YARALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Yaranın bacaktaki yeri, görünümü ve yaranın çevresindeki derideki değişiklikler dikkatle değerlendirilmelidir.

Yaranın yeri:

Ülserin bacaktaki yeri, yaranın nedenine yönelik önemli ipuçları verebilir. Venöz ülserler "tozluk alanı" olarak da tanımlanan, bacağın 1/3 alt iç yüzünde ortaya çıkar. Dizin üstü ve ayak tabanında venöz ülser görülmez.

Yara


Arteriyel ülserler sıklıkla ayağın uçlarında ve kemik çıkıntıların üzerinde gelişse de, travma nedeniyle daha yukarılarda yerleşim göstererek venöz ülserlerle karışabilir. Dekübit ülserleri kemik çıkıntılarının üzerinde, diabetik ülserler ise çoğunlukla ayağın sırtında gelişir. Kansere bağlı ülserler, bacağın daha yukarılarda yerleşim gösterebilir.

Görünüm:

Venöz ülserler daha geniş olmaya yatkındır. Enfekte olmadıkları sürece derin dokulara yayılması oldukça nadirdir. Ülserin zeminindeki mavimsi-yeşilimsi görünüm, psödomonas enfeksiyonunu düşündürebilir. Venöz ülserler, enfeksiyon, allerjik/irritan kontakt dermatit ya da arteriyel yetmezlik eşlik ettiğinde piyoderma gangrenozumla karışabilir. Arteriyel ve nöropatik ülserler zımba deliği görünümünde ve derindir. Arteriyel ülserlerde nekroz izlenirken, nöropatik ülserlerde çevresel kallus tipiktir. Nekrotik görünümdeki bir ülserde, arteriyel nabızlaralınabiliyorsa etiyolojide enfeksiyonlar, hipertansiyon, pyoderma gangrenozum veya vaskülitler akla gelmelidir. Yavaş gelişen, kenarları kabarık ve kolay kanayan bir ülser kanseri düşündürür. Malign melanoma bağlı ülserlerde genellikle siyahımsı bir görünüm mevcuttur. Piyoderma gangrenozum ve poliarteritis nodozada ülserin kenarları mavimsi-morumsu renktedir. Bal peteği görünümündeki ülser yüzeyi pyoderma gangrenozumu akla getirmelidir. Çok sayıda ülser varsa, ektima veya atipik mikobakteri enfeksiyonları düşünülmelidir.

Yaranın çevresindeki derideki değişiklikler:

Ülserin çevresindeki deride izlenen değişiklikler tanıda yardımcıdır. Çevre derideki varisler, ödem, kahverengi renk değişikliği ve bağ dokusu artışı kronik venöz yetmezliği düşündürür. Soğukluk, solukluk, kuruluk, kıllarda dökülme ve ayak tırnaklarında değişiklikler atardamar tıkanıklığını bulgularıdır. Ülseri çevreleyen kallus nöropatik ülserlerde; livedoid görünüm ise arteriyel ülserlerde veya poliarteris nodozada izlenir. Vaskülitlerde çevre deride elle hissedilebilen purpurik lezyonlar görülebilir.

Bacak ülserli hastalarda, periferik nabızlara rutin olarak bakılmalıdır. Arteriyel yetmezlikli hastalarda nabızlar zayıflamış ya da kaybolmuştur. Hipertansif ülserler ve diyabetik ülserlerde kılcal damarlar tutulumu nedeniyle, nabızlar alınmasına rağmen arteriyel ülserin klinik özellikleri saptanabilir.

Yaranın Çevresindeki Deride Değişim


Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız 

Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız 

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.