YARALAR GEÇMİYOR

Merhaba babam 87 yaşında bacağındaki yaralar 3 aydır geçmiyor. Kalp damara gittik 2 bacağında da tıkanıklık yok. Kan tahlillerinde de anormal bir durum olmadığı söylendi. Cildiye bölümüne gidiyoruz. Dr. sürekli antibiyotik kullanmak gerekli dedi fakat 3 aydır bir değişiklik yok. Bir de 100/2 barik asit içeren pansuman sıvısı ile pansuman yapıyoruz, ama sonuç değişmedi 3 aydır. Bursa’da ikamet ediyoruz.

Ayağımdan Tedirginim

Merhabalar öncelikle başarılar. Ben 1 yıl önce Ankara merkezinde profesör tarafından damar yapıştırma ameliyatı oldum. Venöz ülser yaram vardı geçti, 2 sene yine bu sefer eski yaraya çok yakın bir yerden tekrar yara açıldı. Hoca ana damarlarda sıkıntı yok, iki küçük damarda yine kacak var deyip tekrar onları da yapıştırdı. O acılan yarada kapandı, ama hala çorap kullanıyorum. Bazen sızlamalar oluyor korkuyorum aslında. Kontrole gitmek istiyorum ama muayene ücreti ameliyat ücreti korkutuyor artık beni. Maddi sıkıntılarım var ama ayakta önemli çaresiz kaldım sağ olsun ameliyatı yapan hoca 2 inci ameliyat için ücret almadı. Hala ayağımdan tedirginim Ahmet hoca bana yardım edin

Ne Önerirsiniz

Hocam benim annem 70 yaşında, 4 yıl önce bypass ameliyatı geçirdi. Ameliyattan sonra 8 ay enfeksiyonla uğraşıldı. Plastik cerrah bir işlem yaptı, 3 yıl boyunca durdu bu yıl tekrar akıntı oldu ameliyat yerinden. Kendisinin şeker tansiyonu var ne önerirsiniz.

AÇIK YARA OLUŞTU

Bacağımı üç ay önce plastik kasaya çarpmam sonucu derim ayak bileğimden soyuldu. Ben bunu bir cerraha diktirdim ve sürekli pansuman yaptırdım bir ay sonra dikişleri aldılar ama deri çürümeye başladı ve açık yara haline geldi. Beni bir plastik cerraha gitmemi söyledi, gittim. Bana iki krem yazdı pansumana devam dedi ama yaram üç aydan beri iyileşmedi. Önceden beri ayaklarımda şişlikler oluşmaktaydı.

dvt-2.jpg

 

 



Yukarıdaki gazete haberinin tam metni aşağıda renkli olarak verilmiştir, ayrıca orijinal haberi görmek isterseniz lütfen TIKLAYINIZ.

23 yıl sonra yürümeyi hatırladı

47 yaşında uzun yıllardır iki bacağında da iç varis ve bu varislere bağlı olarak bacaklarında yaralar bulunan erkek hasta, birçok uzmana başvurmasına rağmen bir sonuç elde edemedi. Ömür boyu bu hastalıkla yaşaması gerektiği cevabını alan hasta, Prof.Dr.Ahmet Akgül sayesinde hastalığından kurtuldu.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Akgül ve ekibi, yaklaşık 23 yıldır iç varis hastası olan ve yürümeyi neredeyse unutmuş hastayı sağlığına kavuşturdu.

“VARİS, YALNIZCA, TOPLARDAMAR KAPAKÇIĞINI TANIYABİLEN VE ONARABİLEN CERRAHLAR TARAFINDAN TEDAVİ EDİLEBİLİR"

Konu ile ilgili detayları, hastanın varis yaralarını tedavi edip tekrar yürümesini sağlayan ünlü varis doktoru Prof. Dr. Ahmet Akgül, şunları söyledi: “Varis, bir damardır yani bir damar hastalığıdır, yalnızca estetik bir sorun değildir. Damar olduğu için de kalp ile bağlantılıdır. Varis tedavisi yapacak doktorun, her türlü kalp ve damar ameliyatı ve tedavilerini "aktif" olarak yapan cerrah olmalıdır. Yalnızca bacağın derisindeki yeşil, mavi, kırmızı kılcal varisler ile ilgilenilirse tedavi tamamlanmaz ve ileride daha büyük sorunlar ortaya çıkar. Şaban Bey gibi yüzlerce hasta var, tedavi edildiği düşünülen ama esas tedavi için bize gelen. Nedeni, “varis" tedavisinin hem hastalar hem de doktorlar tarafından kolay zannedilmesi. O nedenle farklı birçok branştaki doktorlar varis tedavisi yaptığını iddia etmekte. Varis tedavisi, varise neden olan toplardamardaki kapakçık yetmezliğinin tedavisiyle sonuçlanmalıdır. Bu tedavi gerçek bir tecrübe ve deneyim gerektirir.
Yalnızca köpük, iğne, lazer, radyofrekans yapıp hastanın varisinin nedeni bilinmedikçe varis tedavi olmaz, bir sure sonra hastada varis yarası oluşur. Varis, yalnızca, toplardamar kapakçığını tanıyabilen ve onarabilen cerrah tarafından tedavi edilebilir.
İşte Şaban Bey de yıllarca bu şekilde varis “tedavisi" olmuş. Sonunda da şikayetleri geçmemiş ve her iki bacağında çok yaygın yaralarla bize geldi. O zamanki sorunu yalnızca varis yarası değildi, yıllarca hareketsiz kaldığı için bacak kasları erimiş, diz ve ayak bilekleri de katılaşmıştı. Zaten kendisi de hayattan zevk almayan, depresyonda idi. İşte burada da farklı bir tedavi devreye giriyor, kronik varis ve özellikle varis yarası olan hastaların tedavisi organize olan, koordineli çalışan tecrübeli bir ekip tarafından yapılmalıdır. Biz böyle bir ekiple tedavi ediyoruz. Ekibimizde, damar radyoloğu, fizyoterapist, psikolog, yara bakım uzmanı, estetisyen, dermatolog, damar cerrahı, ayak bakım uzmanı, enfeksiyon doktoru, diyabet doktoru mevcuttur. Önemli olan Şaban Beyin, varis yaraları için, "bu yara neden oldu?" sorusunun cevabıydı. Daha da önemlisi yaraya neden olan bu nedenin düzeltilmesiydi. Biz, varis ve varis yarası tanısı için yalnızca Doppler yapmıyoruz, “damarları haritalıyoruz". Şaban Beyin de bacak toplardamarlarını haritaladık, sorunun toplardamar kapakçıklarında kaçak olduğunu tespit ettik. 20 seneyi aşkın bir dönemdir yalnızca “yatakta yat" “bu hastalıkla yaşamaya alış" denilen Şaban Beyin tek sorunu varis kapakçıklarının çalışmamasıydı. Ameliyatta, AKGÜL tekniği adı verilen yöntem ile, hastanın kapakçıklarını onardık ve şikayetleri geçti."

BU HASTALIĞIN TEDAVİSİ YOK, BUNUNLA YAŞAMAYA ALIŞ, ÇALIŞMA ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR YAT"

Tedavinin devamı için de Prof. Dr. Akgül şöyle devam etti: “Hastamız yürüyemiyecek kadar bacakları bozulmuştu. Bu genç yaşta hasta yatağına mahkum edilmiş, hareket etmesi yasaklanmıştı. Bu durum da çok yalnış. Günümüzde hiçbir hastamıza, ameliyat veya tedaviden sonar yat demeyiz, aksine hep hareket etmeyi öneririz. Varis tedavisi veya ameliyatı yaptığımız her hastayı hemen ayağa kaldırır hareketli olmasını sağlarız. Yatmakla varis pıhtısı ve varis yarası artar. O nedenle Şaban Beyi tekrar yürümeyle barıştırdık. Ayağa kalkamayan hasta şu anda klinikte 3-4 km yürüyor. Son olarak şunu da belirteyim, her hastalığın tedavisi var, hiçbir hastaya “bunun tedavisi yok, bununla yaşamaya alış" denmemeli ve her hastaya mutlak hareket ve hareketli yaşam önerilmelidir."

''HAYAT ŞİMDİ GÜZEL''

47 yaşındaki hasta Şaban Arslan,''Yıllardır iç varis hastasıyım ayaklarımda hem iç varis hem de bu iç varisi bağlı yaralar vardı. Bu hastalık ilk olarak 1992 yılında sağ bacağımda başladı. 10 sene sonra da diğer bacağımda oluştu. 1994 yılında da hastalığımın tanısı kondu. Tedavi için Karabük ve Ankara da gitmediğim hastane kalmadı ancak hiçbirinden olumlu bir yanıt alamadım. Daha sonra İzmir'de bir hastanede 2 bacağımdan da ameliyat oldum. Fakat 3 ay sonra bacaklarımdaki yaralar tekrar oluşmaya başladı. Ve tekrar hastanelerin yollarını tuttum. Bu sefer İstanbul'da bir kaç uzmana gittim ama hepsinden aynı cevabı aldım. ''Bu hastalıkla yaşamak zorundasın bu hastalığın tedavisi yok''cevap buydu. Bana çoğunlukla yatıp dinlenmem gerektiğini de söylemişlerdi. Ben de aynen öyle yaptım ancak zamanla hastalığım daha da kötüye gitmeye başladı. Neredeyse artık yürüyemiyordum. Bacaklarıma buz torbaları koyarak uyuyabiliyordum. Hastalığımla birlikte psikolojim de bozulmuştu. Bütün ümitlerim tükenmişti. İşte tam bu sırada imdadıma Prof.Dr. Ahmet Akgül yetişti. Hemen ameliyat oldum. İlk önce sol bacağımdan ardından sağ bacağımdan ameliyat geçirdim. Şu anda da yara bakım ve fizik tedavi görüyorum. Adım atmakta zorlanan ben artık gayet rahat yürüyebiliyorum. Sağlığım yerimde şükür. Bugün sağlıklı ve mutluysam Prof.Dr. Ahmet Akgül ve ekibine borçluyum. Hepsine sonsuz teşekkürler ediyorum'' dedi.

AKINTILI YARA

Annem 80 yaşında beyin kanaması (22yıl) geçirdi ve sol tarafı felç. Sol bacağın diz kapağında tüberküloz teşhisi konulup parça alındı. Bu güne kadar 2 bacağı da dizden sonrası şiş, şu 2 aya yakın sol bacağında büyük yara oluştu. Yara su akıntı ve kan akıntısı vardı. Kalp damar cerrahisine ve iç hastalıklarına gittik. Sonuç temiz. Artık kadın ağrılara dayanamadığından aile hekimimize 3 hafta önce verdiği antibiyotik iğne ve yarayı temizlemek içim verdiği ampül ilaçla 3 güne kadar yara gitti, şişkinlik indi ama ilaçlar bitince dün gene akıntı ve yara pancar gibi kırmızı. Hangi tedavi ve sonuç için nasıl yardımcı olursunuz?

ŞİŞLİK NEDEN OLMUŞ?

2.5 yaşında erkek yeğenim var. Cumartesi gününden beri sağ koltuk altının bittiği yer ile kürek kemiği arasında yaklaşık 1 tl büyüklüğünde sert bir şişlik var. Çok korkuyoruz bu bir tümör mü, neden olmuş olabilir? Bu şişlik sert, Renksiz ve uç kısmı hafif sarımsı ve acımıyor.2,5x1.5 büyüklüğünde. Şu ana nasıl bir yol izlemeliyiz? Cevap verirseniz çok sevinirim. İyi çalışmalar.

KAPAK TAMİRİ

Hocam merhaba. Öncelikle başarılı çalışmalarınız için çok tebrik etmek isterim. Ahmet hocam annemin rahatsızlığı ile ilgili rahatsız ettim sizi. Hocam annem 1996 yılında çift kapak değişim ameliyatı oldu ve 2016 yılında da aort damarı değişimi ve kapak tamiri ameliyatı oldu. Hocam annemin varisleri de oldukça ilerledi, dopler sonunuca göre "ameliyat olması gerektiğini" belirtti doplere çeken doktor ancak "kalp damar cerrahisi, kapak ve aort değişimi ameliyatlarından dolayı ameliyat olamayacağını" söyledi hastanedeki uzman doktor. Hocam şimdi de varis üstünde ekzama başladı ve çok ciddi yaralar var. Hocam biz Ankara'da oturuyoruz, hastalarınızdan gelen dönüşleri okudukça "maşallah" diyorum, hocam annemin kontrolü için sizin de görüşünüzü almak istiyorum, sonuçları falan önceden size mail ile ulaştırma şansım olur mu muayene öncesi, yoksa İstanbul'a gelmemiz mi gerekir? Hocam saygılarımla.

KASIK DAMARI TIKANDI VE AMELİYAT OLDU AMA

Merhabalar. Hocam, eşimin 2008 de kasık damarı tıkandı, buna bağlı olarak sağ ayak parmakları alındı. Kasık damarına iki kez müdahale edildi. Şu anda kasık damarının tekrar tıkandığı fakat "damara müdahale edilemeyeceği, edilirse ayağı kaybetme riski olduğu" söyleniyor. Eşim Eskişehir ... kalp damar cerrahisi bölümünde tedavi gördü. Buradan sonra da ... hastanesi yara tedavi bölümünde 15 gün yattı. Fakat şiddetli sancıları devam ediyor. Buna ne yapılabilir? Bilgi verirseniz memnun olurum. Selam ve saygılarımla.

AYAKTA YARALAR VAR

Babam buerger hastası ve sağ ayak baş parmağı çapa eğitim araştırmada kesildi. Yaklaşık 3 yıldır ağrılar içinde. Sigarayı yaklaşık 9-10 ay önce bıraktı fakat ayak üstü yaralar ve şiddetli ağrılar devam ediyor mümkün ise sizlere de göstermek ve muayene olup tedavi olmak istiyoruz. Şimdiden çok teşekkür ederim elleriniz ve siz dert görmeyesiniz.

İLERİ DERECE VARİS ÜLSERİ

Ahmet bey, sizi bir haftadır araştırdım. Babamda ileri derecede varis ülseri var. Yaralar açıldı, ayağı kesilme noktasına geldi. Doktorlar “hiç bir çaresi yok” diyor, lütfen yardımcı olur musunuz?

AYAKLARA ATEŞ BASMASI

Merhaba, annemin ileri derecede varisleri var ama tedavi edilebilir mi bilmiyoruz. Risk faktörleri açısından da tedirginiz. İşe yarar mı bilmiyorum ama annemin hastalık geçmişini de ekleyeyim : 2008 yılında tuberküloz peritonit ve karaciğer apsesi teşhisi ile Ankara’ da tedavi oldu. Şu anda migren, belinde 6 noktada fıtık ve sağ omzunda yırtık var. En son gittiği doktor Modet 500 mg kapsül verilmişti. İsterseniz sonuç raporları ve varis görüntülerini de atabilirim. Bir de annem ayaklarına sürekli ateş bastığını söylüyor. Dönüş yaparsanız çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar.

YARA NEDENİYLE AKŞAMLARI UYUYAMIYOR 

Hocam öncelikle kolay gelsin, hocam annemin ayağinda yara çıktı 3 ay önce deri soyuldu ve siyah bi tabaka seklinde birr sürü krem kullandik 1 aydir faydasi olmadi aksine yara büyüdü, en son cekilen renkli doplerde samsunda  preferik artel teshisi kondu .,hocam yarası çook şidetli arimaktadır, 1 aydir uyuyamiyor her gece ağliyor ağridan gunde 1 saat belki uyumakta.Bir türlü tedavide ilerleyemedik sinoptan istanbula geldik , şuan ...... hastanesindeyiz ve hastaneye yatali 1 hafya  oldu,ilomedin diye bir damar açici ilaç veriyolarmis, ama hastaneye yatali ayaklarindan hic doplerr ve bazi cihazlarla cekim yapmadilar eski tetkiklere gore hareket ettiler,ve hastaneden hic memnun  degiliz .hocam korkiyorum ayagi ilerliyecek diye,suan hastaneden caresizce beklemekylteyim annem yanimda agliyor agrilari cook  ne yapmamiz lazim allah rizasi icin yardimci olurmusunuz, teşekkür ederim. 

BACAKTA BÜYÜYEN MORLUK

leke.png
Prof.Dr.Ahmet Akgül Bey'in dikkatine,

Merhaba,

Eşimin  teşhisini ve tedavisini koyamadığımız  sağ bacağında  büyüyen morluklar, sertlik ve lekeler mevcut.(ekte resimde görebilirsiniz.) rahatsızlığıyla ilgili hiçbir gelişme olmuyor. 4 yıl önce  PROF. DR. .... vasıtasıyla  PROF.DR. ...  ile görüşülüp, .... da PROF.DR .... tarafından patoloji yapıldı. 2 yerden parça alındı. Ekte raporu görebilirsiniz. Biz o tarihten itibaren bir türlü eşimin ayağındaki bu lekelerin ilerlemesine mani olamıyoruz. Gittiğimiz yerlerde yüzeysel olarak sürekli kremler kullanıldı. Fakat bacağın da bu lekeler giderek büyüyor. Görüntü olarak rahatsızlığın yanısıra  kaşıntı, deride pulpul dökülme, deride incelme olduğu için bir yere çarptığında derin yara açılıyor, kapanması da çok zor oluyor.

  ....'da bir yakınımız   Dermotolji kliniği PROF. DR. .....'a  yönlendirdi. Gittik oradan da bir sonuç alamadık.hiç bir şekilde ilgilenilmedi. .... bey kendisiyle ilgili olmadığını söyleyip ,Kalp damar cerrahisinin bakılması gerektiğini söyledi. ..... bey ise kesinlikle kalp damarla ilgili olmadığını   ve dermatolojiye gidilmesi yönünde bilgi verdi. bizi tekrar dermatolog  ...... hanım'a yönlendirdi, randevu alıp kendisine gittik, bize ozon kremi, nerisana vs gibi kremler verdi, yaklaşık 1 yılı geçti bacağında bir düzelme olmadı. ve lekeler artık baldırının üzerine sıçrayıp büyümeye devam ediyor. ..... tarihinde Eşim 39.5 derece ateş ve titreme ile hastaneye başvurduk, sanırım bu açılan yara ve lekelerden ötürü sağ bacak enfeksiyon almış iltihap kapmış. Bununla da kalmayıp bacağında tromboflebit olduğu ortaya çıktı.

1 hafta hastanede yattı, ayak  ve bacakta  ciddi oranda ödem ve şişlik oluştu. Kan sulandırıcı, antibiyotik ve ateş düşürücülerle tedaviye başlandı.1 ay antibiyotik ve kan sulandırıcı kullandı, Şu anda durumu iyi, yapılan alt ekstremite venöz doppler temiz ve  iyi çıktı.(ekte onuda görebilirsiniz)  Fakat takip eden doktorumuz, acil olarak ayak ve bacağındaki bu lekelerin tedavisinin yapılması gerektiğini  ve durumunun acil olduğunu belirtti.

Ben ...... hastanesinde ......'ın asistanlığını yaptım, o dönemde eşimi ordaki dermatologlarada gösterdim, fakat onlarda bir iyileşme sürecinde yardımcı olamadılar. (....... ) sonrasında hep doktor arayışımız devam etti. .... da yapılan biyopsi sonucunda yoğun iltihabı hücreler görüldü diyor , ama sonuca bir türlü ulaşamıyoruz.

ŞUBAT 2014 tarihinde yine, .....   Bey'in vasıtasıyla  Prof.. Dr. ....'a gittik, kendisi tekrar bizden 2014 Mart  ayında biyopsi için parça aldırdı ve .... yapıldı işlem. Onun raporunuda ekte görebilirsiniz. Birtakım genetik tahliller de yapıldı hepsi ektedir. Biz raporlarla birlikte hiçbir şey yapamadık sonuç yine aynı. yoğun iltihabik lezyonlar yazıyor. 1 yıldır  aynı şekilde devam ediyor ve bacağındaki leke artık baldıra sıçradı ve büyüyor. Ne yapacağımızı bilemedik.

bacağını ilerleyen dönemde kaybetmekten korkuyor, 37 yaşında......  doğuştan  AORT damarı dar olduğu için, 1990 yılında ...... hastanesinde  AORT KOARKTASYONU ameliyatı geçirmiştir.(PROF. DR. ...... tarafından)

Son zaman da kalbin hemen  çıkışında  AORT  ANEVRiZMASI olduğu ortaya çıktı.  (Dr. muz Prof. Dr....... ) şu an için takip aşamasındadır. 6 ayda bir tetkikleri yapılıyor,  yine doktor yakınımızın tavsiyesiyle, .... hastanesi Kardiyolog  Doç.Dr. ...... bey'e geldik. bu hafta kalple ilgili eşime tahlil ve tetkikler yapacak. Sürekli takip ediyoruz.

 sizden ricam , bu eşimin ayağındaki sorun sizin dalınızla bir ilgisi varmıdır? bize yardımcı olabilirmisiniz ?

 görmek isterseniz sizden randevu da alıp gelebiliriz.

 Sizinle bilgilerimizi paylaşmak istedim,

 Saygılarımla

CEVABIMIZ:

Bir yaranın  önce nedenini çözmek ve sonra eş zamanlı olarak yara üzerinde tedavilere başlamak gerekir. Yani yaraya krem sürülünce ve yalnızca pansuman yapılmasıyla yara geçmez eğer altında bir damar hastalığı varsa. Şöyle düşünün, evimizin önündeki yolun altındaki kanalizasyon sistemiz bozuk ve devamlı taşarak yolun yapısını bozuyor. Buna rağmen yolun onraımı için hiç altyapıya bakılmadan yalnızca üzerine asfalt dökülüyor. Peki sonuç ne, birkaç gün içinde yeni asfaltta bozuluyor. Yani öncelikle bu yaraya neden olan sorun nedir ortaya çıkarılmalıdır. Bu nedenle gerekirse DAMAR HARİTALAMA  ve ANJİO işlemleri yapılmalıdır. Bacak atardamarında tıkanıklığında hastaya KORONER yani KALP ANJİOGRAFİSİ de yapılmalıdır.   İşte bizim tedavimiz hem ilk başta görünmeyen altyapıyı yani DAMARI düzeltmek  hem de görünen sorunu yani YARAYI düzeltmektir.
Sağlıcakla

BABAMIN BACAĞINDA AÇIK YARA VAR

Merhabalar hocam 
Eskişehir den ..... Babamın yaklaşık 3 yıldır sol bacağın da açık yaralar oluşmakta,oksijen tedavisi tavsiye ettiler yaraları kapandı fakat yeniden oluştu en son kalp damar dr. Gitti %75 damar tıkalı olduğunu söyledi ve pradaxa 150 hap tedavisine başladı ama yaraları iyileşmiyor :( Eskişehir de tavsiye edebileceğiniz hekim varmı? bu konuyla ilgili...
Saygılarımla..

YARA KONUSUNDA UZMAN OLDUĞUNUZU DUYDUM

Tekirdağ .... ilçesinde oturuyoruz.64 yaşında babamın bacaklarında uzun zamandır devamlı yaralar çıkmakta birçok tedavi denendi ama geçmiyor en son yapılacak bir durum yok dediler ama yaralar kapanıp tekrar açılmaya devam ediyor, artık ağrılar ve acılar dayanılmaz dereceye geldi.

Yaptığım araştırmalarda bu konuda uzman ve çözüm noktası olduğunuzu gördüm. Babam için randevu rica ediyorum 

BABAM KARDİYOLOJİ VE ENDOKRİNOLOJİ KONTROLÜ ALTINDA AMA BACAKTA YARA OLUŞTU

46 yıl önce hipofiz bezi opere, tümör nedeniyle. Sonrasında tiroid yetmezliği sebebiyle kalpte sorun ve AF teşhisi. Levotiron 100mg, Delta Cortil 5 mg, Pradaxa 110 mg, Daflon 500mg, Citol 40 mg, Flomax 400 mg, Vasoxen  5 mg kullandığı ilaçlar. Rutin kardiyoloji ve endokrinoloji kontrolü altında. Ancak her bacakta da (diz altı) yoğun şiş var. Deride sertleşme söz konusu. Bir sefer yara da olmuştu. Daha önce lenfödem denildi, varis çorabı verildi (bir de Daflon) ancak kullanamadı çorapları. Özet budur.  

TEDAVİNİN YAPILABİLDİĞİNİ SÖYLEDİNİZ

Annemin baldırının üstünde bir şişlik oldu ve kontrol ettirdik. Kanser olduğunu öğrendik patoloji sonucunda. 2 kere ameliyat oldu ve ne ayağının şişliği indi özellikle 2. ameliyattan sonrada ameliyat yarasıda kapanmadı fakat ne ayağının şişliği ne yara ne ağrısı geçti. Kendisi yumuşak doku kanseri ve ışın tedavisi ... onkoloji hastanesinde gördü. Annem 33 yıllık şeker hastası insülün kullanıyor günde 4 kere aynı zamanda guatır. Tansiyon hastası da ayağındaki yara için belirli aralıklarla 2 ay kadar hastanede yattı yaranın kapanmamasının şeker hastalığından dolayı olduğu söyleniyor. Şu an hastanede her gün pansuman yapılıyor. Elimizde pet testleri ve yapılan bütün tedaviler mevcut. Tv'de sizi izledim tedavinin yapılabilirliğini söylediniz. 

DİYABETİK YARA

Bir çok doktora gitmeme rağmen genelinde bu hastalığa çok erken yakalandığımı ve sonucunda diyabetik yaralar oluşacağını söylüyorlar. 27 yaşındayım ve iki çocuk annesiyim geleceğim ve çocuklarım için fazlasıyla endişeleniyorum. Size ulaşmamda yardımcı olmanızı rica ediyorum.

behcet_hastaliginin_en_iyi_tedavisi.jpg

 



Yukarıdaki gazete haberinin tam metni aşağıdaki renkli yazıda vardır veya haberin ayrıntıları için TIKLAYINIZ

NASA teknolojisi ile damar tedavisi

Bacaklara negatif ve pozitif basınç uygulayarak, toplardamarlardan geriye kan akımını hızlandıran cihaz ayak damar tıkanmalarına çözüm oluyor.

NASA’nın uzaydaki astronotların bacaklarındaki kan akımını düzenlemek için geliştirdiği cihaz, bacak damar tıkanıklıklarının ve bacak damarlarındaki kanlanma problemleriyle oluşan hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Geronteknoloji Merkezinde hizmete giren Vakum Terapi cihazı sayesinde kangren olup kesilecek ayaklar kurtuluyor.

Vakum Terapi Cihazı’nın vücutta ayaklardaki dolaşımı destekleyen ikinci bir kalp gibi çalıştığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül “Lenfödem toplumda 6.000 kişide bir görülen bir hastalık. Derin Ven Trombozu adını verdiğimiz tıkanıklıklar ise çok daha sık. Ayak damarlarının kanlanmasına yardımcı olduğu için her türlü damar hastalığının tedavisinde kullanılabilen bu tedavi yönteminde negatif ve pozitif basınç uygulanarak, toplardamarlardan geriye kan akımı hızlandırılıyor. Atardamarlardaki kan akış hızı ve dokuların oksijenlenmesi artırılarak yara-kas dokusunun iyileşmesi sağlanıyor. Farklı hastalıkların tedavisi için 16 programı olan cihaz aralıklı negatif basınç uygulaması sayesinde,tedavisi oldukça zor olan dolaşım kaynaklı hastalıklarda çığır açmış yeni bir metot” dedi.

Vakum terapisinin uzaya giden astronotların sağlıklarının korunması amacıyla geliştirildiğini anlatan Prof. Dr. Akgül “Uzayda yer çekimi olmadığından son derece sağlıklı olan astronotların dolaşım sisteminde problemler ortaya çıkıyor. Astronotlar günün belirli saatlerinde bu vakum cihazına girerek dolaşım sistemlerini normale döndürüyorlar. Bu cihazın tedavide kullanılması söz konusu olduğunda bir de basınç fonksiyonu eklenmiş” dedi.

"BACAĞINI KESECEĞİZ DEDİLER, 10 GÜN SONRA AYAĞA KALKTIM"

Özlem Tırış 26 yaşında bir ev hanımıydı. Her şey sağ ayak parmaklarının arasındaki kaşıntı ile başladı. Kaşıntı, kısa süre içinde bütün ayağını sardı. Bacağı kızardı ve diğer bacağının 2 katı kadar şişti. Ağrılar içinde kıvranırken acil servise gitti. Ağrı kesici verip gönderdiler. Bir süre sonra bacağında yaralar oluştu ve bacağı mosmor oldu. Antibiyotik tedavisine cevap vermeyince “Bacağını keseceğiz” dediler. Tırış, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akgül’e ulaştı. Tırış’a yapılan damar haritalaması işleminde iç varis ve ileri derecede lenfödem hastası olduğu anlaşıldı. Özlem Tırış’ın hastaneye geldiğinde ağır yaraları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akgül “Özlem Hanım’a bir seri tedavi uyguladık. Önce enfeksiyon tedavisine başladık. Bunun etkili olabilmesi için bacaklardaki ödemi azaltmamız gerekiyordu. O yüzden bu cihaza aldık. Beraberinde Oksiplazma dediğimiz iğneli tedavi, varisleri için de cerrahi operasyon yaptık” dedi.

Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.