TOPUK DİKENİ NEDİR?

Topuğun ayak tabanı kısmında görülen ağrı, yetişkinlerde en sık karşılaşılan ayak problemlerinden birisidir. Topuk ağrısı, ayak ve ayak bileği çevresinde görülen stres kırıkları, genellikle erkek çocuklarında görülen topuk kemiğinde meydana gelen zorlanma, kemik iltihabı ve eklem iltihaplarında görülebileceği gibi ayak tabanı hastalığı ya da topuk yağ dokusunun incelmesi veya ayak tabanı ezilmesi ve sinir sıkışma hastalıklarında görülebilir. Topuk ağrısının birçok nedeni vardır fakat topuk dikeni en sık görülenler arasındadır.

Hastaların çoğunda her iki topukta da benzer sivri çıkıntı olduğu halde yakınmalar sadece ayaklardan birinde olabilmektedir.

TOPUK DİKENİ NASIL OLUŞUR?

Tekrarlayan incinmeler ve küçük travmalara bağlı olarak ayak tabanı yassı kiriş kapısı eklentisinde hasar oluşur. Bu hasar uzun sürerse eklenti kıkırdağın esnekliği azalır. Kıkırdakta oluşan küçük yırtıkları, yara izi dokusundaki erişkin kök hücreler doldurmaya başlar. Zamanla burada gelişen yara izi dokusu sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanır ve kemiksi dikeni oluşturur. Ayak kemiğinde oluşan bu yapılar 2 mm’yi aştıktan sonra topuk dikeni olarak adlandırılır. Zamanla daha da büyüyerek 4-6 mm’e kadar uzayabildikleri fakat boyutu ile belirtilerin şiddeti arasında bir bağlantı yoktur. Zamanla daha da büyüyerek kırık oluşumu bile gözlenebilir.

topuk.jpg


Toplumda ayak rahatsızlıkları, özellikle kadınlarda uygun olmayan ayakkabı giyilmesine bağlı olarak sıktır. Aşırı kullanım, tekrarlayan, küçük travmalar kronik ayak ve ayak bileği ağrısına neden olabilir. Ayak problemleri ile ilgili faktörler ileri yaşkadın cinsiyetobesite  ve osteoartritdiyabet  gibi kronik hastalıklardır.

TOPUK DİKENİNDE ŞİKAYETLER NEDİR, NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Ağrı tipik olarak sabahları ve/veya uzun süreli oturma sonrası ilk adımlarda ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak günlük aktivitelerde zorlanmaya neden olur.

TOPUK DİKENİ TANISI NASIL KONUR?

Tanı genellikle klinik değerlendirme ve bölgesel hassasiyet belirtisine dayanmaktadır. Ağrılı nokta genellikle topuk kemiğinin orta çıkıntısının yanındadır. Hastaya direk film çekilmesi veya ultrason ile tanı konulur.

TOPUK DİKENİ TEDAVİSİ

Öncelikle bu duruma sebep olabilecek kilo, yanlış ayakkabı seçimi, yanlış ve aşırı yüklenme gibi durumlar gözden geçirilerek gerekli olan düzenlemeler yapılmalıdır. Bu küçük düzenlemeler, tedavinin seyrinde önemli rol oynamaktadır. Tedaviyle ağrıyı hafifletmek, iltihap ve doku gerginliğini azaltmak, kas kuvvetini artırmak ve doku esnekliğini sağlamak amaçlanır.
Topuk dikenli hastada tedavi planlanırken ilk yapılması gereken, ayakta bu problemlere sebep olan durumların düzenlenmesidir. Yük taşıma ağırlığının artması, yoğun aktiviteler, zorlu yüzeylerdeki çalışmalar, yanlış ayakkabı kullanımları, uzun süre ayakta kalmayı gerektiren aktiviteler gibi topuğun dibindeki ayağın tabanındaki lifli dokuyu zorlayıcı durumlar hakkında hasta bilgilendirilmeli ve bunlardan mümkün olduğunca kaçınması sağlanmalıdır. İstirahatin daha fazla yumuşak doku yaralanmasını önleyerek, iltihaplanmayı ve ağrıyı azaltıp daha fazla iyileşme sağlar.
Mesleği gereği ayakta çok fazla vakit geçiren veya çok aktif kişiler için tedaviyi etkileyen şikayetleri artıran aktiviteleri azaltıp yerine alternatif egzersizlerin seçilmesi esasına dayanan ‘göreceli dinlenme’ tavsiye edilir.
Ayrıca topuk dikeni gelişiminde risk faktörleri arasında sayılan obezitenin topuk dikeninin olduğu alanda ve yağ yastığında baskıyı artırması sebebiyle tedaviyi olumsuz yönde etkiler.

GERME EĞZERSİZLERİ

Germe egzersizi topuk dikeni tedavisi içerisinde yer alan ve oldukça sık kullanılan tedavi yöntemlerindendir.
Germe egzersizi kolay uygulanabilir bir tedavi seçeneği olduğu için topuğun dibindeki ve ayağın altındaki lifli dokunun iltihaplanmasında tedavisinin temel taşıdır.
Germe işleminin amacı, uzun süreli hareketsizlik sonrası veya sabah ilk adım öncesi egzersizleri yaparak tekrarlayan küçük travmaları ve bu nedenle oluşan uzun süren iltihaplanmayı sınırlamaktır.

GERME EGZERSİZLERİ NASIL YAPILIR?

Ayak başparmağındaki eklemlerin pasif germe hareketi ile yapılır. Germe egzersizleri topuğun dibindeki ayağın tabanındaki lifli dokunun gerginliğini önlemek için başvurulan bir tekniktir. Bacak kasının gerilmesi için hasta, duvarda öne eğilme, merdiven veya basmakta ayak ucunda durma, eğik pano üzerinde durme veya bir havlu yardımı ile sağlanabilir.
Germe egzersizleri ile topuk ağrısı azalır, hareket kolaylığı artar.

Germe egzersizinin süresi için, on saniye ile üç dakika arasında değişen uygulamalar mevcuttur.
Yapılacak germe egzersizlerin sayısı, şekli ve sıklığı doktorunuz tarafından size özel hazırlanmalıdır.

GECE ATELİ KULLANIMI

Gece ateli kullanımı topuk dikeni tedavisine yardımcı diğer bir başarılı tedavi yöntemidir. Gece atelleri ayak tabanındaki bağ dokusunun sertlik ve esneklik kaybını, gece uyku saati boyunca ayak bileğini arkaya bükme, ayak ve ayak bileğine 90 derece başlangıç pozisyonda veya hafifçe geriye bükme de tutarak engeller. Bu sayede gece boyunca ayak tabanı dokusunun fonksiyonel uzunlukta tutulması sağlanarak sabahki belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olur ve rahatlama sağlanır. Gece atelinin 1-3 ay süreyle kullanılması tavsiye edilir.

DOĞRU AYAKKABI SEÇİMİ

Uygun olmayan topuk pedleri, tabanlık ve ayakkabılar genellikle dikkate alınmaz, oysa ki tedavinin başarılı olması için her ayrıntı önemlidir.
Topuk dikeni olan hastalar için en ideal ayakkabılar, düz kalıplı, en az 3 cm yüksekliğinde ve şokları emecek yumuşak topuğa sahip, orta uzantı ayak kavsini destekleyen türde yapılmış olanlardır. Dışarda hastaya uygun ayakkabı bulmak zor olabilir, bu nedenle hastalara yürüyüş ve duruş analizi yapılarak, bilgisayarlı ortamda ayak tabanı durumu ortaya çıkarılır ve o kişiye ait özel ayakkabı yapılır.
Hastalar sert zeminlerde çıplak ayakla yürümemelidirler.

AYAK KAVSİ DESTEĞİ VE ORTEZLER

Ayak kavsi destekleri uygun ayakkabı kullanımına benzer şekilde ayak kavislerini ve ayak taban dokusunu destekleyerek ve yerden gelen şokun bir kısmının emilimini sağlamaktadır.
Hastalara ayakta durma ve yürüme sırasında yeterli konforu sağlayacak kadar yumuşak ve yoğun materyaller tercih edilmelidir. Sert malzemelerden yapılan tabanlıklar ağrının artmasına sebep olurken yumuşak tabanlıklar ise şok emilimi yaparak yüzde 42’ye varan ağrı azalması sağlarlar.
Topuk dikeni ortez tedavisi ayakta durma ve yürüme sırasında doku stresini azaltma prensibine dayanmaktadır. Ortez kullanımının amacı ayaktaki taban kemerine destek vererek ayak taban dokusu üzerinde ki gerginliği azaltmak, ayağın aşırı içe dönmesini önlemek ve ayaktaki anatomik yapıların normal dizilimini korumaktır.
Ortez kullanımı ile ayak tabanındaki ağrı, özellikle ayak taban dokusunun topuk bağlantısındaki ağrı hafifletilir ve ayak fonksiyonlarının iyileşmesi sağlanır.
Topuk dikeni için kullanılan ayak ortezleri sert, yarı sert ve yumuşak olmak üzere üç çeşittir. Sert ortezlerin amacı, ayağın biyomekanik yapısını korumak ve ayak eklemlerinin hareketini kontrol etmektir. Yumuşak ortezlerin fonksiyonu ise şoku emerek ağrının azaltılmasına katkı sağlayarak ayağı korumaktır. Yarı sert tipleri ise hem dinamik kontrol hem de koruma sağlar.

YANGI (İNFLAMASYON, MİKROPSUZ İLTİHAP) ÖNLEYİCİ İLAÇLAR

Ağızdan alınan iltihap önleyici ilaçlar kısa süreli durumlarda ağrı kesme ve iltihap azaltmada yararlıdır. Kısa süreli durumlarda kullanılmalı, ağrılar azaldığında kesilmelidir. İltihaplanmayı engellemek için başvurulan yollardan biri de buz kullanımıdır.

BUZ KULLANIMI

Uygulama buz paketleri, buz masajı veya buz banyosu şeklinde yapılabilir. Buz masajında ağrılı yere 10 dakika boyunca hafif bastırılarak daireler çizdirilir. Buz banyosunda ise buz ve su dolu bir kaba topuk batırılarak 10-15 dakika beklenir.

AKAPUNKTUR ve KURU İĞNELEME

Akapunktur vücudun belirli noktalarının iğneleme ile uyarılması olarak tanımlanmaktadır. Akapunkturun vücuttaki enerji akımını düzenlediği ve ağrının azaltılmasında rol oynadığı belirtilmektedir ancak topuk dikeni tedavisinde yaygınlaşmasına rağmen bu tedavi yönteminin etkinliği ve güvenliğine yönelik bir fikir birliği mevcut değildir.

ULTRASON

Ultrason kasları kemiklere bağlayan bağlar ve kemikleri diğer kemiklere bağlayan dokular için yüksek frekanslı bir ses dalgasıdır, bu dokuları ısıtır, dokular enerjiyi emer ve bu durum doku sıcaklığında, metabolizmasında ve dolaşımında artışla sonuçlanır.

BANTLAMA

Ayakta artmış dönme hareketi geliştiğinde yürümenin destek veya temas fazında ayak bileği ekleminin dönme hareketi yumuşak dokularda gerilmeye ve bacaklarda uyum bozukluğuna sebep olarak yaralanmalara zemin hazırlar. Ayak dönme hareketinde artış, ayak kavsinin yüksekliğinin azalmasına, böylelikle de ayak taban dokusunun daha fazla gerilmesine sebep olur. Topuk dikeni ile ilgili şikayetleri bulunan kişilerin yüzde 81-86’sında ayak dönme hareketinde artış görülür.
Topuk dikeni olan hastalarda bantlama teknikleri kısa süreli tedavide ve ağrıyı hızlı bir şekilde azaltmayı hedefleyen durumlarda kullanılması tavsiye edilen diğer bir koruyucu ve önleyici tedavi yöntemidir.
Araştırmalarda çeşitli teknikler mevcuttur ancak en fazla kullanılan ve daha fazla etkili sonuçlar elde edilen yöntemler topuk low-dye bantlama teknikleridir.

LAZER

Doğada kendiliğinden var olmayan lazer ışını yapay bir ışıktır ve farklı özelliklere sahiptir. Fizik tedavi alanında kullanılan düşük güçteki lazerin dalga boyu elektromanyetik spektrumda görünen ışık ve kızıl ötesi bölümüne uyan bir elektromanyetik enerji formudur.
Biyofiziksel olarak ağrı giderici, tedavi edici lazer ve yara iyileştirici etkileri mevcuttur. Düşük güçteki lazer ağrı ve yara iyileşmesinde 30 yıldır kullanılmaktadır. Orta güçte lazerler aktif madde olarak galyum –alüminyum arsenid (Ga-Al-As) maddesini kullanır. Diyod lazer olarak tanımlanır. Kesikli ışın yayarlar. İndirekt penetrasyon 5 cm’ye çıkabilir. Günümüzde en çok kullanılanlar ;kırmızı ışık Helyum –Neon(He-Ne)gaz lazeri,kırmızı ötesi Ga-Al-As lazeri ve kırmızı ötesi Ga-As lazeridir.Son iki tip sırasıyla 830 ve 904 nm boylarında kesikli ışın yayar.
Düşük enerjili lazerlerde doz ayarlanmasında santimetre kareye verilen ortalama güç yoğunluğu 50Mw/santimetre kare veya daha azdır, santimetre yoğunluğu 0,1-4J/santimetre kare arasındadır. Ağrı kontrolünde lazer aletinin probu deriye direkt temas ettirilerek, Ga-As lazer kullanılıyorsa 15-30 sn’lik uygulama yapılabilir. Kronik ağrıda 10 kez uygulama önerilmektedir. Popülaritesine rağmen lazerin kullanılacak dozu, tipi uygulama yeri ve süresi hakkında standart bir tedavi programı hala bulunamamıştır ve mevcut yayınlarda farklı sonuçlarla karşılaşılmaktadır.

EKSTRAKORPORAL ŞOK DALGA TEDAVİSİ (ESWT)

Ekstrakorporal şok dalga tedavisi çeşitli kas –iskelet sistemi problemlerini tedavi etmek amacıyla yüksek şiddetli ses dalgalarını kullanan bir tedavi yöntemidir. Şok dalgaları basınçtaki ani değişimlerle ortaya çıkar. Bu değişimler boyuna ve gerilime yol açan kuvvetli dalgalar oluşturur. Oluşan bu dalgalar yumuşak dokudan kemiğe geçiş noktaları gibi iki farklı direnç olan doku aralığında enerjilerini dağıtırlar. Şok dalgaları su gibi sıvı bir ortam içinde oluşturulur ve biyolojik dokulara geçişini kolaylaştırmak için jel kullanılır.

Aşağıda, kullandığımız TOPUK  DİKENİ KIRMA CİHAZI nın deneyi görülmektedir. Yumurta kabuğu ile topuk dikeni aynı kireçlenme özelliğine sahip yapılardır. Bu cihazla yumurta kabuğuna hiç dokunulmadan kabuğun parçalanması görülüyor. Aynı mantıkla yopuk dikeni de kaybolmaktadır.

Ayaktaki topuk ağrısının en sık nedeni ayak tabanına bağlı fasia yani zar iltihabıdır; bacaktaki sinir ve dallarının ayak bileğindeki tünelde basıya uğraması da topuk ağrısına neden olur. Ayaktaki kemiklerin ağrısının en sık yol açan hastalık parmaklara giden yolda oluşan sinir tümörleridir ve o bölgedeki parmak eklemi iltihaplarıdır.  
Ayak ağrısının kontrolu için en sık kullanılan yaklaşımlar ayakkabı modifikasyonları ve destekler, egzersizler, lokal steroid enjeksiyonları ve ortezlerdir. Konservatif yöntemlerin yetersiz olduğu olgularda cerrahi uygulamalar yararlı olabilir. 

 

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.