ESTETİK VE KOZMETİK VARİS TEDAVİSİ

Lazerameliyat,  radyofrekans,  köpük , ilaç,  varis çorabı,   skleroterapi ... gibi işlemlerle varis tedavisi olan birçok hastanın korkulu rüyasıdır,   tedavi sonrası tekrar varislerin çıkması...

Varis tedavisi ile ilgili ameliyat tekniği  olan, 30 bin üzerinde varis hastası tedavi eden, dünyanın en ünlü varis kongrelerinde konuşmacı olarak davet edilen, , İstanbul Üniversitesi Sağlık Yönetimi ve Gerontoloji Bölümleri Başkanı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ünlü kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Ahmet Akgül 'e bu soruyu sorduk. İşte cevabı:

İnsan vücudunun bir özelliği var: Eğer vücudun herhangi bir yerinde bir işlem yapılırsa, vücudun dikkati hemen orada toplanır. Bu bilinçli yapılan bir şey değildir, refleks ve otomatik olarak yapılır ve vücudun savunma mekanizması çalışır. Nasıl elimiz kesilince, iyileşse bile orada renk değişikliği, sertlik ve kaşınma gibi reaksiyonlar oluyorsa işte bu, vücudun istemsiz yaptığı yani düşünmeden yaptığı otomatik savunma sistemidir. Bu gerçeklik ışığında eğer siz vücudumuzdan bir doku - hele de bu doku vücudun işine yarıyorsa - yok ederseniz, yani ameliyatla alır ve/veya lazerle yakar ve/veya yapıştırıcılarla o dokunun işlevini yok ederseniz, ve bu yok edilen doku vücudun işine yarıyorsa, vücut bunu tekrar yapmak için harekete geçer. Örneğin derinizin bir kısmı bir kazada veya ameliyatta veya yanıkta veya bir yarada yok olursa, organizmamız o deriyi tekrar oluşturmak için harekete geçer ve bu harekete geçiş için sizden izin almaz. Aslında bu zaten istenen bir şeydir, bu cevap olmasa açılan yaralar hiç kapanmaz. Fakat bilinmelidir ki tekrar oluşan doku ilk dokunun yerini tutmaz, daha biçimsiz, daha işlevsiz, daha estetikten yoksun ve daha istenmeyendir....

-     Peki, o zaman niye ampütasyon diye bir tedavi var, yani parmak gangren olunca kesilmesi planlanıyor, kesilince de tekrar çıkmıyor?

-    Daha önce dediğimiz gibi, bu dokunun vücudun işine yarıyor olması gerekir. Gangren olmuş bir doku vücudun işine yaramaz ama kesilince orada da bir reaksiyon olur ve "güdük" oluşur, yani vücut az da olsa kendinden alınanı yerine koymak ister. Eğer parmak gangren olmadan kesilirse, oluşan bu güdük daha büyük olur. Fakat biraz önce de belirttiğim gibi hiçbir zaman eski fonksiyonunda ve estetiğinde olmaz.

-    Peki, bu kadar bilginin VARİS veya İÇ VARİS veya KILCAL DAMAR larla ne ilgisi var?

-   Önemli olan nokta bu. VARİS TEDAVİSİ ni nasıl yapmalıyız? Madem vücut kendi işine yarayan dokunun ortadan kalkmasına "kızıyor" ve tekrar oluşturuyorsa, şu anda herkesin kullandığı varis tedavileri doğru mu? Örnekleyelim:

KLASİK VARİS AMELİYATI:

Yıllardır yapılıyor, kasıktan bir kesi ile varis olduğu düşünülen DIŞ VARİS DAMARI çekip çıkarılıyor. İç varis var mı, yok mu bilinmeden bu damar çekip çıkarılıyor birçok yerde. Hastada İÇ VARİS de varsa, DIŞ VARİS için çekip çıkarılan bu DAMAR aslında vücut için işe yarayan damar. Yani siz hastanın işe yarayan dokusunu çekip çıkardınız. Peki vücut ne yapacak? Tekrar aynı dokuyu üretmek için işleme başlayacak. Damarın aynısı olmayacak ama hem işlevsiz hem de estetikten yoksun birçok damar oluşacak o bacakta. İşte, varis ameliyatından sonra varis damarlarının tekrar oluşma nedeni bu.

Peki İÇ VARİS yok, yalnızca DIŞ VARİS var ise, yani vücut o DIŞ DAMARI kullanmıyor ise? Dikkat ederseniz yapılan dopplerlerde GRADE yazar, yani 0,1,2,3,4 düzeyde yetmezlik bildirir. Yani ayaktan kalbe kan taşıyan bu toplardamarlarda yukarı yani kalbe giden kan GRADE 4 olarak belirlenir, ve aşağı düşen yani normal yolunun tersi istikamette ayağa inen kan GRADE 0 dır. Yani bu damarda KAÇAK veya REFLÜ yoktur. Eğer GRADE 1 olursa aşağıdan yukarı çıkan kanın, dörtte biri yani %25 i tekrar bacağa dönüyordur. GRADE 2 için bu oran %50, GRADE 3 için %75 ve son olarak GRADE 4 için %100 dür. Yani ehil ellerde ve AYAKTA ÇEKİLEN DOPPLER deki REFLÜ oranı %100 olmadıkça veya yetmezlik GRADE 4 olmadıkça, VARİSLİ DAMAR vücudun işine yarıyordur. Çıkarılmamalıdır. Çıkarılırsa tekrar varis oluşur hem de eskisinden daha kötü.

AKGÜL TEKNİĞİ İLE VARİS AMELİYATI:

Bu ameliyat farklı. Bu işlemde önce çok iyi bir DOPLER ile DAMAR HARİTALAMA yapılır. Hastada İÇ VARİS mi var, DIŞ VARİS mi var, LENFÖDEM mi var, LİPODEM mi var ortaya çıkarılır. Varis olan damardaki kapakçıklar tek tek incelenir, resimleri çekilir ve yalnızca BOZUK olan yerler NOKTOSAL bir şekilde tedavi edilir. Damar çıkarma işlemi yapılmaz. Önce kasıktan 1-2 cm lik kesi ile bozuk olan KAPAKÇIKLARA ulaşılır, ve bozuk olan kapakçıklar hastanın KENDİ DOKUSU ile tamir edilir. Hiçbir damar çıkmadığı için hastalarda VARİS TEKRARLAMIYOR ve kendi mevcut olan varisi KAPAKÇIKLAR ONARILDIĞI için düzeliyor. Ayrıca hastanın damarları korunduğu için ileriki yıllarda muhtemel bir kalp ameliyatı için elimizde yedek damar kalmış oluyor.

SKLEROTERAPİ:

Herkesin bildiği bir tedavi şekli. Bayanların büyük kısmı hayatlarının bir döneminde skleroterapi yani İĞNE İLE VARİS DAMARLARINI kurutmuşlardır. Estetik olarak hoş görünen bir tedavi şeklidir. KÖPÜK TEDAVİSİ olarak da bilinir. İnternette birçok sitede iğne ile köpük verilirken kılcal damarların yok oluşunu şaşkınla izlemişsinizdir ve o tedaviyi almak için bu merkezlere gitmişsinizdir veya gitmeyi planlıyorsunuzdur. Peki asıl olarak ne oluyor bu tedavide? Yalnızca görünen damarlar mı yok oluyor sizce? Cevabını verelim: Öncelikle şu uyarıyı yapmalıyım: KÖPÜK TEDAVİSİ öncesi mutlaka AYAKTA DOPLER yapılıp, içerdeki damarların durumu değerlendirilmelidir. Bu işlemi yaptırmadan KESİNLİKLE köpük tedavisi olmayınız. Şimdi gelelim tedaviye: Önce enjektör içine damarın içini bozan bir ilaç alınır ve bu başka bir enjektör ile bağlanarak hava ile karıştırılır ve böylece ilaç köpüklü hale getirilir. Köpüklü hale getirilmesindeki esas amaç damarların içini daha kolay bozması ve daha çok damarı tıkamasıdır. Damarın içine ince iğne ile verilen bu köpük yalnızca ciltteki görünen kılcal damarları değil, görünmeyen cilt altındaki vücudun işine yarayan damarları da bozar. İşte bu nedenle vücut işine yarayan damarların yok edilmesine cevap olarak, birkaç zaman sonra etraftan yeni kılcal damarları oluşturur. Sizin de hem paranız, hem zamanınız hem de moraliniz harcanmış olur.

LAZER İLE VARİS TEDAVİSİ:

Çok popüler bir tedavi şekli. 2 türü var:

1- Lazer ile cilt üstünden epilasyon yapar gibi kılcal damarların yok edilmesi,

2: Kateter ile varis olan damar içine girip lazer enerjisi ile damarın içini yok edip, kullanılamaz hale getirmek. Eğer hastanın durumu iyi değerlendirilmez ve uygun Dopler yapılmadan tedaviye başlanırsa her iki durumda da vücudun kullanacağı damarlar da bozulur yani "kurunun yanında yaş da yanar".  Bu durumda vücudun vereceği cevabı biliyorsunuz.

RADYOFREKANS İLE VARİS TEDAVİSİ:

2 türü var:

1- Lazer ile cilt üstünden epilasyon yapar gibi kılcal damarların yok edilmesi,

2: Kateter ile varis olan damar içine girip ses dalgalarıyla damarın içini yok edip, kullanılamaz hale getirmek. Eğer hastanın durumu iyi değerlendirilmez ve uygun Dopler yapılmadan tedaviye başlanırsa her iki durumda da vücudun kullanacağı damarlar da bozulur ve yeniden varisler ortaya çıkar.

PROF. DR. AHMET AKGÜL'ün MİKRO AVULSİYON YÖNTEMİ:

Her zaman belirttiğim gibi önce hastanın bacağındaki damar sistemi incelenmeli, iç damarlar dış damarlar, kasların içindeki toplardamarlar, cildin altındaki toplardamarlar incelenmeli. Yani yalnızca görünen kılcal damarlara göre karar verilmemeli. Bu kılcal damarlar niye ortaya çıkmış, iç taraflarda bir sorun mu var, bakılmalı. Yani altyapısı bozuk olan bir caddeye, asfaltta çatlaklar var diye ne kadar asfalt döküp düzenleme yaparsanız yapın, tekrar oluşur o çatlaklar çünkü altyapı bozuk. Kanalizasyon yani drenaj sistemi bozuk, su sızıyor ve asfaltı bozup çatlaklar oluşturuyor. İşte bacaktaki toplardamar yani varis sistemi de böyle. Kaçak var ise bacakta kan birikiyor, ve ciltte KILCAL DAMARLAR oluşuyor. İşte önce ehil ellerde AYAKTA DOPLER ile bacakta DAMAR HARİTALAMASI yapılmalı. Kaçak ve bozuk bir nokta varsa KAPAK ONARIMI (Akgül yöntemi) ile ameliyat edilmeli, eğer kaçak yok, iç damarlar temiz ama KILCAL DAMARLAR var ise hemen, İÇVARİS KAPAK AMELİYATINDAN sonra ise 10. Günde hastanın artık CİLTTEKİ KILCAL DAMARLARI tedavi edilmeli. Önce bu damarların vücut tarafından kullanıp kullanılmadığına bakılmalı ve sonra YALNIZCA KULLANILMAYAN KILCAL DAMAR özel bir kesici cihaz ile cilt üzerinden iz yapmadan içine kan veren yerden ayrılıyor böylece içine gereksiz kan gidip o damarı ciltten görünür hale getiremiyor ve CİLT KILCAL DAMARI kayboluyor. Bu şekilde yalnızca vücudun işine yaramayan damarlar yok edildiği için vücut yeni damar oluşturmak için sinyal göndermiyor ve varis tekrarlamıyor.

 

bakrkyde_en_iyi_estetik_varis_tedavisi.jpg


Yaklaşık 30 bin civarında varis hastasına müdahale ettik ve sonuçlarını hem 2014 yılında İtalya'da Roma'da hem de 2016 yılında Amerika'da New Orleans'ta dünyanın en önemli VARİS kongrelerinde sunduk. Hem çok ilgi gördü hem de İtalya'dan iş teklifleri aldık.

30 bin üzerinde varis hastası tecrübesi, kendi ismimde varis ameliyatı (AKGUL tekniği), dünyanın en iyi varis doktorlarının kabul edildiği kongrelere konuşmacı olarak davet edilmem ve varis ve iç varis konusunda onlarca makale ve kitap yazan biri olarak söyleyebilirim ki:

Tedavi sonrası tekrar varis oluşmasını istemiyorsak:

-       Doppler yapılmadan Skleroterapi yani İğne Köpük tedavisi yapılmamalı

-       Doppler yatarak değil, ayakta yapılmalı

-       Doppler yapılırken Kapakçıklar belirtilmeli, kaçakların miktarı yazılmalı

-       Doppler yapılırken İç Varis, Dış Varis, Bağlantı Damarlar Haritalanmalı

-       Hastada İç Varis varken yalnızca Dış Varis Tedavisi/Ameliyatı YAPILMAMALI

-       Hastada İç Varis var ise Kapak Onarımı veya Akgül Ameliyatı yapılmalı

-       İç damarlar düzeltilmeden ciltteki KILCAL Damarlara müdahale yapılmamalı

-       Skleroterapi Lazer ve radyofrekans yöntemleri İç Varis varsa kullanılmamalı

-       Ciltteki Kılcal Damar ve Varislerin estetik tedavileri için Mikro Avulsiyon yöntemi kullanılmalı

VARİS TEDAVİSİ SONRASI TEKRAR VARİS OLUŞMAMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Aşağıdaki gazete haberinin tamamı için okumaya devam ediniz veya TIKLAYINIZ.


Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ahmet Akgül, varis tedavisi olan birçok hastanın tedavi sonrası tekrar varis çıkması korkusu yaşadığını söyledi.
Prof. Dr. Ahmet Akgül; lazer, ameliyat, radyofrekans, köpük, ilaç, varis çorabı, skleroterapi gibi işlemlerle varis tedavisi olan birçok hastanın tedavi sonrası tekrar varislerin çıkmasının korkulu rüyası olduğunu anlatarak, tedavi sonrası tekrar varis oluşması için önerilerde bulundu.

varis_olmamas.jpg

 




Varis tedavisi ile ilgili ameliyat tekniği olan, 30 bin üzerinde varis hastası tedavi eden, dünyanın en ünlü varis kongrelerinde konuşmacı olarak davet edilen, İstanbul Üniversitesi Sağlık Yönetimi ve Gerontoloji Bölümleri Başkanı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ünlü Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ahmet Akgül konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“İnsan vücudunun bir özelliği var: Eğer vücudun herhangi bir yerinde bir işlem yapılırsa, vücudun dikkati hemen orada toplanır” diyen Prof. Dr. Ahmet Akgül, “Bu bilinçli yapılan bir şey değildir, refleks ve otomatik olarak yapılır ve vücudun savunma mekanizması çalışır. Nasıl elimiz kesilince, iyileşse bile orada renk değişikliği, sertlik ve kaşınma gibi reaksiyonlar oluyorsa işte bu, vücudun istemsiz yaptığı yani düşünmeden yaptığı otomatik savunma sistemidir. Bu gerçeklik ışığında eğer siz vücudumuzdan bir doku- hele de bu doku vücudun işine yarıyorsa -yok ederseniz, yani ameliyatla alır ve/veya lazerle yakar ve/veya yapıştırıcılarla o dokunun işlevini yok ederseniz, ve bu yok edilen doku vücudun işine yarıyorsa, vücut bunu tekrar yapmak için harekete geçer. Örneğin derinizin bir kısmı bir kazada veya ameliyatta veya yanıkta veya bir yarada yok olursa, organizmamız o deriyi tekrar oluşturmak için harekete geçer ve bu harekete geçiş için sizden izin almaz. Aslında bu zaten istenen bir şeydir, bu cevap olmasa açılan yaralar hiç kapanmaz. Fakat bilinmelidir ki tekrar oluşan doku ilk dokunun yerini tutmaz, daha biçimsiz, daha işlevsiz, daha estetikten yoksun ve daha istenmeyendir” diye konuştu.

Varisin tekrarlamaması için yeni yöntem

Tekrar varis olmaması için yeni bir yöntem geliştirdiklerini anlatan Prof. Dr. Ahmet Akgül, “Mikro Avulsiyon yöntemi; Her zaman belirttiğim gibi önce hastanın bacağındaki damar sistemi incelenmeli, iç damarlar dış damarlar, kasların içindeki toplardamarlar, cildin altındaki toplardamarlar incelenmeli. Yani yalnızca görünen kılcal damarlara göre karar verilmemeli. Bu kılcal damarlar niye ortaya çıkmış, iç taraflarda bir sorun mu var, bakılmalı. Yani altyapısı bozuk olan bir caddeye, asfaltta çatlaklar var diye ne kadar asfalt döküp düzenleme yaparsanız yapın, tekrar oluşur o çatlaklar çünkü altyapı bozuk. Kanalizasyon yani drenaj sistemi bozuk, su sızıyor ve asfaltı bozup çatlaklar oluşturuyor. İşte bacaktaki toplardamar yani varis sistemi de böyle. Kaçak var ise bacakta kan birikiyor, ve ciltte kılcal damarlar oluşuyor. işte önce ehil ellerde ayakta dopler ile bacakta damar haritalaması yapılmalı. kaçak ve bozuk bir nokta varsa kapak onarımı (Akgül yöntemi) ile ameliyat edilmeli, eğer kaçak yok, iç damarlar temiz ama kılcal damarlar var ise hemen, içvaris kapak ameliyatından sonra ise 10. günde hastanın artık ciltteki kılcal damarları tedavi edilmeli. Önce bu damarların vücut tarafından kullanıp kullanılmadığına bakılmalı ve sonra yalnızca kullanılmayan kılcal damar özel bir kesici cihaz ile cilt üzerinden iz yapmadan içine kan veren yerden ayrılıyor böylece içine gereksiz kan gidip o damarı ciltten görünür hale getiremiyor ve cilt kılcal damarı kayboluyor. Bu şekilde yalnızca vücudun işine yaramayan damarlar yok edildiği için vücut yeni damar oluşturmak için sinyal göndermiyor ve varis tekrarlamıyor” diye konuştu.

Varis oluşmaması için öneriler

Prof. Dr. Ahmet Akgül, 30 bin üzerinde varis hastası tecrübesi, kendi isminde varis ameliyatı, dünyanın en iyi varis doktorlarının kabul edildiği kongrelere konuşmacı olarak davet edilmesi ve varis ve iç varis konusunda onlarca makale ve kitap yazan biri olarak tedavi sonrası tekrar varis oluşmaması için şu önerilerde bulundu:
“Doppler yapılmadan Skleroterapi yani İğne Köpük tedavisi yapılmamalı; Doppler yatarak değil, ayakta yapılmalı; Doppler yapılırken Kapakçıklar belirtilmeli, kaçakların miktarı yazılmalı; Doppler yapılırken İç Varis, Dış Varis, Bağlantı Damarlar Haritalanmalı; Hastada İç Varis varken yalnızca Dış Varis Tedavisi/Ameliyatı yapılmamalı; hastada İç Varis var ise Kapak Onarımı veya Akgül Ameliyatı yapılmalı; İç damarlar düzeltilmeden ciltteki kılcal damarlara müdahale yapılmamalı; Skleroterapi Lazer ve radyofrekans yöntemleri İç Varis varsa kullanılmamalı; Ciltteki Kılcal Damar ve Varislerin estetik tedavileri için Mikro Avulsiyon yöntemi kullanılmalı.”

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.