür ederim.

İyi çalışmalar. 

CEVABIMIZ:

Bir sağlıkçı olarak sigara içmeye evet diyemeyiz. Sigara vücudun tüm dokularına zararı olan bir alışkanlıktır. Bu kesin bilgi eşliğinde sorduğunuz soruya cevap verelim:Sigara en hızlı olarak atar damarlara etki eder ve daha sonra toplar damarlara da etki eder. Toplar damarlar varisleri oluşturan damarlardır. Ameliyat sonrası ameliyat kesilerinde ideal iyileşme olması için sigara kullanmanız zararlıdır. Sigara içmek yarayı geç iyileştirir. Bu nedenle yalnızca varis için değil tüm dokular için en büyük zarar sigaradan kaynaklanır. 

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.