TEDAVİ EDİLEMEYEN HATTA TANI KONULAMAYAN BACAK ŞİŞLİĞİ VE AĞRILARI
Bacak şişlikleri ve bacak ağrıları çok sık görülen hastalıklardır. Ne yazıkkı bu hastalarımıza yıllarca tanı konamamaktadır ve hastalarımız bize geldiklerinde hep aynı soruyu soruyorlar:
- Yıllardır bacaklarım şiş ve hala niye şiş olduğunu bulamadılar?
Aynı şekilde bacak ağrıları da tanısı zor konulan durumlardandır.
Aslında bunun nedeni bacak sağlığı için gidilen sağlık merkezleri ve doktorlarda neredeyse yalnızca bir konu üzerine bilgi ve tecrübe sahibi olmalarıdır. Yani doktor yalnızca VARİS hastalığı ile ilgilendiği için bacakta şişliği ve ağrıyı görünce
- Sizde varis var, hemen tedavi edelim, sonra geçecek, der.
Hasta varis tedavisi olsun veya olmasın bacağındaki şişlik ve ağrı geçmez ve sonra aynı doktora geri döner. Şimdiye kadar ki bacak şişliği ve ağrının nedenini varis hastalığına bağlamış olan doktor, hastada aynı şikayetlerin devam ettiğini görünce sanki o bacağı bir daha muayene etmeden der ki:
- Size yapılacak her şeyi yaptım ama sizin şikayetiniz psikolojik veya nörolojik olabilir, der ve başka bir doktora gitmenizi önerir. Sizin de moraliniz bozulur, doktorlara güveniniz azalır ve iyileşme şansı varken bile başka bir doktora gitmek istemezsiniz. Psikoloji bozulur ve kendi içinize kapanır, hastalığınız günden güne artar ve neredeyse evden çıkmak istemezsiniz.
Sonra başka bir kişi, sıklıkla komşuarınızdan biri, sizdeki hastalığa ait yorum yapar ve bir başka bir doktor önerir. O doktor da bacağınızdaki şişliğe "yağlanma" der ve "git kilo ver sonra gel" der. İşte bu büyük bir moral bozuntusudur ki hasta zaten yürüyememekte ve psikolojik sıkıntılarını yemek yeme ile "rahatlatmaya" çalışmaktadır. Yani kısır döngü başlar ve her gün kötüye gidiş artar.
Bunun esas nedeni Bacak Şişliğinin ve Ağrılarının Tek Bir Hastalığa bağlı olmamasıdır. Bacağın her türlü hastalığını anlayan tek bir doktor bulmak zordur. Her doktor kendi tecrübesine göre hastalığın tanısını ve tedavisini yönlendirir. Aynen görme engelli bir adamın dokunarak fili tarif etmesi gibi. Fili tarif ederken yalnızca dokunduğu yeri tarif etmesi gibi halbuki fil bir bütündür ve tek bir organdan oluşmaz. Bacak da öyle:
Lenf hastalıklarını hastalığını bilen, bacak şişliğini lenfödemden; yağlanma hastalığını bilen ise lipodemden, varisle ilgilenen ise herşeyi varisten ibaret görmektedir veya diğer sistemden şüphe ederse başka bir doktora yönlendirmektedir ama yönlendirdiği kişi de yine tek bir hastalıkla ilgilenmektedir. İşte tüm bu soru ve sorunların cevapları aşağıdaki videolarda anlatılmıştır:
Yukarıdaki gazete haberinin tam metni aşağıdaki renkli yazıda vardır veya haberin ayrıntıları için TIKLAYINIZ
NASA teknolojisi ile damar tedavisi
Bacaklara negatif ve pozitif basınç uygulayarak, toplardamarlardan geriye kan akımını hızlandıran cihaz ayak damar tıkanmalarına çözüm oluyor.
NASA’nın uzaydaki astronotların bacaklarındaki kan akımını düzenlemek için geliştirdiği cihaz, bacak damar tıkanıklıklarının ve bacak damarlarındaki kanlanma problemleriyle oluşan hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Geronteknoloji Merkezinde hizmete giren Vakum Terapi cihazı sayesinde kangren olup kesilecek ayaklar kurtuluyor.
Vakum Terapi Cihazı’nın vücutta ayaklardaki dolaşımı destekleyen ikinci bir kalp gibi çalıştığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül “Lenfödem toplumda 6.000 kişide bir görülen bir hastalık. Derin Ven Trombozu adını verdiğimiz tıkanıklıklar ise çok daha sık. Ayak damarlarının kanlanmasına yardımcı olduğu için her türlü damar hastalığının tedavisinde kullanılabilen bu tedavi yönteminde negatif ve pozitif basınç uygulanarak, toplardamarlardan geriye kan akımı hızlandırılıyor. Atardamarlardaki kan akış hızı ve dokuların oksijenlenmesi artırılarak yara-kas dokusunun iyileşmesi sağlanıyor. Farklı hastalıkların tedavisi için 16 programı olan cihaz aralıklı negatif basınç uygulaması sayesinde,tedavisi oldukça zor olan dolaşım kaynaklı hastalıklarda çığır açmış yeni bir metot” dedi.
Vakum terapisinin uzaya giden astronotların sağlıklarının korunması amacıyla geliştirildiğini anlatan Prof. Dr. Akgül “Uzayda yer çekimi olmadığından son derece sağlıklı olan astronotların dolaşım sisteminde problemler ortaya çıkıyor. Astronotlar günün belirli saatlerinde bu vakum cihazına girerek dolaşım sistemlerini normale döndürüyorlar. Bu cihazın tedavide kullanılması söz konusu olduğunda bir de basınç fonksiyonu eklenmiş” dedi.
"BACAĞINI KESECEĞİZ DEDİLER, 10 GÜN SONRA AYAĞA KALKTIM"
Özlem Tırış 26 yaşında bir ev hanımıydı. Her şey sağ ayak parmaklarının arasındaki kaşıntı ile başladı. Kaşıntı, kısa süre içinde bütün ayağını sardı. Bacağı kızardı ve diğer bacağının 2 katı kadar şişti. Ağrılar içinde kıvranırken acil servise gitti. Ağrı kesici verip gönderdiler. Bir süre sonra bacağında yaralar oluştu ve bacağı mosmor oldu. Antibiyotik tedavisine cevap vermeyince “Bacağını keseceğiz” dediler. Tırış, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül’e ulaştı. Tırış’a yapılan damar haritalaması işleminde iç varis ve ileri derecede lenfödem hastası olduğu anlaşıldı. Özlem Tırış’ın hastaneye geldiğinde ağır yaraları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akgül “Özlem Hanım’a bir seri tedavi uyguladık. Önce enfeksiyon tedavisine başladık. Bunun etkili olabilmesi için bacaklardaki ödemi azaltmamız gerekiyordu. O yüzden bu cihaza aldık. Beraberinde Oksiplazma dediğimiz iğneli tedavi, varisleri için de cerrahi operasyon yaptık” dedi.

