LAZER İLE VARİS TEDAVİSİ

Variköz venler yani VARİSLER genişlemiş görünümde olan TOPLARDAMAR ve KILCAL DAMARLARDIR. Damar sorunu her hastada farklı olacağı için ve her hastanın da kendine göre tedavi edilmesi gerektiği için TÜM VARİSLER LAZERLE TEDAVİ EDİLEBİLİR veya LAZERLE VARİSE SON veya AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİLERİ gibi iddialı ama tıbbi olarak yanlış olan, yalnızca REKLAM ve TİCARİ amaçlı sloganlara inanmayın.hastalarımız gerekirse lazer gerekirse de ameliyat edilirler. Aşağıdaki videoyu izleyin sonrada yazının devamında LAZER İLE VARİS TEDAVİSİ nasıl olur, okuyun.

Bacaklardaki varisler ve KILCAL DAMARLAR toplumun üçte birinde görülmektedir ve oldukça yaygındır. Görünen ve belirginleşen bu kılcal damarların oluşmasında neden olarak: genetikyatkınlık, yaş, gebelik, hormonal faktörler ve yerçekimi gibi pek çok faktör rol oynamaktadır. Bu durum, toplumda yaygın kozmetik sorunlara ve iş yerinden uzak kalmaya; ağrı, rahatsızlık hissi oluşturarak yaşam kalitesinde azalmaya neden olmaktadır. Ciltteki bu kılcal damarların yok edilmesinde iğne yani KÖPÜK tedavisi, skleroterapi, lazer, yoğun ışık kaynağı (IPL), radyofrekans veya en yeni tedavi olarak MİKRO AVULSİYON teknikleri  uygulanmaktadır.

Lazer tedavisi VARİS hastalarında 2 şekilde kullanılır:

1- Deri Üzerinden

2- Damar içinden kateter ile

 

 

DERİ ÜZERİNDE KULLANILAN LAZER TEDAVİLERİ

Varis veya KILCAL DAMARLARIN lazerle tedavisinde, damar içinde bulunan kanın hücreleri lazer enerjisini alır, damar içi sistem bozularak damar kurutulur. Böylece lazer enerjisi yalnızca o damarı etkiler, etraf çevre dokulara zararı olmaz.  Variköz venlerin lazerle tedavisi için çeşitli yöntemler  bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında 532 nm potasyum titanil fosfat (KTP), 585-600 nm pulsed dye lazer (PDL), 755nm alexandrite lazer,  800-983 nm diode lazer, 1064 nm neodymiumyttrium-aluminum garnet (Nd:YAG)lazer, endovasküler lazer (EVL) ve IPL yer almaktadır.

Çapı 1 mm'den küçük ve yüzeysel KILCAL DAMARLAR için KTP ve PDL  gibi kısa dalga boylu, daha geniş ve derin KILCAL DAMARLAR için ise Nd:YAG, alexandrite ve diode gibi uzun dalga boylu lazerlerin kullanımı önerilmektedir. Uzun dalga boylu lazerlerin yan etki riski, kısa dalga boylulara göre daha fazla olmaktadır. 

Lazer tedavisi sonrasında deride ağrı, ödem, purpura, kanama, skar oluşumu, renk değişikliği, hipo/hiperpigmentasyon ve deride incelme gibi yan etkiler oluşabilmektedir.

Lazer tedavi öncesinde hastanın öyküsü alınmalı, fizik muayenesi yapılmalı, damarın kalınlığı, derinliği, kullanılacak lazerin dalga boyu, atım süresi ve spot genişliği belirlenmelidir. Hastaya olası yan etkiler anlatılmalı, işlem öncesi aydınlatılmış onam alınmalı ve lezyonların fotoğrafları çekilmelidir.

532 nanometre dalga boylu KTP LAZER

KTP lazer, kılcal damarlardaki oksihemoglobin ve derideki melanin tarafından yüksek oranda absorbe edilir. Penetrasyon derinliğinin 1 mm'nin altında olması nedeniyle yüzeysel damarların tedavisi için uygundur. Ancak, bacak variköz lezyonlarının tedavisinde de kullanıldığı bildirilmiştir.

Melanin absorbsiyonunun yüksek olması nedeniyle, koyu deri rengine sahip kişilerde hipopigmentasyon yani PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE AÇIK RENKLER oluşma riski bu lazerin kullanımını kısıtlamaktadır.

585-600 nm PULSE DYE LAZER

Pulse dye lazer (PDL); 585nm, 590nm, 595nm ve 600 nm dalga boylarında ışık yayar. PDL, çeşitli vasküler yani damarsal lezyonların tedavisinde etkin ve güvenilirdir. Özellikle şarap lekeleri ve hemanjioma gibi konjenital yani doğumsal vasküler lezyonların tedavisinde standart tedavidir. Bunların dışında fasial telenjiektazi yani YÜZDEKİ KILCAL VARİSLER, bacak varislerinde de kullanılabilir. Kan hücreleri tarafından emilmesi KTP'den oldukça düşüktür. Melanin absorbsiyonu, KTP lazerden daha düşük iken NdYAG lazerden daha yüksektir. Penetrasyon derinliği yaklaşık olarak 1,25 mm'dir. KTP lazer gibi PDL de 1 mm'den daha küçük çaptaki venlerde yani VARİSLERDE daha etkilidir. PDL sonrası minör yan etkiler sıklıkla görülür. Bunlar arasında CİLTTE DÖKÜNTÜ, işlem sonrası yangı, ciltte koyulaşma, hiperpigmentasyon ve hemosiderin yani CİLTTE DEMİR depolanması yer alır.

755 nm ALEXANDRITE LAZER

Alexandrite lazer,755 nm dalga boyunda ışık yayar. Bu ışık, hem oksihemoglobin hem de deoksihemoglobin tarafından absorbe edilmesi ve 2.5-3 mm'ye varan geniş alanda etki göstermesi nedeniyle daha derin ve daha dirençli damarsal  bozuklukların tedavisinde kullanışlıdır. Bu lazer, esas olarak epilasyonda tercih edilir. Bacaklardaki telenjiektazi ve mavi mor KILCAL damarların tedavisinde de kullanılmaktadır. Melanin tarafından hemoglobine göre daha fazla absorbe edilmesi, koyu tenli kişilerde kullanımını kısıtlamaktadır çünkü açık renkli izler bırakabilir.

800-983 nm DİODE LAZER

Diode lazer; 800nm, 810nm, 940nm ve 983 nm gibi çeşitli dalga boylarında ışık yaymaktadır. 900 nm üzerinde melanin tarafından absorbsiyonu, kan hücrelerine göre daha azdır. Bu nedenle diode lazerler,koyu cilt rengine sahip kişilerde daha güvenli kullanılmaktadır. Dalga boyunun artmasıyla, penetrasyon derinliği artmaktadır.

1064 nm Nd:YAG LAZER

Nd-YAG lazer,1064 nm dalga boyunda ışık yayar. Oksihemoglobin ve methemoglobin tarafından absorbsiyonu oldukça yüksek, melaninin tarafından absorbsiyonu düşüktür. Bu nedenle özellikle koyu deri rengine sahip kişilerde etkili ve güvenilirdir. Nd:YAG lazer 4-6 nm'ye penetre olduğundan,daha derin venlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak ağrı hissi belirgindir ve skar bırakma riski fazladır. Bacak venlerinin Nd:YAG ile tedavisi klinik pratikte başarı ile yapılmıştır, fakat lazer parametreleri ile ilgili hâlâ net bir kural yoktur. Sonuçlar 2 mm'den daha geniş damarlarda oldukça iyidir, ancak küçük damarlarda yapılan çalışmalarda da iyi klinik sonuçlar bildirilmiştir.

IPL

IPL,515-1200 nm arasında geniş spektrumda polikromatik ışıma yapar. IPL tedavisi, bacaklarda özellikle küçük venlerde etkili bulunmuştur. Çok merkezli,159 hastada yapılan bir çalışmada,0.2 mm'den daha küçük çaplı damarların silinme oranı %90, 0.2-1 mm çapındakilerin ise %80 olarak  bildirilmiştir. IPL'in yan etki olarak deride kalınlaşma, hipo/hiperpigmentasyon  yaptığı görülmüş; bu yan etkiler 4-6 ay içerisinde gerilemiştir.

DAMAR İÇİNDEN KATETERLE KULLANILAN LAZERLE VARİS TEDAVİSİ (Endovasküler Lazer Tedavisi, EVLT)

EVLT ile variköz bacak venlerinin tedavisinde, 810-980 nm arasında diode,1064 nm ve 1320 nm dalga boylarında Nd-YAG lazerler kullanılır. EVLT'nin amacı, safenofemoral bileşke ve ven lümenindeki patolojik reflüyü, sklerozan ajanların etkisine benzer şekilde, TIKAYARAK ederek önlemektir. EVLT, termal bir reaksiyon oluşturup hücre hasarına yol açarak etki eder. Termal reaksiyonun direkt ve indirekt etkileri ile skar oluşumu ve DAMAR İÇİNDE TIKANIKLIK sağlanır. İşlem steril ortamda yapılmalıdır. İşlem sırasında öncelikle DİZİN KENARINDAN iğne ile damara girilir, ardından ultrason kılavuzluğunda lazer ışığını damar duvarına verecek olan kateter damar içine yerleştirilir. Daha sonra bu kateter ilerletilerek lazer ışığı ile damarın içten tıkanması sağlanır.  Endovasküler lazer tedavisi ile elde edilen başarı %90'dan fazladır. EVLT'nin yüzeysel venöz yetmezlik tedavisinde  uygulanabilmesi için, doopler incelemesinde  0.5 sn'den fazla reflüve ve iğnenin gireceği uygun venin bulunması, ayrıca İÇ VARİSİN olmaması gereklidir. Eğer hastada arteriyovenöz malformasyon, ve derin venöz tıkanıklık (DVT) veya İÇ VARİS varsa kesinlikle EVLT yapılmamalıdır.

İşlem sonrasında olabilecek yan etkiler: deride kızarıklık, morarma, , ağrı, parestezi, enfeksiyon, kutanöz termal hasar, yüzeysel tromboflebit, pulmoner emboli, kalıcı sinir hasarı ve derin ven trombozu yer alır.

SONUÇ:

Bacakta KILCAL DAMARLAR veya VARİS lerin varlığında hastalarda tedavi, dikkatli hikaye ve muayene ile başlar. Klinik muayene sadece telenjiektazisi yani KILCAL DAMARLARI olan hastalar için yeterli olabilir, ancak varisli hastalar açısından AYAKTA DOBLER ultrason değerlendirme şarttır. Ultrasonografik değerlendirmede hedef, hastanın yakınmalarından sorumlu olabilecek  yetmezliği saptamaktır. Yani bütün damarların ayrıntılı olarak haritalanması gerekmektedir.

Bu haritalama normal venöz damarları korumaya, VARİS reflüsü olan damarların tedavisine olanak sağlar.  Derin ven trombozu, ödem, cilt değişiklikleri ve varis yarası olan (CEAP 3-6) ya da şiddetli varisleri olup Klippel-Trenaunay sendromu şüphesi olan hastalarda derin sistemin değerlendirilmesi özellikle önemlidir. EVLT ile yetmezliği olan büyük ve küçük safen venler, bunların yan dalları, perforanların tedavisi yapılabilir. Ayrıca miniflebektomi, köpük skleroterapi  ve perforatör ligasyonu gibi uygulamalar ile eş zamanlı da yapılabilir.

Hastalar daha önce skleroterapi, ablasyon, stripping, derin ven trombozu, yüzeyel tromboflebit ya da trombofili açısından sorgulanmalıdır. Geçirilmiş derin ven trombozu ya da trombofili öyküsü olanlara işlem öncesi düşük moleküler ağırlıklı heparin ile önerilmektedir. Kumadin kullanan hastalara bu ilaç bıraktırılır. Büyük safen ven koroner by pass ameliyatlarında sık kullanılan bir DAMAR olması nedeniyle, gelecekte veya mevcut durumda koroner arter hastalığı riskinin değerlendirilmesi yapılmalıdır. Periferik arter hastalığı varsa dikkate alınmalı, bu nedenle nabızlar MUAYENE edilmelidir. 

Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız

Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.