GERONTOLOJİK BİYOREZONANS İLE KABIZLIĞA SON
Sayın Hocam Ahmet Akgül,
Öncelikle psikolojik olarak rahatladım. Üzerimden 10 yıllık büyük sıkıntı olan kabızlık için hem görsel hem de ruhen rahatladığım için çok teşekkür ederim. İnsanlar bana "hamile misin" derken şimdi şaşırıyorlar beş seanslık gerontolojik biyorezonans tedavisi sonucunda.
Her gittiğim yerde "Bununla yaşamaya alış" dedi doktor ayrıca "senin genlerinde var bu hastalık" diye de ekledi. Şimdi ise kendimi çok rahat hissediyorum gerontolojik biyorezonans seansları sonrasında.
Hocama sonsuz teşekkürler ediyorum
Hacer SOYDAN
Kabızlık, dolaşım bozukluğu oluşmasında ve/veya var olan dolaşım bozukluğunun daha da kötüleşmesinde en önemli hastalıklardan biridir.
Toplumda çok yaygın görülen bir bozukluktur ve daha da kötüsü, bu rahatsızlığı ile yaşamaya alışmış veya "alıştırıldığı" için hastalarda bu durumu normal görüp tedavi arayışlarını bırakmışlardır. Bunu vücutlarının "yapısal" bir bozukluğu olduğuna inanıp, "benim bağırsaklarım tembel, o yüzden kabızlık yaşıyorum" demektedirler.
Peki, nedir bu kabızlık, dolaşım bozukluğu için önemi nedir, tedavisi var mıdır, yoksa gerçekten yapısal bir bozukluk mudur?
Gelin bu sorulara birlikte cevap verelim:
Kabızlık yani konstipasyon, normal bir dışkılama sıklığının ve dışkılama sırasındaki harcadığımız efor düzeyinin değişmesidir. Yani, normal bir kişide dışkılama yada büyük abdest denilen işlem günde 3 kereden haftada 4-5 kereye kadar değişmektedir. Toplumların beslenme düzeyine göre bu sıklık kendi içinde farklılıklar göstermektedir. Bu sınırlar içinde olmayan dışkılama işlemi kişide barsak sisteminde sorun olduğunun bir göstergesidir. Eğer dışkılama sıklığı haftada 3 den az ise ve dışkıyı çıkarmak için gereken süre yani ıkınma, normal ıkınma zamanının %25 inden fazla zaman alıyorsa bu duruma KABIZLIK denir. Ayrıca kabızlık şikayeti yaşayan hastada sert dışkılama, tam olmayan boşalma, karında rahatsızlık veya ağrı hissi, dışkılama esnasında çıkışta tıkanıklık hissi ve parmakla boşalmalar da görülebilmektedir. Kabız olan hastanın bu şikayet ve bulgulardan bir veya birden fazlası görülebilir.
Toplumda daha çok kadınlarda görülmekte olan bu hastalık, aslında bir hastalıktan öte birçok hastalıkta görülebilen bir şikayet ve/veya bulgudur.
Kabızlık dolaşım bozukluğu yapar, bu dolaşım bozukluğu hem atardamarlarda hem de toplardamarlarda olur:
1- Altta yatan kalp hastalığı varsa, uzun süre ıkınma ile vücutta çok miktarda oksijen tüketimine bağlı koroner damar yetmezliği yani kalp krizi riski olur. Aynı şekilde organ ve bacakları besleyen atardamarlarda yetmezlik olur ve hastanın damar tıkanıklığına bağlı şikayetleri artar.
2- Uzun süre ıkınma sonucu karın içindeki basınç artar ve bacaklardaki kan dolaşımını bozar, özellikle varis ve iç varisi olan hastalarda, kanın bacaklardan kalbe dönüşü bozulduğu için varise bağlı şikayet ve bulgular artar. Yani bacaklardaki toplardamar yetmezliğine ait sorunlar artar.
Kabızlık rahatsızlığına olan yaklaşım toplumdan topluma, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Batılı toplumlarda, toplumun %10-20 kadarı kendini kabız kabul ettiği için düzenli olarak laksatif yani dışkılamayı kolaylaştırıcı tedaviler kullanır ayrıca MİKRO VOLT BİYOREZONANS tedavisi alırlar.
Aslında barsak hareketlerinde yavaşlama kısmen yaşlanma süreci içinde de yer alan normal bir oluşumdur. Yetersiz lifli gıda alımından ve stres ilişkili olarak oluşabilen basit kabızlık, sık görülen ve kolay önlenebilen kabızlık formunu oluşturur. Bu durumda kabızlık problemi yeni oluşan ve geçici karakterdedir ve nispeten daha az problem yaratır.
Karın ağrısı veya rahatsızlık hissinin ön planda olup, kabızlık ve ishalin bir arada olduğu durumlarda tedavinin en önemli problemi karın ağrısı veya rahatsızlık hissi ile baş edebilmektir. Kolon yani kalın bağırsaktan dışkının geçiş zamanının uzadığı ve dışkılama sıklığının genellikle haftada 1 veya altına düştüğü yavaş "transit yani barsak geçiş kabızlığı' veya ‘kronik şiddetli idiopatik konstipasyon' olarak da adlandırılır ve kabız olan bireylerin %1-2 sini oluşturur.
Asıl tedavi problemi bu guruptaki kronik kabız olan bireylerde görülür. Bu gurubun ilaçlı tedaviye dirençli bireyleri için ameliyat önerileri de vardır fakat son zamanlarda geliştirilmiş olan MİKRO VOLT BİYOREZONANS ile başarılı sonuçlar alınmıştır.
Diğer bir grup ise, fonksiyonel yani dışkılama yapan organın kaslarındaki sorunlar örnek: "sifinkter bozukluğu" veya organik yani barsak veya anüsten "rektosel, doğum travması, hemoroid v.b" kaynaklı olabilen ve dışkının çıkış yolunda tıkanıklıklara bağlı oluşan kabızlıktır. Bu tip kabızlıklarda da ameliyat düşünülür ve sonrası MİKRO VOLT BİYOREZONANS ile hasta takip edilir.
Kabızlığı olan hastanın bu şikayetinin yeni mi yoksa uzun süre önce mi başladığı hem tanı da hem de tedavide önemlidir. Hastaya kan tetkiklerinin yanında karın ultrasonu, barsak grafisi, endoskopi, kolonoskopi yapılmalıdır. Yaşlı hastada kabızlık başlamış ve dışkısında kanama bulgusu varsa barsak kanseri için tetkikler önerilir.
10.



