VARİS YARASI NEDİR?

varisyaras.jpg

Yara Yara


Varis yarası, varis hastalığının en ileri boyutlarından biridir. Varis ülseri, staz ülseri de denir. Genellikle bacağın alt kısımlarında olan, diz ile topuk arasında ortaya çıkan, sakatlayıcı, ağrılı, değişik büyüklükte deri kaybıdır. Bacakta yerleşen yaraların en sık nedenidir (%80-90). Yaranın etrafındaki deri kırmızı, kahverengi tonlardadır. Yaranın etrafında ve özellikle ayaküstü iç topuk etrafında kırmızı, mavi damarlar örümcek ağı gibi deriyi sarar. Uzun süren yaralarda siyaha yakın ciltte renk değişikliği olur.

Varis yarası yani venöz ülser veya varis yarası, toplumun erişkin kişilerinde görülür ve sıklığı   %1-2'dir. Venöz bacak ülseri,  bacağın yani baldırın alt bölgesinde, iç topukun etrafında yerleşen ve değişik büyüklük ve derinliklerdeki doku kaybıdır ve tüm bacak yaraları içinde en sık yaradır (%80-90). Venöz ülser terimi alt bacaklara ait kronik iyileşmeyen yaraları tarif eder. Bu yaralar kapak yetmezliğine bağlı  reflü ve toplardamardaki kanın basıncının artışı  sebebiyle ortaya çıkar.

Yaşlılarda daha sık görünmesine rağmen her yaşta görülebilir. Hastaların yaradan önce genellikle varise ait şikayet ve bulguları vardır. Yaralar yavaş iyileşme, sık tekrarlama özelliğindedir.


VARİS YARASININ SIKLIĞI NEDİR?

Dünya nüfusunun yaklaşık %5-8'i varis ten etkilenir ve nüfusun yaklaşık %1'inde varis yarası gelişir. Toplumda yeni varis yarası ‘nın yıllık görünme oranı her 1000 kişide 3.5'dir. Yani kısaca Amerika'da 5 milyon bireyde varis varken, 500 bin erkek ve kadının varis ülseri vardır.

VARİS YARASI NASIL OLUŞUR?

Varis yarası tüm dünyada rastlanır ve oluşumu çevresel faktörlere bağlı gelişir. Avrupa ve Amerika'da varis yarası'nın nedeni varisin içindeki artan basınçtır ve sıklıkla kadınlarda görülür. Afrika ve Güney Amerika'da ise sıklıkla enfeksiyon nedenlidir ve erkeklerde daha sık görülür.

Varis yarası'nın oluşum nedenine geçmeden önce bacaklardaki toplardamarlar (varisin oluştuğu damar) hakkında kısa bir bilgi edinelim:  Bacakta 3 çeşit toplardamar ağı vardır; yüzeyel, derin ve bağlantı damarları. İşte bu damarların yetmezliğinde varis ve varisin ilerleyen halinde de varis yarası oluşur. Varisin ilerlemesi, varisli damar içinde toplanan kanın basıncının çok artması ile ilgilidir.

 

yara2.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

Venöz bacak ülseri ağrılı ve kötü kokulu yaradır. Yaşam kalitesini azaltabilir ve tedavisi de zordur. Kronik venöz hastalığın geç ve ciddi bir klinik formudur. Nüfusun yaklaşık %5-8'inin varis hastalığı vardır ve bunların %1'i yaşamlarının belli bir döneminde ülsere dönüşmüştür. Bacaktaki kronik ülserlerinin yaklaşık %70'inden kronik venöz hastalık sorumludur. Venöz ülserlerin klinik takip ve tedavisi için nedenlerini iyi bilmek gerekir.  Venöz ülserler iç topuk  bölgesinde oluşma eğilimindedir. Tek veya birden çok olabilir ve tipik olarak yüzeyel, hassas, düzensiz sınırları olan kırmızı tabanı vardır. Venöz ülserlerin uygun maliyetli değerlendirilme ve takibi için uzmanlardan oluşmuş multidisipliner bir ekibe ihtiyaç vardır.

  
 
 
 
 
 
 
  
Bacak ülseri tek başına bir hastalık olmayıp, altta yatan başka bir kronik hastalığın bulgusudur. Bacak ülserlerinin en sık rastlanan sebebi venöz yetmezlik olsa da, pek çok hastalık kaynaklı olabilmektedir. Venöz ülserin tanısında ve diğer bacak ülseri nedenlerinden ayırt edilmesinde detaylı bir öykü ve fizik muayene çoğu zaman yeterlidir. Venöz ülserlerin klinik özelliklerinin ve ayırıcı tanısının iyi bilinmesi, pahalı tanısal laboratuvar incelemelerinin yapılmasını önleyeceği gibi, hastalığa özgü tedavinin erken dönemde başlanmasını sağlayacaktır. 
 
Kronik venöz yetmezlik sonucu oluşan venöz ülser tedavisinde, kompresyon yani bası uygulanması temel tedavilerden biridir.  Birçok kompresyon yöntemi olmasına rağmen, hangi yöntemin daha iyi olduğu konusunda tartışmalar mevcuttur. Son dönemlerde ülser iyileşme ve tekrar oluşmasını önleme yanında uygulama kolaylığı ve hasta tercihi, 2 katlı bandaj sisteminin, diğer kompresyon yöntemlerine göre daha iyi olduğunu yönündedir. Kompresyon uygulanmadan önce tedavinin başarısı açısından, hastanın psikolojik olarak buna hazırlanması yanında, kompresyon için hastanın uygun olup olmadığı da oldukça önemlidir.
 
Günümüzde endovenöz yani kateter teknolojileri hızla ilerlemektedir. Genişlemiş ve bozulan safen ven lümenini  kapatmak için kimyasal veya fizyolojik metodlar kullanılmaktadır. En sık uygulanan endovenöz radyofrekans, lazer veya yapıştırıcılardır. Bu yöntemler ameliyatlarla  ile birlikte yapılabilir. Bunun yanı sıra köpük skleroterapisi de minimal invaziv bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Bu yöntemler sayesinde staz ülserine neden olan venöz hipertansiyonun önlenmesi minimal invaziv bir yöntem içinde hastaya  daha az travma yaşatılmış olur. 
 
Bacak yaraları sık karşılaşılan, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve tedavisi güç sorunlardır. Otolog trombosit jel (OTJ) uygulamaları son dönemde yeni teknoloji yara bakım ürünleri arasında yerini alan ve gelecek vaat eden yöntemlerden biri olarak görülmektedir. OTJ santrifüj yoluyla trombosit sayısının ve içinde yer alan büyüme faktör miktarının küçük bir volümde yaklaşık 8 katına yoğunlaştırılmasıyla etki gösterir. Lökositlerdeki fagositik kapasiteyi de üç katına kadar artırarak enfeksiyonlara direnci sağladığı düşünülmektedir. En yaygın kullanımı kronik ülser ve iyileşmeyen açık yara tedavisidir.  

VARİS YARASI MI, BAŞKA BİR YARA MI?

Bacakta görülen her yara varis yarası değildir. Bacakta yara yapan birçok hastalık vardır ama en sık nedeni varis yarasıdır. Şimdi bacakta yara oluşunca hangi hastalıklar akla gelmeli, ona bakalım:

1)     Toplardamara bağlı nedenler:

a.     Varis kapak yetmezliği

                   Geçirilmiş varis damar tıkanıklığı

                   İç ve dış varis arasındaki bağlantı damar yetmezliği

                   Doğuştan varis kapak yokluğu

                   Toplardamarı tıkayan hastalıklar

                                     Tümör

                                     Büyümüş lenf bezi

                                     Kalçadaki toplardamar tıkanıklığı

                                     Toplardamar iltihabı

                                     Hareketsizlik

                                     Ortopedik bozukluklar

2)     Atardamara bağlı nedenler:

a.     Damar sertliği

b.     Damar tıkanıklığı

c.     Yağ embolisi

d.     Buerger hastalığı

e.     Atardamar ve toplardamar arası fistül

f.      Travma

g.     Enfeksiyonlar

h.     Atardamara uygulanan cerrahiler

3)     Sinir hasarıyla seyreden hastalıklar:

a.     Diyabet (Şeker Hastalığı)

b.     Lepra (Cüzzam)

c.     Alkol

d.     Tabes Dorsalis

e.     Syringomyeli

f.      Spina bifida

g.     Multipl skleroz

h.     Polimyelit

4)     Fiziksel/kimyasal travma

a.     Bası (dekübit)

b.     Travma

c.     Yanık

d.     Yakıcı ajanlar

e.     Radyasyon

5)     Yara oluşturabilen deri hastalığı

a.     Piyoderma gangrenozum

b.     Nekrobiyozis lipoidika

c.     Otoimmün büllöz hastalıklar

d.     Büllöz liken planus

e.     Sarkoidoz

f.      Behçet Hastalığı

g.     Skleroderma

h.     Kontakt dermatit

i.      Yağ nekrozu

j.      Böcek ısırığı

k.     Lenfödem

l.      Lipoödem

m.   Miksödem

6)     Damar iltihapları

a.     Küçük çaplı damar iltihapları

                                 i.     Wegener

                                 ii.    Churg-Strauss

                                 iii.    Henoch-schönlein

b.     Orta çaplı damar iltihapları

                                  i.     Poliarteritis nodoza

                                  ii.    Kawasaki

c.     Büyük çaplı damar iltihapları

                                  i.     Dev hücreli arterit

                                  ii.     Takayasu arteriti

7)     Metabolik hastalar

a.     Kalsiflaksi

b.     Kalsinozis kutis

c.     Gut

d.     Amiloidoz

e.     Homosistinemi

f.      Prolidaz eksikliği

g.     Hiperokzalüri

8)     Kan hastalıkları

a.     Orak hücreli anemi

b.     Talasemi

c.     Herediter sferositoz

d.     Esansiyel trombositoz

e.     Trombotik trombositopenik purpura

f.      Polistemi

g.     Lösemi

h.     Myeloma

i.      Pıhtılaşma bozuklukları

                                   i.     Faktör 5 Leiden mutasyonu

                                   ii.     Antifosfolipid sendromu

                                   iii.     Faktör 8 eksikliği

                                   iv.     Antitrombin 3 eksikliği

                                   v.     Protein C veya S eksikliği

9)     Kanserler

a.     Bazal hücreli karsinom

b.     Squamöz hücreli karsinom

c.     Malign melanom

d.     Kaposi sarkomu

e.     Metaztaz

f.      Lenfoma

g.     Lösemi

10)  İlaçlar

a.     Steroid

b.     Halojenler

c.     Metotreksat

d.     Hidroksiüre

e.     Sitotoksik ilaçlar

f.      Antikoagulanlar

Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.