https://www.ahmetakgul.com.tr/ Prof. Dr. Ahmet Akgül - Gerçekçi Anti-Ageing: Yaşlanmanın Anatomisi ve Sağlıklı Yaşamın Anahtarları

 

Yaşlanma ve Anti-Ageing Gerçeği: Bilimsel Gerçekler ve Gerçekçi Yaklaşımlar

Yaşlanma, insan vücudunun kaçınılmaz bir sürecidir ve zamanla ortaya çıkan değişiklikler, hem fiziksel hem de zihinsel fonksiyonlarda belirgin rol oynar. Anti-ageing ise, yaşlanmanın etkilerini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla geliştirilen stratejileri ve uygulamaları ifade eder. Ancak, piyasada sunulan pek çok “anti-ageing” ürünü ve yöntemi, bilimsel gerçeklerle örtüşmeyebileceği gibi, beklentileri karşılamayabilir. Bu yazıda, yaşlanma sürecinin bilimsel temelleri ile anti-ageing yaklaşımlarının gerçeğini ele alıyoruz.


1. Yaşlanma Sürecinin Bilimsel Temelleri

Yaşlanma, hücresel düzeyde meydana gelen bir dizi biyolojik değişiklikle birlikte gelişir. Hücre yenilenme oranının azalması, DNA hasarının birikmesi, serbest radikallerin etkisi ve hormon seviyelerindeki değişiklikler, yaşlanmanın temel etkenleridir. Bu süreç, organ ve dokularda fonksiyon kaybına yol açarak, zamanla genel sağlık durumunu etkiler.

  • Hücresel Yenilenme: Yaş ilerledikçe hücrelerin bölünme hızı yavaşlar, bu da doku onarımını olumsuz etkiler.
  • Oksidatif Stres: Serbest radikallerin artışı, hücre yapısında hasara ve yaşlanma belirtilerine neden olur.
  • Hormonal Değişiklikler: Özellikle menopoz ve erkeklerde testosteron düşüşü, vücut fonksiyonlarını ve metabolizmayı etkiler.

2. Anti-Ageing Yaklaşımlarının Temel Prensipleri

Anti-ageing stratejileri, yaşlanma sürecini tamamen durdurmak yerine, etkilerini minimize etmek ve yaşam kalitesini artırmak üzerine odaklanır. Bu stratejiler arasında yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme, egzersiz, medikal tedaviler ve cilt bakım yöntemleri yer alır.

  • Dengeli Beslenme: Antioksidan, vitamin ve mineral bakımından zengin bir diyet, hücre yenilenmesini destekler ve oksidatif stresi azaltır.
  • Düzenli Egzersiz: Fiziksel aktivite, kas kütlesinin korunmasını sağlar, kan dolaşımını iyileştirir ve genel sağlık durumunu güçlendirir.
  • Cilt Bakımı: Düzenli nemlendirme, güneş koruyucu kullanımı ve anti-aging cilt ürünleri, cildin elastikiyetini ve genç görünümünü destekler.
  • Medikal Müdahaleler: Hormon replasman tedavileri, lazer tedavileri ve diğer klinik uygulamalar, yaşlanmanın etkilerini yavaşlatmada kullanılabilir.

3. Anti-Ageing Gerçeği: Ne İşe Yarıyor, Ne Yarıyor?

Anti-ageing ürünleri ve tedavileri, popüler kültürde büyük yer alsa da, bilimsel kanıtlarla desteklenen yöntemler sınırlıdır. Birçok ürün, etkisini abartarak pazarlanmaktadır. Gerçek anti-ageing yaklaşımı, yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve gerektiğinde klinik müdahalelerin kombinasyonundan oluşur.

  • Doğru Bilgi ve Uygulama: Bilimsel verilere dayalı yöntemler, cilt ve genel sağlık üzerinde uzun vadeli faydalar sağlar.
  • Yaşam Tarzı ve Genetik: Her bireyin yaşlanma süreci farklıdır; bu nedenle, kişiye özel stratejiler geliştirilmelidir.
  • Klinik İzleme: Düzenli sağlık kontrolleri, erken teşhis ve uygun müdahaleler, yaşlanmanın olumsuz etkilerini minimize eder.

4. Sonuç

Yaşlanma kaçınılmaz bir süreçtir, ancak anti-ageing stratejileri sayesinde yaşam kalitesi artırılabilir ve yaşlanmanın etkileri yavaşlatılabilir. Bilimsel temellere dayanan yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme, egzersiz ve medikal müdahaleler, gerçek anlamda anti-ageing çözümleri sunar. Bu sayede, bireyler daha sağlıklı, daha enerjik ve daha kaliteli bir yaşam sürdürebilirler.

Web sitemiz, yaşlanma ve anti-ageing konularında güncel araştırmalar, uzman görüşleri ve pratik öneriler sunarak, ziyaretçilerimizin bilinçli kararlar almasına katkıda bulunmaktadır.

Yaşlanma genetik bir programla düzenlenen ve organizmayı çevresel faktörlerinde etkisiyle meydana gelen yapısal ve işlevsel değişmelerle ölüme getiren olaylar toplamıdır. Yaşlanma kronolojik (doğum tarihine göre), biyolojik (anatomik ve fizyolojik değişikliklerle), ekonomik, sosyal (yaşlının hayattaki rolü), psikolojik yaşlanma alt tipleri olarak sınıflanabilir. Yaşlanma bilimi Gerontoloji olarak tanımlanırken, yaşlıların sağlık sorunlarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen tıp dalı geriatridir.

Primer yaşlanma, yaşlanma sürecine bağlı olarak yapı ve fonksiyonlardaki bozulmadır ve hızı hücre ve dokuların yapısal ve fonksiyonel bütünlüğünün sürdürülmesi için çalışan DNA'yı serbest radikallerden korumak gibi mekanizmaların etkinliğine bağlıdır. Sekonder yaşlanma ise hastalıklar ve çevresel faktörlerin (Ekzos dumanı, sigara dumanı, ultraviole radyasyon) etkisiyle ortaya çıkan yaşlanmadır. Primer yaşlanmayı yavaşlatmak maksimal yaşam süresinde artmaya, sekonder yaşlanmayı yavaşlatmak ise ortalama yaşam süresinde artmaya sebep olmaktadır. 
 

Yaşlanma fenomeninin ardında ne yatıyor? 

 
Tek bir sebep mi yoksa multifaktöryel bir hadise mi?. 
 

Yaşlanmanın geciktirilmesinde ya da önlenmesinde koruyucu hekimlik uygulamaları, eğitim, yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz, çevresel fiziksel ve kimyasal olumsuz faktörlerin önlenmesi ve düzeltilmesi önemli rol oynayabileceği gibi; gerek modern tıbba gerekse de alternatif ve tamamlayıcı tıbba ait ürün, ilaç ve yöntemlerin kullanımı da günümüzde giderek popularitesi artan ve sıklıkla antiaging olarak tanımlanan bir yaklaşımdır. Herhangi bir organizmada tüm organlar aynı hızla yaşlanmayabilir. Herhangi bir organ aynı türün farklı bireylerinde aynı şekilde yaşlanmayabilir. Yaşlanma mekanizmalarının bilinmesi ve bunların her bireyde farklı hızda olabileceği gerçeği yaşlanmada bireysel çeşitliliği açıklamaktadır. Farklı türlerdeki yaşam sürelerinin belirlenmesinde DNA tamir derecesi ile maksimum yaşam süresi arasında belirgin ilişki vardır. Yaşam uzatılabilir mi, yaşlanma durdurulabilir mi soruları son yıllarda cevap aranılan soruların başında gelmesine rağmen asıl hedefin sağlıklı, aktif ve mutlu bire yaşlılık süresi geçirmek olması antiaging felsefenin kurallarındandır. Yaşlanma ile ilgili çok sayıda kuram ve varsayım vardır. Temel olarak yaşlanma teorileri programlı yaşlanma ve wear ve tear tipi (yıpranma) yaşlanma olarak ikiye ayrılmaktadır. Programlı yaşlanma organizmanın içinde varolan kontrol mekanizmasıdır. Embriyolojik veya seksüel gelişme gibi genlerin düzenlenmesi ile ilgilidir. Yıpranma tipi yaşlanmada ise kontrol mekanizması mevcut değildir ve çevresel etkenlerin tümü ( radyasyon, kimyasal zehirler, metal iyonlar, serbest radikaller, glikasyon,vb.) etkilidir.  Gerçek anlamda antiaging bu yaşlanma mekanizmlarındaki süreçleri önlemek ve geri döndürmekle ilgili olmalıdır. 
 

ANTIAGING NEDİR?

 
Yaşlanmayı önlemek, durdurabilmek, geriye döndürmek, yavaşlatabilmek, ölümsüzlük farklı kavramlardır. Bu sebeple antiaging konusu tartışılırken neyin kastedildiği önemlidir. Medikal anlamda antiaging bir yandan yaşam tarzı değişiklikleri, koruyucu hekimlik uygulamaları, eğitim ve hijyen, modern ve alternatif tıbba ait ilaç ve yöntemlerle kişinin yaşam kalitesini ve veya ortalama yaşam süresini arttırmayı amaçlarken; bir yandan da moleküler ve genetik anlamda çalışmalalra insanın maksimum yaşam süresinin uzatılması konusunda çalışmaları hedefler.
 
En basit anlamda az kalori alarak, yani serbest radikalleri azaltarak ortalama yaşam süresi uzatılabilir ancak kesin ve ne kadar olacağına dair kanıtlar yeterli değildir. Bol sebze , meyve kuru baklagil tüketmek yeterince antioksidan almamızı sağlar, dışarıdan vitamin ya da ilaç olarak antioksidan vermek konusu tartışmalıdır. Düzenli ve ölçülü egzersiz ve dünyaya iyimser bakan bir bakış açısı ve kayat içerisinde sosyal olmada birer antiaging yöntemidir. Yaş ilerledikçe genlerin rolü azalır ve 80'li yaşlardan sonra kişinin daha önceki ve mevcut yaşam tarzı ortalama yaşam süresince daha belirleyici olur. Antiaging tedavi non farmakolojik tedavi ve farmakalolik olarak ikiye ayrılır. Nonfarmaklojik tedavide Akıl-vücud bağlantısı (imagery, yoga, tai chi, hipnoz), Dokunuşun gücü (aromaterapi, masaj, chiropati), Ev tedavileri (müzik tedavisi, pet tedavisi, ışık tedavisi, snoezelen, enerji tedavisi, akupunktur, akupressure) sık uygulanan yöntemlerdir. Farmakolojik olarak ise konvansiyonel tıp (modern tıp) hormon tedavisi, vitamin tedavisi, koruyucu hekimlik uygulamaları gibi konuları kullanırken; Alternatif ve tamamlayıcı tıp ise kontrollü çalışmaları olmayan ancak uzun sürelerdir her bölgede farklı çeşitlilikte ve isimlerle ve endikasyonlarla verilen ilaç tedavilerini (şifalı bitkiler, karışımlar) kullanır. Burada sorun alternatif tıbbın kanıta dayalı ispatlarının yetersiz olması, pahalı ancak sık kullanılıyor olması ve güvenilirlik datalarının çoğu zaman bilinmemesidir. Kanser, Demans, HIV gibi bir çok hastalıkta ve özellikle yaşlanma konusunda modern ya da konvansiyonel tıp çok önemli mesafeler katedemediği için alternatif ve tamamlayıcı tıp ürünleri dünyanın her yerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Gelecekte yapılması gereken alternatif ve tamamlayıcı tıpla modern tıbbı kaynaştırmak ve harmanladıktan sonra güvenilir, etkin tedavi yöntemleri bulmaktır. Antiaging farmakolojik tedavi temel olarak eksik hormonları yerine koyarsak; Hayatı ebedi kılabilir miyiz veya yaşlanmayı geciktirebilir miyiz yada en azından sağlıklı yaşlanmayı sağlayabilir miyiz sorularından yola çıkmaktadır.
 
Bu hormonlar arasında Östrojen, Testesteron, büyüme Hormonu, dihidroepiandrestion, Pregnenalon, Vitamin D ve Human koriyonik gonodotropin yer almaktadır. Ancak günümüzde vitamin ve hormone preparatlarının yaşlanmayı yavaşlattığı iddiaları henüz yeterli kanıtlara kanıta dayanmamakta, toplumu yanlış yönlendirmektedir. Bu iddialar güvenilir ve etkin girişimlerin gelişimini engellemekte, yaşlılığı hastalık gibi tedavi etmeye ilişkin yanlış iddia ve sahte ilaçlar ortaya çıkmaktadır. Antiaging tedavi ile antiaging adı altında kontrolsüz, sahte, pahalı, abartılı ve zararlı, çıkara yönelik piyaasa uygulamalarını birbirinden ayırtetmek gerekir. Antiaging ile ilgilenen bilim adamlarının bir kısmı antiaging muayene adı altında genel muayenenin detaylı ve bol miktarda tetkik içeren halinden oluşan bir de- ğerlendirme yöntemi önermişlerdir. Ancak aslında her tettkikin ne kadar sıklıkta yapılacağı ve herkese yapıldı- ğınds ne kadar kosteffektif olacağı konusu tartışmalıdır. Sağlık sigorta sistemleri antiaging ile ilgili tetik ve tedavileri karşılama konusunda kanıtların azlığı sebebi ile isteksiz kalmaktadır. Bu değerlendirmede kişinin uyku, egzersiz, beslenme alışkanlıkları, cinsel sağlığı, stres ve duygudurumu, sigara, alkol alışkanlıkları, vücut kitle indeksi, lipid değerleri, homosistein, kan şekeri, CRP düzeyi, gibi faktörlerin yer alması yararlıdır. Ancak fibrinojen, serumda total oksidatif kapasite, lenfosit formülü, immunoglubülinler, detaylı hormon analizi, IGF1, DHEAS, melatonin , HBA1C gibi tektiler dahi rutin olarak uygulanmaktadır. Bu tür tetkiklerin her kişide antiaging amaçlı bakılmasının ne yararı getireceği konusunda kanıt yoktur ve kosteffektif bir yöntem değildir. Bu sebeple mevcut antiaging tedavi kişinin talepleri ve ekonomik gücüne göre uygulanan kanıtlları az olan bir takım uygumalardan ibaretken, yaşam tarzı değişiklileri ve koruyucu hekimlik uygulamarı gibi daha az maliyetli ve daha etkin oldukları gösterilmiş yöntemler sosyoekonik seviyeden bağımsız herkese uygulanabilmektedir. Uluslar arası antiaging derneğinin 15.000 civarında üyesi vardır.
 
Bu anlamda var olan aktivite ve uygulamaların denetimi, tanınması ve kanıtlarının ortaya konması yararlı olcaktır. Yaşlanmayı önleme konusunda duyduğumuz herşey abartı değildir, laboratuvar hayvanlarından alınan sonuçlar cesaret vericidir. Ancak genetik modifikasyonlar ve istemli kalori kısıtlaması insanlarda ciddi olarak gözönüne alınacak girişimler olarak görülmemelidir. Son 50-100 yıldaki gerçek antiaging modern tıp, hijyen ve koroyucu hekimlik, yaşam tarzı değişiklikleri ve eğitim ile ortalama yaşamın 50'lerden gelişmiş ülkelerde 85 lere çekilmesidir. Günümüzde antiaging tedavi temelde Kalp damar sağlığının korunması, doğru hormon dengesi, Antioksidan-vitamin-mineral ve fitokimyasal destekler, sağlıklı yaşam biçimi (Doğru ve dengeli beslenme, fitokimyasallar, lifler, protein-yağ-karbonhidart dengesi, bol su içilmesi, obesitenin önlenmesi, akşam yemeğinden vazgeçmek(akşam yemeğini düşmanına bırak-çin atasözü), ölçülü ve kontrollü egzersiz (yürüme, yüzme, güçlendirme egzersizleri, yeterli zihinsel aktivite, stresle başa çıkma, çevresel risklerden kaçınma (çevre kirliliği, sigara, alkol, hava kirliliği, ağpır metaller, mikrodalga, cep telefonu, güneş ışınları, radyoaktif ışınlar, elketromanyetik dalgalar), sağlıklı uyku, normal seksüel aktivite, cilt ve saç bakımı) ve zayıflamış immün sistemi güçlendirme olarak 5 alanı içermektedir5 . Günü- müzde üzerinde sıklıkla durulan antiaging tedavi ilaçları tarasında vitamin E ve C, beta karoten, selenyum, krom, Koenzim Q10, Dehidroepiandrosteron, Sarımsak, Gingko Ginseng Üzüm Çekirdeği Östrojen Testosteroni İnsan Büyüme Hormonu yer almaktadır.  

 

ALTERNATİF VE TAMAMLAYICI TIP NEDİR, NE İŞE YARAR ?

 
Alternatif ve tamamlayıcı tıp özelikle antiaging tedavi ve kanser, ağrı gibi bazı hastalıkların tedavisinde sıklıkla uygulanmaktadır. Alternatif tıp ve yaşlanma çok eski çağlardan beri vardır. Dünyada alternatif tıp ürünleri sıklıkla kullanılmakatdır. Amerikada %43. Çinde alternatif tıp modern tıp gibi kabul edilirken, batı tıbbı alternatif tıp olarak nyer alamkatadır. Çoğı doktor her ikisinin karışımını uygular. Alternatif tınbın yaygınlığı, kanbul görmesi toplumlar arasında farklılıklar gösterir. Avrupada ise fransada homeopati, almanyada bitkisel tıp, kuzey avrupada refleksoloji-şiropraksi-masaj sık kullanılır. En çok kullanılan yöntemler şiropraksi, diet destekleri, spirutial iyileşme(ruhsal-psikolojik, imagery, masaj, relaksasyon, akupunuktur, ayurveda, homeopati, ytoga, hipnoz yer almakatdır.
 
Temel olarak 5 grupta incelenir. Birinci grupta alternatif medikal sistemler (homeopati, ayurveda, naturopatik tıp..), ikinci grupta ruh vucut ilişkileri ( meditasyon, dua, mental iyileşme, hipnoz..), üçüncü grupta biyolojik terapiler (herbal ürünler, -ginseng, ginko, vitaminler, köpekbalığı kıkırdağı...), dördüncü grupta manipulatif veya vucut temelli işlemler (masaji şiropiraksi, osteopatik manupilasyon, akupunktur) ve beşinci grupta enerji tedavileri ( magnetik tedavi, reiki ). Bazı alternatif yöntemlerden kaçın8ılması önerilemketdir. Hücre tedavisi immun sistemi desteklemek ve canlılığı arttırmak amaçlı memeli hücrelerinin veya hücre ekstrelerinin vucuda enjekte edilmesi isviçrede yapılmış, ünlü kişilerde var ancak sakıncalı. Venom injeksiyonları(RAQ, MS, artrti), iridology, şelasyon tedavisi ( edta ile demir-bakır), kanıtlanmamış çeşitli bitkisiel tedaviler bunların arasındadır. Alternatif tıp sıklıkla tıp fakültelerinde eğitim programlarında yer aşlmaz, sağkıl sigorta sistemlerince karşılanmaz ve genelde doktor dışı kişilerce uygulanır. Son yıllarda batı tıbbında da eğitim programalarına alternatif tıpla ilgili dersler konulmaktadır. Alternatif tıpta beyin vücut ilişkisi ömemlidir. %30 yakın plasebo etkisi olduğu gösterilmiştir. Alternatif tıp üzerindeki bilgilerimizi ve çalışmalarınmızı arttırömalıyız çünkü alternatifyıp kjullanımı artıyor. Hastalara alternatif tıbbın etkili olduğuna imnnaıyor, ancak doktorlarına söylemiyor, tıp öğrencileri ve doktorların bu konularda kanıta dayalı bilgi sahibi olma isteği var, ve bugün tedavi edemediğimiz hastalıklarda alternatif tıbbın ne kadar hangi hastalıkta kime işe yarayıp yaramayacağının kanıtlanması lazımdır. 
 

ANTIAGING ve YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

 
Gerçekte antiaging felsefe yaşlanmaya sebep olan biyomedakal olayaları düzenlemek, yaşlanmanın sonuxu ortaya çıkan psikolojik değişkilkleri azaltmak ve tedavi etmek ve kişinin yaşlılıkta sık görülen hastalıklara yakalanmasını engellemeyi hedeflemektedir. Eğitim, medya, koruyucu hekimlik uygulamaları ile kişilerde bir sağlıklı yaşlanma bilinci oluşturulması en önemli ve sonuca varan ve güvenilir bir antiaging tedavi yöntemidir. Ancak medyanın magazinel bilgiler yerine kanıtlara daha çok yer vermesi ve doğru yönlendirmesi önemlidir ve bu konuda çok fazla sorumluluk düşmektedir. Geriatri ve antiaging alanında çalışna akademsiyenlerinde bilimsel işbirliğine ihtiyaç vardır. Doğru ve dengeli beslenme, egzersiz, sigara ve alkolün bırakılması veya kullanılmaması, obesitenin önlenmesi en önemli yaşam tarzı değişiklikleri ve antiaging tedavi yöntemleridir. Sigara gelişmiş ülkelerde ölümün majör bir önlenebilir nedenidir.Ömür boyu sigara içen kişilerin üçte biri sigaraya ait bir komplikasyon nedeniyle erken olarak ölmektedir. Kanser ölümlerinin %30'u sigara ile ilişkilidir. Alkol sigara ve obesiteden sonra 3. önlenebilir ölüm nedeni alkoldür. Antiagingle ilgili çalışma yapmanın zorlulkları vardır.  
 
Çalışmaların çok azında, yaşam süresine etkiyi de- ğerlendirecek patoloji veya biyomarker değerlendirmesi vardır. Girişimleri değerlendirmek, standart oluşturmak, protokol tasarımı, fikir birliğioluşturmak amacıyladeneyimli bir araştırmacı grubu biraraya gelmelidir. Yaşlanmayı durduran girişimlere ait zamansız iddialar, zayıf ve anekdotal kanıtlarla desteklenmiş yaşlanmayı önleme gerontoloji toplumunda sönük bir imgeye sahip olmuş- tur. FDA yaşlanmayı önlediği iddia edilen ilaçların denetiminin gerekliliğini kabul etmiştir. Yaşamı uzatmaya yönelik girişimleri sıkı denetleyecek yaşlanmayı net olarak belirleyen biyomarkerler yoktur. Yaşlanmayı önlediği iddia edilen uygulamaların savunucuları geliştirilen medikal ve bilimsel girişimlerle artık yaşlanmanın yavaşlatılabileceği durdurulabileceği geri döndürülebileceğini söylemektedirler. Bilimsel kanıtlarla yeterincedesteklenmediği halde yaşlanmayı durdurduğu ileri sü- rülen ilaç, vitamin kokteylleri ve hormon karışımlarını savunanların iddiaları ticari kaygılara dayanan bilinçli yalanlar ve yanlış yönlendirmelerdir. Yanlış toplumsal algılama ve pazarlama sağlık harcamalarının israfına yol açmaktadır. Toplumun yaşlanma konusundaki yasal bilimsel araştırmalardan haberdar olmasına engel olmaktadır. 
 
Yaşa bağlı hastalık riskini azaltmak, yaşlanma belirtilerini maskelemek olası iken, giderek gençleşmek olanaksızdır. Moleküler bütünlüğün degradasyonunu geri döndürmekle mümkün olabilir. Günümüzde, vücuttaki tüm hücre, doku ve organların replasmanı gibi olanaksız bir beceri göstermek dışında gençleştirmenin yolu yoktur. Yaşlanmayı durdurmaktan çok kişinin yaşam süresi uzatılmaya çalışılmalı, eğitime, yaşam tarzı değişikliklerine daha fazla önem verilmelidir. Medyada ve internet sitelerinde yaşlanmayı durdurma yöntemleri üzerine geniş bilgi içermektedir. Ancak birçok iddialı girişimi destekleyen yeterli bilimsel kanıt yoktur. Doktorlar hastalarının sorularını yanıtlamak için bu konulardan haberdar olmalı ve medikal literatürü bu yöndede takip etmelidir. Önerilen tedaviler verilmeden önce kar zarar oranı düşünülmeli ve yasaların uygun görmediği ilaçlar verilmemelidir. Genetik mekanizmaya sahip olduğu iddiasındaki tedavilerin kanıtları yetersizdir. Toplum yaşlanmayı yavaşlattığı, durdurduğu, geri döndürdüğü iddiasındaki ürünleri kullanmamaları için uyarılmalı ve yeterince bilgilendirlmelidir. Tıp bilimi ise "davranış değişikliği- yaşam tarzı değişikliği ve eğitim konuları üzerinde daha fazla önem vermelidir. Sigara-alkol içmeme, güneş ışığına maruz kalmama, zayıflama, egzersiz, stresin azaltılması, ruhsal sağlığın korunması ile sağlık ve zindelik her yaşta arttırılabilir Modern tıp ve alternatif tıp bir araya getirilmeli ve bu konularda çalışmalar arttırılmalıdır. 

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.