DERİN VENÖZ YETMEZLİĞE BAĞLI GELİŞEN VARİS VEYA STAZ DERMATİTİ

 

staz_lseri.jpgvenoz_yetmezlige_bagl_tekrar_eden_varis_yaralar.png

 
 

Varis dermatiti, varise bağlı bacak yarasından önce ortaya çıkan deri bulgularıdır. Bu nedenle öncelikle bu yazıyı okuduktan sonra VARİS YARASIyazısını da okuyunuz.
 
Bacaktaki toplardamar sistemin uzun süreli yetmezliği sonucu gelişen yaradır. Toplardamarlardaki  kapakların ya doğuştan yokluğu yada sonradan bozulması sonucu kan bacaklarda birikir. Yukarıya kalbe doğru gitmesi gereken kan bozulmuş kapaklarda oluşan REFLÜ sonucu bacaklarda birikmeye (venöz yetmezlik)  ve aşırı basınç oluşumuna yol açar. Oluşan bu yüksek basınç özellikle ayak bileğindeki iç topukların hemen çevresinde ödem, şişlik ve kılcal varisleri oluşturur. Ayakta uzun süre kalma veya sıcak ortamlarda bacakta ağırlık hissi artar, ağrılar ve hareket kısıtlılığı oluşur. Artmış basınç etkisiyle kan, damarlardan dokuya doğru çıkmaya başlar. Kan hücreleri damar dışında yaşayamaz ve parçalanır. Böylece dışarıya demir ve hemosiderin pigmenti çıkar. Bu renk deride kahve-kırmızımsı renk değişikliğine neden olur. Deride küçük kırmızı renkte noktasal kanama odakları da oluşur. Bu dönemde aynı bölgede kaşıntılı egzema bulguları yani kızarıklık, sulanma ve kabuklanma da görülebilirki buna STAZ DERMATİT (VARİS DERMATİT) denir. Eğer varis devam ederse sıklıkla iç topuğun etrafında bazen kendiliğinden bazen ise kaşıma ile varis yarası  oluşur. Yani önce varis dermatititi (dermatit, damar iltihabı demektir) sonra varis yarası oluşur.

STAZ DERMATİTİ NE DEMEKTİR?

Staz, birikim veya ödem demektir. Yani sıvının bir dokuda birikmesi anlamındadır. Dermatit ise deri iltihabı demektir. Bu iltihap kelimesi aklınıza mikrop kapmayı getirmesin, mikropsuz bir iltihaptır. İltihap demek, dokuya zarar veren herhangi bir uygunsuz durumda vücut dokusunun verdiği aşırı cevap anlamındadır. Yani iltihap "istenmeyen" bir durumdur. Hastalıktır veya hastalığın öncesi olan durumdur. İltihap iyileştirilmez ise hastalık geliyordur. Sonuçta staz dermatiti, deride sıvı birikimine bağlı gelişen deri ilrtihabı anlamındadır. 

Peki, bu sıvı neden birikir?

Deri ve deri altında normalde bulunan hücreler zaten devamlı sıvı üretir ama bu sıvıyı ortamdan uzaklaştıran 2 damar sistemi vardır:
1- toplar damarlar (ven)
2- lenf damarları
 
İşte bu damarların çalışmaması vey içinde bulundurdukları kapakçıkların geri kaçırması sonucu o bölgede sıvı birikir yani ödem oluşur.
 
Bu damarcıkların deri ile olan ilişkisi için önce deriyi birazcık anlatalım:

DERİ ve CİLT ALTI BÖLGE

Deri, insan vücuduna şekil veren, estetik ve diğer hemcinslerinden farklı görünmesini sağlayan, dış ortam ile vücut arasında sınır oluşturup vücut iç dengesini devam ettiren, D vitamini sentezinde rol oynayan ve dış ortamdan duyuları alan deri, vücut ağırlığının yaklaşık %15-20’sini oluşturan en büyük organdır. Aslında derinin görevleri bu kadar basit olmayıp, başka karmaşık görevleri de vardır. Örneğin; deri vücudun birçok özelliğini yansıtan bir ayna gibi olup, görsel değerlendirme açısından bayanlar ve erkekler arasındaki farklılıklar deriye de yansır. Yine duygularımız ve ifadelerimiz derimiz sayesinde dışarıya yansıtılır.

Deri üç tabakadan oluşur. Bu tabakalar dıştan içe doğru şu şekilde sıralanır:

1- Epidermis: Dış çevre ile temas eden ve koruma görevi olan dış tabakadır.
2- Dermis (kutis, korium): Bağ dokudan zengin orta tabaka olup, deriye elastikiyet ve direnç sağlar.
3- Subdermis (subkutis, panniculus adiposus): Deriyi altındaki dokulara bağlayan alt tabakadır.

DERİNİN VENÖZ (TOPLAR DAMAR) SİSTEMİ

Derinin kan damarları dokuların beslenmesini sağlar, sıcaklık ve kan basıncının düzenlenmesi, yara tamiri gibi görevleri vardır. Derinin ısısının düzenlenmesini sağlar.
Ortam sıcaklığının fazla olmadığı durumlarda sağlıklı yetişkin bir kişide deri dolaşımındaki kan akımı yaklaşık 400 ml/dk’dır. Vücudun ısısının düzenini sağlamak için bu hız, vücut veya ortam sıcaklığına bağlı olarak 50-2000 ml/dk arasında değişebilir. Deri ve deri altında bulunan kan akımındaki bu değişiklikler deri damarlarındaki yoğun kılcal damarlar (atar damar ve toplar damarlar) tarafından gerçekleşir. Beyinde (hipotalamus) bulunan vücut ısısı düzenleme merkezi, sinir sistemi yolu ile cilt ve deri altı damarlarda kasılma ve gevşeme durumunu kontrol eder.
Diğer organların damarları ile karşılaştırıldığında, deri damarlarının duvarları daha kalın olup ayrıca damar çevresi bağ dokusu ve düz kaslar ile çevrelenmiştir. Bu nedenle cilt damarları gerici ve kesici kuvvetlere karşı daha dayanıklıdır.
Erişkinde ciltteki damarlar, “trombospondin” sayesinde YENİ DAMAR OLUŞUMUNU engeller.
Ancak kanser veya yaralanmalar (ameliyat kesisi de dahil) gibi uyarılar bazen YENİ DAMAR OLUŞUMU ile sonuçlanabilir.
Birçok hastalık kendini CİLT damarlarındaki değişiklik ile gösterebilir.
Lökositoklastik vaskülit (cilt hasraı yapan küçük toplar damar iltihabı), hastalık yapacak mekanizmalara karşı bir cevap olarak küçük toplar damar hasarı oluşan bir hastalıktır.
Staz dermatiti, ürtiker, poliarteridis nodosa, pıhtı ve tromboflebit (toplar damar iltihabı)
derideki tüm damarları değişik oranda bozabilirler.

DERİNİN LENFATİK SİSTEMİ

Tüm vücutta olduğu gibi deride de bütün bölümlere dağılmış kılcal lenf damarları vardır. Derideki lenf damarları, kan damarlarının yanında bulunurlar. Hücrelerin arasında dağılırlar ve hücreler arasındaki sıvının dengesini sağlarlar.
Deride bulunan lenf damarları içinde bulunan lenf sıvısının akışı, yanında seyreden atar damarın hareketi ve nabız vuruşu ile ve lenf damarlarının çevresinde yer alan kasların kasların kasılması ve vücut hareketi gibi nedenlerle oluşan doku hareketine bağlı olarak gerçekleşir. Ayrıca lenf damarlarında bulunan LENF DAMARI KAPAKLARINDAN dolayı lenf sıvısının geri kaçışı (reflü, kaçak) engellenmiş olur.

İşte hem toplar damar hem de lenf damarlarındaki kapakçık bozukluğundan dolayı deri altında sıvı birikir, ödem olur. Bu ödem zamanla deriyi de bozar ve dermatit olur. Eğer bu dönemde tedavi edilmez ise artık staz yarası ortaya çıkmaktadır.

Yara oluştuktan sonra, yara çevresindeki ağrı bacağı kaldırmakla azalır. Yaranın, çevresi düzensiz, genellikle yüzeyel bir ülser olup genişleme eğilimindedir. Yüzeyi yeşilimsi-sarımsı bir sıvı ile kaplı olabilir; ancak siyah kabuklar görülmez. Ülserin tabanında bağ dokusu izlenir. Ülseri (yarayı) çevreleyen deride, yara içindeki sıvının tahrişine bağlı kızarıklık izlenebilir.

Ülserin derinleşip genişlemesi, ağrının eklenmesi, yoğun yara akıntısı, kötü koku, yaranın etrafında kızarıklık ve ısı artışı enfeksiyonu/iltihabı düşündürür. Venöz yetmezlik zemininde tekrarlayan selülit atakları ve venöz ülserler, lenf damarlarını da etkileyerek, bacakta ileri derecede lenfödeme de neden olabilirler. Venöz ülser iyileşirken skar / iz bırakır. Skar alanlarında nüks izlenebilir. Tedavi edilmemiş uzun süreli (Kronik) varis yaralarının %5.8'inde yara zemininde kanser gelişimi gözlenir.

Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.