Günümüzde hastalık-bazlı karar verme süreçleri, hastayı kendi bakımına işbirlikçi ve partner olarak katan, sorumluluğu sağlık çalışanı ile paylaşan risk yönetimi süreçlerine dönüşmüş durumdadır. Riskli davranışların ne derece azaltılabileceği büyük ölçüde hastanın riski ve davranış değişikliğinin önemini kavramasına bağlıdır. Bu bağlamda sağlığın korunması, sürdürülmesi ve geliştirilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması konularında hastaların eğitimi ve desteklenmesi için periyodik muayene erken tanılamanın ötesinde önemli bir fırsat sunar. Hasta eğitimi, bireylerde sağlıkla ilgili herhangi bir davranışı, bilinçli ve gönüllü olarak kabul etmesini hazırlamak, olanaklı kılmak ve güçlendirmek için düzenlenen öğrenme deneyimlerinin bileşimidir. Etkin bir hasta eğitimi, hasta-merkezli, hastanın düşünce, inanç, algılarını göz-önüne alan, hastanın gereksinimlerine göre önceden planlanmış ve değişime hazırlık düzeyine göre yapılandırılmış, hedefleri net, uygulanabilir, uygun materyellerle desteklenmiş, hasta ailesi ve yakınlarını sürece dahil eden, zamana yayılmış ve süreğen bir eğitim sürecidir.
Motivasyonel görüşme, hastada davranış değişimini sağlamak için onun karşıt duygu durumunu ortaya çıkaran; bu karşıt duygu durumunun çözümlenmesi sürecinde hastaya empatik bir yaklaşım sergilenen ve hastanın önceliklerine dayanan, hasta odaklı bir danışmanlık yöntemidir. Klinik süreçlerde bu yöntem hemen her davranış değişikliği durumu için uygulanır. Genel yaklaşım her zaman motivasyonel görüşme sürecine uyarken davranış değişikliği açısından danışmanın hastanın hangi değişim basamağında olduğunu göz önüne alması ve görüşmeyi 5 A kılavuzu çerçevesinde sürdürmesi görüşmenin yapısı ve sonucun ulaşılabilirliği açısından önemlidir.
Çocuk sağlığı izleminin amacı; çocukluk çağında bazı hastalıklar ve sakatlıkları önlemek, önlenebilir ölümleri azaltmak, gelişimi desteklemek ve kişilerin sağlıklı erişkinler olarak yaşamlarını sürdürmelerini sağlamaktır. Çocuk sağlığı izlemi; öykü, fizik muayene, büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi, bağışıklık, tarama testleri ve sağlık danışmanlığını kapsayan bir temel sağlık hizmetidir.
Ergenlik dönemi, yaşamda özel önemi olan bir dönemdir. Bedensel, mantıksal, duygusal, sosyal ve ruhsal açılardan hassas bir zamandır. Genç erişkinliğe geçişte; beynin, bilişsel ve duygusal uyum ve özdenetim gibi gelişimsel alanları olgunlaşır, beceriler artar. Ancak bu dönemle birlikte; mortalite, sağlığı bozan davranışlar ve kronik sağlık sorunları da artar. Bu sağlık problemleri büyük ölçüde önlenebilir olduğundan; kanıta dayalı koruyucu tıp uygulamalarıyla birlikte sunulan sağlık hizmetleri, genç erişkinlerin sağlığını geliştirmek için çok önemli imkânlar sunar.
Özel sağlık danışmanlığının çok önemli bir parçası olan kadınlarda periyodik sağlık muayenesi bireye özgü yapılandırılmalı ve her birey için yaş, cinsiyet, aile öyküsü, kronik hastalığı gibi çeşitli risk faktörleri de göz önüne alınarak belirlenen aralıklarla kişinin muayene ve takipleri yapılmalıdır. Hastalık nedenleri; hormonal faktörleri, doğurganlık özellikleri; menapoz, gebelik ve loğusalık gibi özel dönemleri, fiziksel özellikleri; erkeklerden farklı ruhsal yapısı ile kadınlar bazı farklılıklar gösterirler. Sadece muayene ve önerilen testler ile hastalıkların erken tanısı değil aynı zamanda kadınlara danışmanlık ve eğitim hizmetini vererek hastalıklardan koruyarak; gereksiz tahlillerden kaçınıp kanıta dayalı tıp gerçeğine dayanarak kadınlarda sağlık danışmanlığı yapılmalıdır.
Erişkin dönemi 20-24 yaşlardan 60-65 yaşa kadar uzanan uzun bir süreyi kapsar. Hipertansiyon ve obezitenin en sık görüldüğü bu dönemde kalp hastalıklarından ölüm ilk sırada, kanserler nedeniyle ölümler ikinci sırada gelmektedir. Sağlık danışmanlığı bakımda sürekliliğe önem veren, sağlığı koruyucu ve geliştirici hizmetleri öncelikli olarak ele alan bir yöntemdir. Periyodik sağlık muayenesi (PSM)'nin istenilen amaca ulaşabilmesi, araştırılan hastalıkların özelliklerine, uygulanan tedaviye, mevcut tarama testlerinin ve taranan hastaların özelliklerine bağlıdır. Son yıllarda koruyucu girişimler ile enfeksiyon hastalıkları, aterosklerotik hastalıklar ve neoplastik hastalıklarda oldukça iyi başarılar elde edilmiştir. Ayrıca sağlıklı kişilerde kazalardan korunmak için alınan önlemler, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve düzenli egzersiz yapılması ile ilgili öneriler giderek önemli hale gelmiştir. Erişkin erkeklere tetanoz, risk altında olanlara hepatit B ve influenza aşılarını yaptırmaları önerilmektedir. Risk gruplarında 35 yaş üzeri olan kişilere 80-160 mg/gün aspirin proflaktik olarak önerilmektedir.

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün Özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız
FİBROMİYALJİ Hastalığı ve Tedavisi için ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız lütfen tıklayınız
FİBROMİYALJİ Hastalığı için tedavi olan hastaların yorumlarını görmek için lütfen tıklayınız
İLETİŞİME geçmek ve RANDEVU almak için lütfen tıklayınız