Yaşlılık, yaşlanma le oluşan biyolojik, kronolojik, psikolojik ve sosyal bir olgudur. Hayata gelen her canlı mutlaka yaşlanacaktır. Yaşlanma, her organın fizyolojik rezerv kapasitesinin progresif azalması ile karakterizedir. Homeostazis olarak tanımlanan bu azalma yaşam şekliyle ilgili olarak hızlı veya yavaş olabilir. Daha çok 40 veya 50'lili yaşlarda aşikar hale gelir, ve artarak devam eder. Gençte olduğu gibi yaşlıda da homeostazis dinamik ve aktif bir olaydır. Yaşlı, homeostazis devam ettirmek için fizyolojik rezervini kullanır veya tüketir böylece yeni bir stresle karşılaştığında kullanılabilir rezervi de azalır.

Hastalıklar ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler arasında örtüşme olabilir. Ayrıca hastalıklardan bağımsız zamanın ilerlemesi ile sistemlerde fizyolojik değişiklikler meydana gelebilir.

Tüm sistemler üzerindeki etkilerini görmek için okumaya DEVAM  ediniz....

 

Kalp:

20-80 yaşları arasında kardiyak miyositlerin boyutları büyür ve buna bağlı olarak miyokardiyal duvar kalınlığı artar. Bazı miyositlerin yerini fibröz doku alır, böylece miyosit sayısı yaşla azalır. Yaşlanmayla sol ventrikül duvar kalınlığında orta derecede artış normaldir diğer yaşa bağlı normal değişiklikler; sol atriumda büyüme, sol ventrikül boşluğunda ve kardiyak silüette hafif genişlemedir. 70 yaşın üstündekilerin yaklaşık yarısında kalpte amiloid tespit edilebilir ve yaşla da insidansı artar. Kardiyak amilodozun normal yaşlanmanın bir parçası olup olmadığı konusu tartışmalıdır, çünkü bütün yaşlılarda bulunmaz. Sol ventrikül duvar kalınlığında artma etken diastolik dolumu yavaşlatır, kardiyak dolum basıncını artırır. Sol atriumdaki büyüme ise atrial fibrilasyona yatkınlık yaratır.

Damarlar:

Yaşlanmayla büyük arterlerin(örn:aorta) duvarları kalınlaşır, dilate hale gelir ve uzar. Duvar kalınlaşması matriks birikmesi ve hücresel akümülasyondan dolayı intimal kalınlığın artmasındandır. Ayrıca media tabakası da daha az elastik hale gelir. Arterlerde meydana gelen bu değişiklikler damar sertliğinde artmaya yol açarak yaşlıda sistolik hipertansiyon ve aterosklerozun daha sık görülmesine neden olur.

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.