https://www.ahmetakgul.com.tr/ Prof. Dr. Ahmet Akgül - Lenfödem tedavisinde Kompresyon Cihazı işe yaramaz!

KANALLI LENFÖDEM CİHAZLARININ LENFÖDEM TEDAVİSİNDE ETKİLERİ

Kompresyon pompaları 1950'li yıllardan beri ödem tedavisinde kullanılmaktadır. Başlangıçta tek veya çift odacıklar sistemler varken son yıllarda gelişmiş teknolojilerle çok odacıklı dijital cihazlar üretilmeye başlanmıştır. Kompresyon cihazları kola veya bacaklara giydirilebilen, içinden hava geçince şişerek altındaki dokuya baskı yapan sistemlerdir. Mantık olarak ödemli ve şiş bir kol veya bacağa yapılınca oradaki ödemin azalacağı düşünülse bile gerçek öyle değildir. Çünkü lenfödem tedavisindeki mantık biriken lenf sıvısını önce kolda ise koltuk altı, bacakta ise kasıklardaki lenf düğümlerine boşaltmaktır ve sonra oradan vücudun dolaşım sistemine geçirmektir. Yani biriken lenfin akacağı yöndeki tüm direncin kaldırılması gerekir. Bu nedenle lenfödem drenaj masajları geliştirilmiştir. Kompresyon cihazı bu tanımlanan tedaviyi yapamaz ve lenfödem tedavisinde etkili değildir.

 

Birçok hastamız bize gelmeden önce bu tip bir cihaz kullandığını hatta evlerinde bulundurduklarını söylediler. Ama bu cihazdan yarar görmediklerini ifade ettiler. Biz de aynı şeyi söylüyoruz, kompresyon cihazlarının lenfödem tedavisinde yeri yoktur. Bu konuda örnek olarak lenfödemini tedavi ettiğimiz hastamızın teşekkür mektuplarını okumak için tıklayınız.

Bu cihazların en iyi kullanılabileceği alan, kronik venöz yetmezliği olan ve bacağında ödem olan hastalardır.
 
Okuyucularımız ve hastalarımız şunu karıştırmasın:
Kompresyon tedavisi  ayrı bir şeydir, kompresyon cihazı ayrı bir şeydir.
Kompresyon tedavisi lenfödem de kullanılır ve lenf masajıbandajlama  ve bası giysilerini , Oksiplazma İğne Tedavisi, Vakumed içerir ve lenfödem tedavisinde etkili bir yöntemdir. Kompresyon cihazı ise yalnızca bir cihazdır ve lenfödem tedavisinde yeri yoktur. 
 

 

LENFÖDEM TEDAVİSİNDE TEK ETKİLİ LENFÖDEM CİHAZI AŞAĞIDAKİ VİDEODA GÖSTERİLMİŞTİR 

behcet_hastaliginin_en_iyi_tedavisi.jpg

 



Yukarıdaki gazete haberinin tam metni aşağıdaki renkli yazıda vardır veya haberin ayrıntıları için TIKLAYINIZ

NASA teknolojisi ile damar tedavisi

Bacaklara negatif ve pozitif basınç uygulayarak, toplardamarlardan geriye kan akımını hızlandıran cihaz ayak damar tıkanmalarına çözüm oluyor.

NASA’nın uzaydaki astronotların bacaklarındaki kan akımını düzenlemek için geliştirdiği cihaz, bacak damar tıkanıklıklarının ve bacak damarlarındaki kanlanma problemleriyle oluşan hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Geronteknoloji Merkezinde hizmete giren Vakum Terapi cihazı sayesinde kangren olup kesilecek ayaklar kurtuluyor.

Vakum Terapi Cihazı’nın vücutta ayaklardaki dolaşımı destekleyen ikinci bir kalp gibi çalıştığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül “Lenfödem toplumda 6.000 kişide bir görülen bir hastalık. Derin Ven Trombozu adını verdiğimiz tıkanıklıklar ise çok daha sık. Ayak damarlarının kanlanmasına yardımcı olduğu için her türlü damar hastalığının tedavisinde kullanılabilen bu tedavi yönteminde negatif ve pozitif basınç uygulanarak, toplardamarlardan geriye kan akımı hızlandırılıyor. Atardamarlardaki kan akış hızı ve dokuların oksijenlenmesi artırılarak yara-kas dokusunun iyileşmesi sağlanıyor. Farklı hastalıkların tedavisi için 16 programı olan cihaz aralıklı negatif basınç uygulaması sayesinde,tedavisi oldukça zor olan dolaşım kaynaklı hastalıklarda çığır açmış yeni bir metot” dedi.

Vakum terapisinin uzaya giden astronotların sağlıklarının korunması amacıyla geliştirildiğini anlatan Prof. Dr. Akgül “Uzayda yer çekimi olmadığından son derece sağlıklı olan astronotların dolaşım sisteminde problemler ortaya çıkıyor. Astronotlar günün belirli saatlerinde bu vakum cihazına girerek dolaşım sistemlerini normale döndürüyorlar. Bu cihazın tedavide kullanılması söz konusu olduğunda bir de basınç fonksiyonu eklenmiş” dedi.

"BACAĞINI KESECEĞİZ DEDİLER, 10 GÜN SONRA AYAĞA KALKTIM"

Özlem Tırış 26 yaşında bir ev hanımıydı. Her şey sağ ayak parmaklarının arasındaki kaşıntı ile başladı. Kaşıntı, kısa süre içinde bütün ayağını sardı. Bacağı kızardı ve diğer bacağının 2 katı kadar şişti. Ağrılar içinde kıvranırken acil servise gitti. Ağrı kesici verip gönderdiler. Bir süre sonra bacağında yaralar oluştu ve bacağı mosmor oldu. Antibiyotik tedavisine cevap vermeyince “Bacağını keseceğiz” dediler. Tırış, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül’e ulaştı. Tırış’a yapılan damar haritalaması işleminde iç varis ve ileri derecede lenfödem hastası olduğu anlaşıldı. Özlem Tırış’ın hastaneye geldiğinde ağır yaraları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akgül “Özlem Hanım’a bir seri tedavi uyguladık. Önce enfeksiyon tedavisine başladık. Bunun etkili olabilmesi için bacaklardaki ödemi azaltmamız gerekiyordu. O yüzden bu cihaza aldık. Beraberinde Oksiplazma dediğimiz iğneli tedavi, varisleri için de cerrahi operasyon yaptık” dedi.

 

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün Özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

LENFÖDEM HASTALIĞI ve LENFÖDEM TEDAVİSİ için ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız lütfen tıklayınız

LENFÖDEM TEDAVİSİ OLAN HASTALARIN yorumlarını görmek için lütfen tıklayınız  

İLETİŞİME geçmek ve RANDEVU almak için lütfen tıklayınız

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.