AKUT (ANİ BAŞLAYAN) KRİTİK (KESİLME RİSKİ OLAN) BACAK DAMAR TIKANIKLIĞI
Akut yani ani gelişen kritik bacak iskemisi, bacaktaki canlılığı tehdit edecek şekilde bacak beslenmesinin ani azalma olarak tanımlanmaktadır. Bu durum bacağı besleyen atardamarın aniden tıkanmasıdır. Buna neden olan olay, kapten pıhtı ile atardamarın tıkanması veya daha önce bir kısmı tıkalı olan damarın aniden tam tıkalı hale gelmesidir.
Bu durum yani ANİ DAMAR TIKANMASI, yalnızca bacakta olmaz. Kolda, beyinde, böbrekte, bağırsaklarda yani atar damarı olan tüm organlarda olabilir. Örnek olarak bacak damarının ani olarak tıkanmasını verirsek, ani damar tıkanmasıyla bacaktaki kansızlık oluşmasının yanında, sistemik yani tüm vücutta sorunlara da yol açan bir hatalıklar bütünü olduğunu söylemeliyiz.
Bu hastalığın sıklığı: 100 bin kişiden 14 ila 17 si acil servislere ani gelişen bacak damar tıkanıklığı ile başvurur.
Günümüzde gelişen yoğun bakım, ameliyat ve tedavi koşullarına rağmen ölüm oranları halen yüksek seyretmektedir. Bu tablonun oluşması daha çok ilerleyen yaş ortalaması ve buna bağlı olarak aterosklerozun yani damar sertleşmesinin daha sık gözlenmesine bağlanmaktadır.
Yukarıdaki gazete haberinin tamamını okumak için tıklayınız veya okumaya devam ediniz:
(Dünyaca ünlü Yale Üniversitesi’nde Damar Tıkanıklıkları Ünitesi Bölüm Sorumlusu Dr.Carlos Mena, dün Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeydi. Kalp Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr Ahmet Akgül’ün konuğu olarak sabah saatlerinde hastanede önce seminer verdi, sonra tıkalı bacak damarı olan 2 hastanın damarlarının düzeltilmesi işlemlerine katıldı.
ABD’nin dünyaca ünlü universitesi olan Yale'de damar tıkanıklıkları merkezinde klinik sorumlusu olan Dr. Carlos, dünyanın bir çok hastanesinde seminerler ve girişimsel tadavilerde bulunmasına rağmen ilk kez geldiği Türkiye’de, Bakırköy Dr Sadi Konuk Egitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniğinin başarılı çalısmalarından çok etkilendiğini ifade etti.
AMELİYATSIZ ANESTEZİ OLMADAN
Prof. Dr. Ahmet Akgül’ün evsahipligini yaptığı eğitim toplantısında, Dr. Carlos Mena önce bacak damar tıkanıklıkları ve tedavileriyle ilgili dünyadaki en modern tedavi tekniklerini dinleyicilerle paylaştı. Daha sonra bu ünlü ekip, cok uzun süre bacak damarları tıkalı olan fakat ameliyatları çok riskli oldugu için amelıyatsız tedavi edilmeleri duşünülen 2 hasta’nın tedavi şekillerini tartıştılar.
Prof. Dr. Ahmet Akgül başkanlığındaki ekip önce, Suriyeli 60 yaşında uzun yıllardır bacaklarında ağrı ve yürüyememe şikayeti olan Najdat Mohamad daha sonra da 57 yaşında bacak damarlarında ciddi tıkanıklıkları olan fakat daha onceki tedavilerinden fayda görmemiş olan Erol Saroğlu'nun tedavisine başladılar. En son geliştirilmiş kateter teknolojisiyle hazırlanmış cihazları kullanarak yanlızca kasıktan bir iğne deliğinden hastaların tıkalı bacak damarlarını açtılar. Damar tedavi işlemi sırasında anestezi kullanmadılar ve hastalarla konuşarak işlemi bitirdiler. Damar açma sırasında, Türkçe bilemediği için konuşmayan fakat beden hareketlerinden oldukça rahat olduğu gözlenen Najdat Mohammed gibi Erol Saroğlu da çok rahat olduğunu ve ağrısının olmadığını belirtti, ayrıca Saroğlu daha önce bir çok merkeze gittiğini fakat kalp rahatsızlığından dolayı ameliyatın riskli olduğunu ve yalnızca ilaç tedavisi alabileceğini soylediklerini belirtti. İlaç tedavisinin de ağrğlarğnğ azaltmadığını ve bu yüzden yürüyemediğini ekledi. İşlem sonrası hastalar yoğun bakıma değil de direk olarak kendi özel odalarına çıktılar.
"BİR SÜRE ÖNCESİNE KADAR HAYALDİ"
İşlem sonrası kısaca görüşlerine başvurduğumuz ekip lideri ünlü cerrah Prof. Dr. Ahmet Akgül tedavi ile ilgili kısa bilgiler verdi:
“Biz, Bakırköy Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği olarak hastalarımızın tanı, tedavi ve izlem sürecinde tüm modern tibbi gelişimleri kullanmaktayız. Bu süreç yalnızca modern cihazların kullanılması değil aynı zamanda birikimlerimizi dünyanın önde gelen klinikleri ve doktorlarıyla da paylaşarak ‘tek bir hasta’ için en doğru tedaviyi onların hizmetine sunmaktayız. Bu başarı yalnızca kliniğimizin değil, hastanemiz yöneticiliğinin ve onların da bağlı olduğu tüm üst düzey yönetici ve hocalarımızın da eseridir. Bügün yaptığımız işlem ve bilgi paylaşımı bu anlayışımızın olağan sonuçlarındandır. Bügünkü tedavimize gelince, ameliyat ve anestezi kullanmadan bacak damarlarındakı bu ciddi tıkanıkları açmak bundan kısa bir süre öncesine kadar yalnızca hayaldi. Kliniğimiz bu işlemi daha önce de başarıyla gerçekleştirdi fakat bügün dünyanın en ünlü universitelerinden Yale Universitesi ile bilgi, deneyim ve tecrübelerimizi paylaştık.
"ÖNEMLİ OLAN YALE'İN TAKDİRİ DEĞİL TEK BİR HASTAMIZIN MEMNUNİYETİ"
Konunun uzmanı olan Dr. Carlos Mena davetimizi kabul etti ve Türkiye”de ilk olarak hastanemize geldi. Dr. Carlos Yale Universitesi Girişimsel Kardiyoloji Bölümünün koordinatorüdür ve ameliyatsız damar tıkanıklıkları tedavisinde son yıllarda çok ciddi çalışmalar yapmıstır. Kendisiyle beraber arka arkaya iki hastamızın tedavi işlemlerini gerçekleştirdik. Türkiye’de ilk defa gerçekleşen bu buluşmanın hastalarımız ve hastanemiz adına çok önemli bir gelişme olduğunu düşünmekteyim. Ameliyatın veya anestezinin riskli olduğu hastalarda kullandığımız bu systemin uygulanması için son teknolojik cihazlara ihtiyac duyulmakta, bizlerde hastane olarak bu alt yapıya sahip bulunduğumuzdan ameliyatsız damar tıkanıklığı tedavisi hastanemizde rahatlıkla uygulanmıştır. Bu nedenle Dr. Carlos da’ hem genc ekibimizin tecrübesinin hem de hastane koşullarımızın son derece etkileyici olduğunu defalarca belirtmiştir. Fakat bizim için en önemlisi, Yale Universitesi’nin takdirindense, ‘tek bir hasta’mızın memnuniyetidir.” dedi.)
BACAK ATARDAMARI NEDEN ANİ OLARAK TIKANIR?
Akut kritik bacak damar tıkanıklığın oluşulmasında en sık olarak emboli ve tromboz rol oynamaktadır. Bu iki klinik durumun seyirleri benzer olmasına rağmen tedavi ve süreçleri farklılık göstermektedir.
DAMAR EMBOLİSİ NEDEN OLUR?
Atar Damar embolilerin %75'i kardiyak yani kalpten kopan pıhtı ile olur.
Kalpte neden pıhtı olur ve bu pıhtı kopup damara gider?
İşte bu duruma yol açan kalp hastalıkları:
- Atrial fibrilasyon
- Aterosklerotik kalp hastalığı
- Romatizmal kalp hastalığı
- Kalp kasında kansızlık ve koroner damar yetmezliği
- Mekanik kalp kapakları
- Bakterial endokardit
- Atrial miksoma
Kalan %25 emboli nedeni de, damarın kendisine ait nedenlerle ortaya çıkar:
- Anevrizmalar
- Aterosklerotik yani sertleşip, kireçlenmiş damarlar
Bütün embolilerin %70-80'i kol veya bacakta yerleşimlidir. Bacak tutulumu 5 kat daha fazladır. %20 serebral yani beyin, %5-10 visseral organ yani böbrek, karaciğer, barğısak tutulumu gözlenir. Embolik tıkanma %35-40 femoral bifürkasyonda yani kasıktaki atardamardadır. Popliteal arter yani diz arkasındaki atardamar ikinci sıklıkta tutulan bölgedir. Abdominal aorta yani karında seyreden atardamar bölümünde yerleşerek her iki iliyak artere kan akımının engellendiği embolilere saddle emboli denmektir.
Atar damara giden pıhtıların yani embolilerin en çok yerleştiği ve tıkanıklık yaptığı damarlar aşağıda belirtilmiştir:
Bacakların ana atar damarı olan Femoral arter %34
Dizin arakasından geçen ve baldır ve ayağın ana atar damarı Popliteal arter %14
Kalça içinde bacağın ana damarına giden atar damar Ana iliyak arter %13,5
Karın içinden geçen ana atar damar Abdominal aorta %9,1
Kollara giden ana atar damar Brakial arter %9,1
Kollardaki ana atar damara giden koltuk altından geçen ata damar Subklavian-axiller arter %4,5
Kalça ana atar damarı External iliak arter %3
DAMARDA TROMBOZ
Damarda olan bu ani tıkanıklık emboli gibi değildir. Emboli de kısmende olsa içinde daha önce tıkanıklık olmayan damar aniden pıhtı ile tıkanırken, Tromboz da ise daha önce kısmen tıkalı olan damarın aniden tam olarak tıkanması vardır. Sıklıkla aterosklerotik yani kireçlenmiş damarların daralmış, düzensiz veya plaklı bölgelerinde akut yani ani olarak gelişerek tıkanıklıklara sebep olabilir.
Hangi hastalıklarda damarda tromboz gelişir?
- Damarda sertleşme yani kireçlenme yani Aterosklerotik damar hastalıkları olan hastalarda tromboz riski fazladır. Nedir bu hastalıkların isimleri?
- Aterosklerozis obliterans
- Fibromuskuler displazi
- Anevrizmalar yani damar baloncukları ve genişlemeleri
- Kistik medial nekroz
- Vücuttaki kanda hızla pıhtılaşmaya yol açan hastalıklar ve genetik bozukluklar: Kanda Protein C, protein S eksiklikleri olan durumlarda veya Faktör 5 Leiden varlığı
- Kemik iliğinin önlenemeyen aşırı çalışması: Myeloproliferatif hastalıklar (polisitemiler, trombositozis, trombotik trombositopenik purpura, kriyoglobulinemiler)
- Damar iltihapları yani Arteritler (tromboangisit obliterans, nonspesifirik arteritler, poliarteritisnodosa)
- Popliteal arter yani diz arkasındaki ana atar damarın
- Anevrizmaları yani baloncuk yapması
- Kistik adventisyal hastalık yani yapısında bozulma
- Aorta diseksiyonları yani ana atar damar olan, kalpten çıkan aorta damarının içerden yırtılması
- Özellikle damardan ilaç kullananlarda, atar damar içine yanlışlıkla yapılan ilaçların sonucu damar yapısının bozulması yani İntraarteriyal ilaç enjeksiyonları
- Sağlık kurumlarında tanı veya tedavi için yapılan işlemler sırasında örneğin: radial arter kateterizasyonu, femoral anjiografi, intraaortik balon kullanımı, antekubital bölgede açılan AV fistüller, koroner revaskülarizasyon amacıyla radial arter çıkarılması gibi.
Akut trombozun en sık görülen nedeni bacak atar damarının diz üstü bölgesinde görülen damar sertleşip tıkanması yani arteriosklerozis obliterans'tır. En sık olarak göründüğü yer ise bacak ana damarı ve diz arkası ana damarıdır.
KANIN PIHTILAŞMASINI ARTIRAN DURUMLAR YANİ HİPERKOAGÜLOPATİ:
Azalmış antitrombin, protein C, protein S düzeyleri ve aktive protein C resistansı hiperkoaagülopatiye neden olabilmektir.
TROMBOZU ARTIRAN HASTALIKLAR:
Hiperhomosisteinemi, antifosfolipid antikor sendromu, polisitemia vera ve esansiyel trombositopenik tromboz ve bazı tümörler bu tabloya neden olabilmektedir.
HASTANIN KLİNİK DEĞERLENDİRMESİ NASIL OLMALIDIR?
Klinik değerlendirme yapılabilmesi için aşağıdaki tanımlamalar mutlaka yapılmalı.
- Ağrı tanımlanması
- Fonksiyon kaybı
- Hastalığa ait geçmiş öykü
Kliniği belirleyen faktörler
- Tıkanıklığın yeri ve ilgili bölgenin genişliği
- Damar içi tıkanıklığının derecesi
- Sekonder trombozun uzunluğu
- Kollateral dolaşımın yeterliği
- Genel dolaşım tablosu değerlendirilmedir.
Hastanın anlattıkları ve doktorun muayenesi ile elde edilmesi gereken temel cevap, hastanın akut damar tıkanıklığının ve hastanın genel sağlığındaki bozulmanın ne kadar şiddetli olduğudur. Bu değerlendirme, hastanın tedavisi için karar verirken önem taşımaktadır. Emboli, travma, damardaki baloncuk veya anevrizma zemininde emboli ve damar amaliyatı sonrası damar tıkanıklığı bulunan hastalarda yeterli yandaş damar yani kollateral olmaması ve trombüsün yani pıhtının kan akımı ile ilerlemesi nedeniyle daha erken dönemde başvurmaktadır.
Hastanın değerlendirilmesi yapılırken 3 önemli soruya cevap verilmesi gerekmektedir.
- Damar tıkanıklığı olan bacak veya kolda canlılık var mı?
- Eğer canlılık var ise, ani olarak kolun veya bacağın canlılığı tehdit altında mı?
- Damar tıkanması sonucu kol veya bacakta geri dönüşümü olmayan bozukluk oluşmuş mu?
ANİ TIKANAN BACAK DAMARININ EN İYİ TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?
Ani gelişen bacak damarı tıkanıklığı ve hemen sonrasında gelişen kritik bacak hastalığının tedavisinde ana hedef bacaktaki çok şiddetli ağrının giderilmesi, var olan bacak yaralarının tedavileri, tehdit altındaki yani amputasyon riski olan bacağın kurtarılması, vücudun genel sağlıklsız durumunun düzeltilmesi, hastanın yaşam kalitesinin artıorılması ve yaşam süresinin uzatılmasıdır.
Ana hedef bacağın, ayak bileğinin, ayağın veya parmakaların amputasyonsuz yani kesilmeden sağ kalımdır. Bu hedeflere ulaşmak için çoğu hastaya sonuçta bir revaskülarizasyon yani damardaki tıkanıkğın giderilmesi işlemi gerekir. Tedavideki diğer önemli faktörler ise kansız kalan bacaktaki ağrı ve enfeksiyonu kontrol etmek için uygulanan tıbbı tedaviler, vücuttaki diğer damarların bozulmasının yani aterosklerozun ilerlemesinin önlenmesi, kalp ve solunum fonksiyonlarının en iyi düzeyde tutulmasıdır. Ciddi ilave hastalıkları bulunan bazı hastalar veya çok az başarı şansı olan hastalar için uygun tedavi amputasyon olabilir. Unutmayın ki, bacak atar damarı tıkalı hastanın tüm KALP fonkiyonları kontrol edilmelidir.
AĞRI KONTROLÜ, TEDAVİSİ VE NARKOTİK UYUŞTURUCU İLAÇLAR
Ağrı tedavisi yaşam kalitesini ve hastanın iş yapabilme kapasitesini artırmak için gereklidir. Bacaktaki ileri kansızlık durumunun ana belirtisi istirahat ağrısı ve ağrılı bacak yaraları yani ülserlerdir. Damar tıkanıklığının düzeltilmesi bir tedavi seçeneği olamadığı hastalarda sıklıkla güçlü ağrı kesicilerle ağrının rahatlatılması gerekebilir. Ağrı kontrolünde öncelikle parasetamol veya nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar kullanılmalıdır. Bu ilaçlar genellikle çok etkili olmazlar ve sıklıkla narkotik yani uyuşturan ağrı kesicilere ihtiyaç duyulur. Bu tip uyuşturan ağrı kesiciler yani narkotik ilaçlar özellikle yeşil reçete ile verilebilir ve mutlaka hastanın sağlık merkezinde tedavi alması önerilir. ayrıca bu hastalar psikolojik olarak da depresyondadır ve depresyon tedavisi de başlanmalıdır. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, narkotik ilaçlar bağımlılık yapar ve hasta bu ilaçlara bağımlı olabilir. O nedenle hastanın yalnızca ihtiyaç halinde bu ilaçlara ulaşması, kendi kendine ilaçları sürekli kullanmaması gerekliliğidir.
KRİTİK BACAK KANSIZLIĞI TEDAVİSİNDE TEDAVİ YAKLAŞIMI
Öncelikle okuyucularımız, hastalarımız ve hasta yakınlarımız hatta doktorlarımız da bilmelidir ki, ani gelişen bacak damar tıkanıklığı ve bacağın canlılığının kaybolma riski durumunda yapılacak tedavi birçok tıp branşının içinde olması gereken bir ekip işidir. bacak damar tıkanıklığında MUTLAKA ama MUTLAKA eş zamanlı kalp değerlendilmesi yapılmalıdır. Yoksa bacağı düzeltirken hastayı kalp krizinden kaybetme riski olur. Yani bir "bacak kurtarma ekibi" olmalıdır.
BACAK KURTARMA EKİBİMİZ KİMLERDEN OLUŞUR?
- Kalp damar cerrahı
- Kardiyolog
- Cilt doktoru
- Radyolog
- Ayak sağlığı uzmanı Pedelog
- Psikiatri uzmanı
- Fizyoterapi Uzmanı
- Ayak sağlığı hemşiresi
- Tırnak sağlığı uzmanı
- Yara bakımı uzmanı
- Ortopedi doktoru
- Plastik ve estetik cerrah
BACAK DAMARINI VE BACAĞI KURTARMA EKİBİ NELER YAPACAK?
1- REVASKÜLARİZASYON YANİ BACAK DAMAR TIKANIKLIĞINI DÜZELTME İŞLEMİ
Bacak damarının tıkanıklığının en erken biçimde açılması ve bacaktaki kansızlığın hemen düzeltilmesi, bacak ağrısının düzeltilmesi ve bacağın canlılığının korunması için mutlaka tıkanıklığın ameliyatlı veya ameliyatsız tedaviler ile açılması gerekir. Yani tıkanıklığın açılıp, bacağa derhal kan gönderilmesi gerekmektedir.
Bu işlemler en iyi sağlık merkezlerinde ve en iyi doktorlar ve en iyi bacak kurtarma ekiplerince yapılmalıdır. Yapılacak işlem ameliyat ile de yapılabilir veya ameliyatsız, damardan iğne ile girilerek kateter ile anjio laboratuarında da olabilir.
BACAK YARALARI VE ÜLSERLERİN TEDAVİSİ
1. YARA BAKIMI VE BASININ RAHATLATILMASI
Damar tıkanıklığının açılması yani Revaskülarizasyondan önce ülser yapışkan olmayan pansuman malzemeleri ile tedavi edilebilir. Ayak üzerinden yükün kaldırılması çeşitli yöntemlerle sağlanabilir. Ülserin yeri ve ayaktaki kansızlığın ciddiyetine göre ortez-protez yardımı alınarak ayakkabılarda değişiklikler yapılabilir. Revaskülarizasyondan sonra ayak ülserlerinin tedavisi mevcut ürün çeşidine çok değişik yollarla yapılabilir. Burada uyulması gereken temel kurallar şunlardır: Yaranın içinden ölü dokuların uzaklaştırılması, nemli bir çevre oluşturulması ve enfeksiyonun önlenmesidir.
2 ENFEKSİYON TEDAVİSİ
Bacak ve yaranın enfeksiyonu acil tedavi gerektiren ciddi bir komplikasyonudur. Enfeksiyon mümkün olduğu kadar erken saptanmalı, tutulan seviye iyi belirlenmeli ve hızlı olarak tedavi edilmelidir. Diyabetik hastalardaki ayak enfeksiyonlarında genellikle gram pozitif koklar, negatif basiller ve anaerobik organizmalar şeklinde polimikrobiyal bir tutulum vardır. Enfeksiyon klinik olarak tanıdığında, yaradan kültür alınmalı ve derhal ampirik antibiyotik tedavisi başlanır.
Derin bir enfeksiyonun tedavisinde genellikle nekrotik dokunun debridmanı ve drenajı da tedaviye eklenmelidir. Bu hastalarda enfeksiyon önlenmesinde antibiyotik tedavisi önemlidir. Akut enfeksiyon bir kez kontrol altına alındığında ikinci aşamada revaskülarizasyon yapılabilir.
3. KURTARMA GİRİŞİMLERİ
Revaskülarizasyondan sonra bacağı kurtarma girişimleri ayağın tamamının veya bir kısmının korunması olarak tanımlanır. Eğer mümkünse ayak kurtarma girişimleri bir revaskülarizasyon yapıldıktan sonra denmelidir. En azından üç günlük bekleme süresi önerilmektedir. Bu şekilde perfüzyonun yeniden sağlanması veya demarkasyon hattının oluşması için yeterli süre sağlanmış olur.
4. AMPUTASYON
Primer amputasyon ne demektir?
Primer amputasyon, hastanın bacak, diz, ayak bileği, ayak veya parmakların daha bacak damar tıkanıklığı için işlem yapmadan önce kesilmesi işlemidir. Nedeni hastanın kansız durumu çok ileridir ve artık bacaktaki veya ayaktaki ölü dokular hastanın yaşamını tehdit eder hale gelmiş ise, ve yapılacak damar tıkanıklığı tedavisi işe yaramayacak ve yalnızca zaman kaybı yaratacak ise ve bu görüş tüm bacak kurtarma ekibi tarafından kabul edilmiş ise yapılır. Yani çok nadir ve ileri hastalarda bu durum düşünülür.
Sekonder amputasyon ise, hastaya damar tıkanıklığını düzeltmek için işlem yapılır ama bacak düzelmez vedüzelmesi için yeteri kadar zaman yok ise , cansız kalan ve ölü olan dokunun kesilip vücuttan uzaklaştırma işlemidir.
Amputasyon ile her şey düzelmez. Bazı hasta yakınlarının ve hastaların hatta doktorların bile, "parmağı keselim kurtulalım, ayağı keselim kurtulalım" gibi ifadelerini görmekteyiz. Amputasyon veya kesilme bir kurtuluş değildir. esas kurtuluş o dokuya kan göndermektir. Çünkü kanlanma yani tıkalı damar açılmazsa, amputasyon yapsak bile güdük bölgesinde yani kesilen yerin dikilen bölgesinde de kanlanma olmayacağı için tekrar dikişlerin açılması ve enfeksiyon ve bu sefer de daha yukarıdan bacağın kesilmesi gerekebilir. Örnek olarak aşağıdaki parmağa bakın. 1. resimdeki orta parmak hem önden hem de 2. resimde arkadan görülmekte. Parmakta ölü dokular var, özellikle parmak uçlarındaki siyah dokuları görüyorsunuz. artık bu siyah doku ölü dokudur. Yani nekrotik dokudur. O nedenle bu parmak ampute edilmiştir ve kesilen yer dikilmiştir. yani güdük bölgesi gördüğünüz 3. ve 4. resimdeki dikişli yerdir. Eğer hasta güdük bölgesini temiz tutup dikkat etmez ise veya bacak damar tıkanıklığı tam olarak düzelmez ise güdükteki dikişler patlar ve açılır. O nedenle AMPUTASYON yapılan yer dikkat edilmelidir. unutulmamalıdır ki, "kes kurtul" inanışı yanlıştır. resimlerde de görüldüğü üzere hala hasta kurtulamamıştır.
Ayak üzerinde yapılan majör bir ampütasyonda genellikle protez gerekir. İyi oluşturulmuş ve iyi kanlanan, yumuşak doku kaplaması iyi olan bir güdük elde edebilmek için çok titiz bir teknik kullanılmalıdır. Arteriyel tıkanıklığın ve doku iskemisinin düzeyine bağlı olarak majör ampütasyonlar genellikle diz altı (tercih edilen) veya diz üstü seviyeden yapılır. Bacakta amputasyon uygulanan hastalarda yeniden bağımsız bir şekilde mobileze olabilmek en önemli konudur. İyi iyileşmiş diz altı güdüğü bulunan hastalarda bir protez ile bağımsız bir şekilde mobilizasyon diz üstü olanlardan daha iyidir. Bu grup hastalarda bağımsız mobilizasyon riski %50 den azdır.
5. BACAK DAMAR TIKANIKLIĞI İLAÇ TEDAVİSİ
Açık ameliyat veya kapalı işlem yapılsa da yapılamasa da ilaç tedavisi önemlidir.
PROSTANOİDLER
Prostanoidler, kandaki pıhtılaşan hücrelerin daha da fazla pıhtı oluşturmasını engellerler. Bu ilaçlar damar yoluyla olarak birkaç hafta uygulanır. Yan etkileri yüzde kızarma, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğüdür ve bunlar geçicidir. Bu ilaçlardan örnek olarak İloprost grubunda bacaktaki kansızlık giderilmesinde ve amputasyon önlenmesinde çok belirgin üstünlük gözlenmiştir. Bu nedenle kritik bacak kansızlığı ile başvuran Buerger hastalarında iloprost tedavisi en seçkin tedavi olarak görülmektedir.
İloprost klasik olarak 28 gün süre ile günde 6 saat olarak olarak önerilmekteydi. Ancak yakın zamanda daha kısa hastanede yatış süresi ile ve günde 16-18 saat tedavi ön plana çıkmıştır. Ülkemizde kritik bacak tıkanıklığı ve damarda kansızlık olan ve revaskülarizasyona uygun olmayan periferik arter hastalarında iloprost perfüzyonu yayuın olarak uygulanmaktadır. Ancak yatak sayısındaki azlık hastalarda 18 saat ilopros ile 1-2 hafta tedavi etkin bir yaklaşım olarak görüntülenmektedir. Revaskülarizasyona uygun olmayan kritik bacak iskemili periferik arter hastalarının yarısında iloprost perfüzyonu ile ampütasyonda kaçınma veya majör amputasyon olasılığının minör ampütasyona dönüşmesi beklenir.
VAZODİLATÖRLER YANİ DAMAR GENİŞLETİCİLER
Bu ilaçlar yalnızca bacakta tıkalı damarlar da değil tüm vücutta damar genişlemesi yaptığı için çok da etkili değillerdir.
KAN SULANDIRICI VE İNCELTİCİ İLAÇLAR YANİ ANTİAGREGAN İLAÇLAR
Hem damar tıkanıklığı oluşmadan önce, koruma amaçlı hem de tıkanıklıkta hem de ameliyat ile tedavi sonrası tekrar damar tıkanıklığını önlenmesi için kullanılabilir.
DİĞER TEDAVİLER
HİPERBARİK OKSİJEN
Hiperbarik oksijen tedavisinin diyabetik hastalarda damar tıkanıklığına bağlı bacak dokularının ölmesini önlemede ve ampütasyon riskini azalttığı gösterilmiştir. Yani damar tıkanıklığı nedeniyle yara açılmasını önlemek ve açılmış yaraların düztilmesi için kullanılabilir.
OZON TEDAVİSİ
Özellikle doğru yer ve zamanda kullanıldığında bacaktaki ve ayaktaki kansızlığa bağlı doku bozulmasını önlerler.
OKSİPRP VE OKSİPLAZMATEDAVİSİ (PROF. DR. AHMET AKGÜL'ÜN OKSİPRP VE OKSİPLAZMA YÖNTEMİ)
Oksijen ve PRP nin özel karışımı ile bacaktaki kanlanma azalan bölgeye iğne ile yapılmasından sonra, şikayetler azalaır, kanlanma artar ve yeni damar oluşumları ortaya çıkar. Bu yöntemi Prof. Dr. Ahmet AKGÜL bulmuş ve uyguşamalarına başlamıştır.
KÖK HÜCRE TEDAVİSİ
İlk başta kemik iliğinden aldığımız daha sonra ise karın bölgesindeki yağ hücrelerinden aldığımız kök hücreleri bacaktaki kansız bölgelere ve yaraların etrafına mikro düzeydeki iğneler ile yerleştiriyoruz ve yeni damar oluşumlarını sağlıyoruz.







