https://www.ahmetakgul.com.tr/ Prof. Dr. Ahmet Akgül - Geontoloji , Geriatri , Aging , Ageing nedir ?

Yaşlanma bilimi Gerontoloji olarak tanımlanırken, yaşlıların sağlık sorunlarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen tıp dalı geriatridir. Primer yaşlanmayı yavaşlatmak maksimal yaşam süresinde artmaya, sekonder yaşlanmayı yavaşlatmak ise ortalama yaşam süresinde artmaya sebep olmaktadır. Yaşlanmanın geciktirilmesinde ya da önlenmesinde koruyucu hekimlik uygulamaları, eğitim, yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz, çevresel fiziksel ve kimyasal olumsuz faktörlerin önlenmesi ve düzeltilmesi önemli rol oynayabileceği gibi; gerek modern tıbba gerekse de alternatif ve tamamlayıcı tıbba ait ürün, ilaç ve yöntemlerin kullanımı da günümüzde giderek popularitesi artan ve sıklıkla antiaging olarak tanımlanan bir yaklaşımdır Eğitim, medya, koruyucu hekimlik uygulamaları ile kişilerde bir sağlıklı yaşlanma bilinci oluşturulması en önemli ve sonuca varan ve güvenilir bir antiaging tedavi yöntemidir. . Geriatri ve antiaging tıp sağlıklı yaşlanma üzerinde ortak çalışmalar yapmalıdır.

Toplumların hızla yaşlanması, yaşlılık ile beraber gelen sağlık sorunlarının ve yeni yaşam düzeni gereksinimlerinin sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda ele alınmasını gerektirmektedir. Yaşlılık durumu, bireyin kognitif ve fiziksel becerilerinde azalmalar sonucu bireyin özerkliğinin azaldığı bir dönemdir. Yaşlı bireyin özerkliğindeki gerileme, bağımlılığında artış ile paralel gitmekte, bu durum, hekim ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile uzun dönem bakım sağlayanları, etik ikilemler içeren tıbbi ve psiko-sosyal problemler ile karşı karşıya bırakmaktadır. Kognitif fonksiyonlardaki azalma, bireyin karar alma yetisinde eksiklikler meydana getirebilmektedir. Bu nedenle sağlık personelinin ya da vasi olarak atanmış olanların yaşlı birey adına kararlar alması gündeme gelebilmektedir. Yaşlı sağlığı ve bakımı ile ilgilenenlerin ve yaşlılık ile ilgili politika üretenlerin söz konusu etik sorunların farkında olması, yaşlılık döneminde bulunanların bireysel özerkliklerinin, mahremiyetlerinin ve haysiyetlerinin korunması açısından önemlidir. Kuşkusuz yaşlılık ile beraberinde getirdikleri, bireyi incinebilir yapmakta ve bireysel özerklik ile ilgili önemli etik sorunlara, etik ikilemlere ve hukuki problemlere yol açmaktadır.

Geçen yüzyılda dünyanın hızla yaşlanmasında doğum ve ölüm hızlarında görülen dramatik değişiklikler önemli rol oynamıştır. Hastalık ve özürlülük düzeyleri yaşlılarda diğer yaş gruplarına oranla çok fazla artış göstermektedir. Kronik hastalıklar yaşam kalitesinde bozulmaya neden olmakta ve sağlık harcamalarındaki artış nedeniyle sadece sağlık değil ekonomik açıdan da sorunlar oluşturmaktadırlar. Azalan fizyolojik yedeğe bağlı olarak geriyatrik hastalarda klinik olarak önemli sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Yaşlı kişilerde kompanzasyon mekanizması zayıflamakta ve hastalıkların ortaya çıkışı sıklıkla atipik seyretmektedir. Yaşlı hasta azalan rezervleri nedeniyle iyatrojenik yaralanmalar açısından risk altına girmekte ve çoğu zaman nekahat devresi uzamaktadır. Çoğu yeti kaybı, sakatlık ve ölüm sebebi olan hastalıklardan korunma stratejilerinin geliştirilmesi ve önleyici tedbirlerin yaşama geçirilmesi bu yaş grubunda önemli olup, yaşlıların sağlık gereksinimlerinin karşılanması konusundaki bilgi boşluğunun doldurulması gereklidir.

YAŞLANINCA VÜCUDUMUZDA NELER DEĞİŞİR?    

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM (MİDE BAĞIRSAK SİSTEMİ)

 Yaşlılarda ağızda tükürük salgılanmasında azalma görülür. Sağlıklı yaşlılarda ağız kuruluğu olabilir. Yaş artışıyla lökoplaki ve hiperkeratoz sıklığı artar. Tat alma duyusundaki değişiklikler şeker ve tuz tüketimini artırabilir. Yaşlılarda yutma fazında uzama olur. Gastroözafegael Reflü  sıklığı artar. 60 yaş üzerinde sindirim sisteminde kanama sıkılığı fazladır. %75'i üst sistem kanaması, %20-25'i alt gastrointestinal sistem kanamasıdır.

 Akciğer kanserinden sonra en sık rastlanan kanser türü kolon kanseridir. Yerleşim yeri kadınlarda kolon erkeklerde rektumdur.

 Karaciğer boyutu ve beslenmesi azalır. Endoplazmik retikulum sayısında azalma meydana gelir ve ilaçların metabolizması yavaşlar. Safra yolları genişler ve uzar. Yaşlı kadınlarda safra kesesi kasılma yeteneği bozulur. Yaşlılarda günlük kalori alımı azalır.

ENDOKRİN SİSTEM (HORMON SİSTEMİ)

 Yaşlanmayla pankreas boyutunda küçülme olmakta, tümör sıklığı artmakta, lipofuksin granülleri (yaşlılık lekeleri) oluşmaktadır. İnsülin salgılanmasında meydana gelen değişiklikler sonucu glikoz toleransında bozulma yani insülin rezistansı olmaktadır Poliüri/polidipsi ( çok idrar yapma/çok su içme) daha az görülebilir. Yaşlanmayla birlikte tiroid dokusu genellikle küçülür. Nodül varsa ve nodüllerde hipertrofi ve hiperplazi olursa tiroid boyutu artabilir. Kalsiyum emilimi ve derideki vitamin D düzeyinin azalmasına bağlı olarak parathormon düzeyi ve paratiroid tümörü görülme oranı artar. Kemik mineral yoğunluğu orta yaşlarda kadın ve erkeklerde düşmeye başlar. Bu durum klinikte osteoporoz ile kendini gösterir. Kadınlarda menopoz sonrası kemik kaybı hızlanmaktadır. Egzersizin kemik mineral yoğunluğunu arttırdığı, sigaranın ise azalttığı gösterilmiştir.

GENİTOÜRİNER SİSTEM (İDRAR YOLLARI)

 Yaşlanmayla birlikte böbrek kütlesinde azalma olmaktadır. Yaşlılarda en sık görülen elektrolit bozukluğu hiponatremi (kanda sodyum miktarı azalır) ikinci sıklıkta da hipopotasemidir(kanda potasyum miktarı azalır). Yaşlılarda su atılımındaki yetersizlik, antidiüretik hormonun aşırı salınması hiponatremiden sorumlu mekanizmadır.  Hipopotaseminin en sık nedeni kullanılan diüretiklerin yani idrar söktürücü ilaçların yan etkisidir.

Yaşlanmayla böbreğin idrar üretme kapasitesi azalır. Normal yetişkinlerde idrar atılımı gündüz daha fazladır. Bu da rahat ve kaliteli bir uyku periyodunun geçirilmesini sağlar. Yaşlılarda bu ritim değişir ve üriner sekresyon geceleri daha fazla olmaktadır. ADH reseptör ekspresyonunun değişmesi bunun bir nedenidir. Nokturnal poliüri, üriner inkontinansa (idrar kaçırma) yol açmaktadır. Bu hastaların ADH ile tedavi edilmesi semptomların sıklığını, nokturiyi (gece idrar yapma ihtiyacı) ve inkontinansı (idrar kaçırma) azaltmaktadır.

 Yaşın ilerlemesiyle idrar inkantinansı artmaktadır. Bunun nedeni kadınlarda östrojen noksanlığı, vajinal duvarların incelmesi ve üretral kas tonusu iken erkeklerde prostat hacmindeki artış, bozulmuş üriner akış ve üriner retansiyon (idrar yapamama) dur.

 Yaşla birlikte prostat yapısında değişimler gözlenir. 60 yaşından sonra prostat taşları artmaktadır. Hastaların idrar sıklığında artma, işemede zorluk, mesanede tam boşalamama gibi şikayetleri vardır. Çoğu hastada işeme zorluğu ile mesane distansiyonu (şişkinliği) gelişir. Bu durum mesane ve böbrek enfeksiyonu ile böbrek yetmezliğine neden olur.

 Prostat kanseri erkeklerde en sık gözlenen ikinci kanser türüdür. Esas olarak 50 yaşını aşan erkeklerde rastlanmaktadır. Yavaş büyüme gösterir, mortalitesi yaklaşık olarak %3'tür. Başlıca risk faktörleri; sigara, D vitamini eksikliği, vazektomi (üreme kanallarının bağlanması), daha önceden var olan prostatit öyküsü sayılabilir.

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM (KALP VE DAMAR SİSTEMİ)

 Koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon (ritim bozukluğu) yaşlılarda en sık görülen hastalıklardır. Artan yaşla birlikte ateroskleroz (damar sertliği) meydana gelir. Sistolik hipertansiyon ve nabız basıncında artma saptanır. Göğüs ağrısı belirginliği yaşlılıkta daha azdır. Ağrı genellikle egzersiz, stres ya da ağır bir yemek sonrası başlamaktadır. Yaşlılarda miyokard enfarktüsün(kalp krizi) klinik bulguları farklı olabilir. Çoğu zaman ağrı nedeniyle kişiler yoğun bakımı ünitesine alınmaktadırlar. Diğer bulgular nefes darlığı, çarpıntı, kusma, abdominal ağrı(karın ağrısı) ve konfüzyon (zihin bulanıklığı) dur. Ağrı çoklu doz nitrogliserin tedavisi sonrasında geçmektedir. Tanı EKG değişiklikleri ile konmaktadır.

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ

 Yaşlanmayla beyin ağırlığı temporal ve frontal lopta daha belirgin olmak üzere azalır. Yaşlılıkta bilişsel bozuklukla ortaya çıkan en önemli hastalık Alzheimer hastalığıdır. 65 yaş üstünde Alzheimer gelişme riski %5 olarak tanımlanmaktadır. Normal yaşlanmada görülen plak ve nörofibriller yumaklar AH da çok daha fazladır. Beyin yoğunluğu özellikle temporal alanda daha fazla azalmıştır. Bilişsel fonksiyonlardaki azalmayla birlikte hafıza, dil ve yönetsel fonksiyonlarda bozulma meydana gelmekte ve yaşlının günlük yaşam aktiviteleri bozulmaktadır.

DERİ

 Ciltte yağ bezlerinin azalmasıyla kuruluk meydana gelir. Deri incelir, elastikiyeti azalır ve kırışıklıklar oluşur. Yaşlanmayla birlikte ısı düzenlenmesinde görev yapan bileşenlerdeki farklı etkilenmeler nedeniyle ısı düzeni bozulmuştur. Termoregülasyon sistemin bozulması yüksek ve düşük ısıya adaptasyonu azaltır.

SOLUNUM SİSTEMİ

 Yaşlanmaya bağlı olarak alveollerdeki elastik lif sayısı azalır, tip III kollajen düzeyi artar. Göğüs kaslarının elastikiyetindeki azalma nedeniyle hareketi zorlaşır. Bronşiollerde daralma ve buna bağlı dirençte artma olur.

KAS VE İSKELET SİSTEMİ

Sarkopeni, yaşa bağlı olarak kas kütlesi, kas gücü ve fonksiyonlarındaki kayıp olarak tanımlanan bir geriatrik sendromdur. Kasların uzunluğunda ve kasların sinirsel uyarımında azalma meydana gelir. Hareket serbestliğinde azalmaya, düşmelere ve başkalarına bağımlılığa neden olur. Dejeneratif eklem hastalığı (osteoartrit) eklemde kıkırdak kaybı ve hasar oluşmasının sonucudur. Eklemlerde ağrı oluşumuna neden olur. Kıkırdak dokusundaki bozulma eklem yerlerin doğal şeklini kaybetmesine yol açar, kemik uçları kalınlaşır, kemiksi çıkıntılar görülür. 

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.