Yaşlanma ve Mide-Bağırsak Sistemi Değişiklikleri
Yaşlanma süreci mide ve bağırsak sistemi üzerinde çeşitli değişikliklere neden olur. Sindirim, besin emilimi ve bağırsak hareketleri gibi birçok süreç etkilenebilir.
1. Mide Fonksiyonlarında Değişiklikler
- Mide Asidi Üretiminin Azalması: Besin emilimini zorlaştırabilir.
- Mide Boşalmasının Yavaşlaması: Şişkinlik ve erken doyma hissine neden olabilir.
- Reflü Riski: Yemek borusuna mide asidi kaçışı artabilir.
2. Bağırsak Hareketlerinde ve Sindirimde Değişiklikler
- Bağırsak Kaslarının Zayıflaması: Kabızlık riskini artırır.
- Bağırsak Florasının Değişmesi: Sindirim sistemi sağlığını etkileyebilir.
- Laktoz İntoleransı: Süt ve süt ürünleri tüketimiyle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.
3. Besin Emiliminde Azalma
- B12 Vitamini Emiliminin Azalması: Sinir sistemi ve kan hücrelerini etkileyebilir.
- Demir Emiliminin Zayıflaması: Kansızlık riskini artırabilir.
- Kalsiyum Emiliminde Bozulma: Kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir.
4. Bağırsak Sağlığı ve Kabızlık Sorunu
- Bağırsak Hareketlerinin Azalması: Sindirimi zorlaştırır.
- Su Tüketiminin Azalması: Sert dışkıya ve kabızlığa neden olabilir.
- Lif Tüketiminin Düşük Olması: Bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir.
5. Yaşlılarda Bağırsak Hastalıkları Riski
- Divertiküler Hastalık: Bağırsak duvarında küçük cepler oluşabilir.
- İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları: Sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkileyebilir.
- Kolon Kanseri Riski: Yaşlanmayla birlikte artabilir.
6. Mide ve Bağırsak Sağlığını Korumak İçin Öneriler
- Lifli Beslenmek: Sindirimi destekler.
- Bol Su İçmek: Kabızlığı önler.
- Probiyotik Tüketimi: Bağırsak florasını destekler.
- Fiziksel Aktivite: Sindirimi ve bağırsak hareketlerini destekler.
- Sağlıklı Yaşam Tarzı: Reflü ve mide sorunlarını azaltabilir.
- Düzenli Sağlık Kontrolleri: Kolon kanseri taramalarını ihmal etmemek önemlidir.
Sonuç
Yaşlanmayla birlikte mide ve bağırsak sisteminde çeşitli değişiklikler meydana gelir. Bu süreçleri hafifletmek için sağlıklı beslenme, su tüketimi ve düzenli egzersiz önemlidir.
Ağız: Tat duyusu yaşla azalır. Yiyeceklerin tadını ayırt edebilme kabiliyeti azalır. Yaslanmayla tokluk hormonu olan kolesistokinin artması anoreksiaya neden olur. Bazal tükürük salgısı yasla azalırken, uyarılmış tükürük üretimi değişmez. Dişler frajildir, gingivalarda çekilme, diş renginde değişme olur. Dilin qücü azalır. Tat tomurcuklarının sayısı değişmez, lingual papillalar daha azdır.
Özofagus: Sağlıklı kişilerde yaşlanmanın özofagusun motor ve sensoryal fonksiyonu üzerine minimal etkisi vardır. Üst özofagus sifinkter basıncı yasla azalırken [yutmayla uyarılan relaksasyonda gecikme] alt özofagus sifinkter basıncında değişiklik olmaz. Önceleri "presbiözofaqus" olarak tanımlanan [kontraktil qücünde azalma, polifazik dalgalar, parsiyel sifinkter relaksayonu ve özofagial dilatasyon) ve yaşlanmaya bağlanan durumun daha çok özofagusu etkileyen nörolojik ve vasküler hastalıklardan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Mide: Yaslanmanın midenin asit sekresyonu üzerine önemli etkisi olmamasına rağmen, asit üretimini azaltan durumlar yaslıda daha sıktır. Mukozal kan akımı, mukozal prostaglandin, glutatyon, bikarbonat ve mukus sekresyonu gibi sitoprotektif faktörler yaşla azalır. Bu değişiklikler peptik ülser riskini artırır. Gastrik boşalma ve yaslanmayla ilgili veriler çelişkilidir. Sıvı gıdaların boşalmasında gecikme solidlere oranla daha belirgindir. Gastrik boşalmadaki gecikmeler muhtemelen beraber bulunan hastalıklar ve kullanılan ilaclara bağlıdır.
İnce barsaklar ve kolon: İlaçların ve besinlerin emilimi bazı vitamin ve elementler [kalsiyum, çinko gibi) hariç genellikle yaslanmadan etkilenmez. D vitamini reseptörlerinin yoğunluğu azaldığı için, ince barsakların D vitaminine duyarlılığı azalır. Bu da kalsiyumun aktif transportunu bozar. Yaslıda laktoz intoleransı sıktır, diyetle kalsiyum az alınmasına neden olur.
İnce barsak motilitesi genellikle sağlamdır. Villuslarda kısalma ile villus yüzeyinde azalma meydana gelir. Divertikülozis 50 yaşın üstündeki kişilerin 1/3'ünde. 80 yaşın üstündeki kişilerin 2/3'ünde bulunur. Lifli gıda alımının azalması ve hareket azlığı sigmoid kolonda yüksek intraluminal basınca yol açar. Ayrıca elastin ve kollajen birikmesi yaslanan kolonun kompliyansını azaltır. Kolondaki nöronal yoğunluk azalır fakat kolonik transit zamanı değişmez. Kolon transit zamanı yaşlanmayla önemli farklılıklar göstermez ancak pek çok araştırmada 65 yaşın üzerinde konstipasyon sıklığının arttığı bulunmuştur. Yaşlanmayla ilişkili konstipasyonun sebebi tamamen anlaşılamamıştır. Kolon transit çalışmaları, konstipe yaşlılarda sol kolon geçişinin yavaş olduğunu göstermiştir.
Yaşlanmayla fekal inkontinans prevalansındaki artışın anal sifinkter fonksiyonunda meydana gelen yaşa bağlı değişikliklerden mi, yoksa anal sifinkteri etkileyen hastalıkların yaslıda daha sık görülmesinden mi kaynaklandığı açık değildir. Yaşlanmayla istirahat halindeki ve maksimum ıkınma sırasındaki anal sifinkter basıncı azalır.
Hepatobiliyer sistem: Yaşlanmayla hepatik kan akımındaki azalmayla birlikte karaciğerin kitlesi ve volümü de azalır. Karaciğerin metabolik fonksiyonu yasla azalmasına rağmen, karaciğer enzim aktivitelerinde genç ve yaşlı arasında fark yoktur. Karaciğer fonksiyon testleri değişmez ve albumin sentezi genellikle korunmuştur Hepatik kan akımına bağımlı olan fazl metabolizması (oksidasyon, redüksiyon, hidroliz) yaşlanmayla azalmasına rağmen, sitokrom P450 enzim sistemi genellikle sağlamdır. Faz II metabolizması (konjüqasyon) ise çok az etkilenir.
Safra taşı insidansı yasla artar. 80 yaşın üstündeki kadınlarda sıklığı %40'dır. Yaşlanmayla safranın litojenik özelliği artar. Ayrıca periampuller divertikül insidansı da artar, bu da safra stazına yol açar.
Pankreas: Yaşlanmayla pankreas kitlesinde orta derecede azalma olmasına rağmen ekzokrin fonksiyonu değişmez. Yaşlanmayla oluşan pankreas fibrozu yamalı şekildedir. Fibrozis ve yağlanmadan dolayı yasla pankreasın ekojenitesi artar, Pankreatik duktusun çapı artar, 3 mm üzerinde ise patolojiktir. Pankreatik B-hücre sekresyonu insülin rezistansı bulunduğundada düşüktür.
