SELÜLİT NEDİR?
Selülit, yağ dokusunun deriden dışarıya doğru çıkıntı yaptığı derialtı dokusunun dolaşım bir bozukluğudur.
Basen, bacaklar ve karın bölgesinde sıktır ama derialtı yağ dokusunun bulunduğu herhangi bir alanda görülebilen PORTAKAL KABUĞU görünümünde deri çukurlanmaları olarak gözlenmektedir. Erkeklerde de rastlayabileceğimiz ama esas olarak kadınların %85 - 98'inde görülen, kadınlara özgü bir fenomen diyebileceğimiz ve bu nedenle, kadınsal bir özellik olarak kategorize edilen hastalıktır.
Selülit oluşumu, cilt ve yağ dokusunun genişlemesi, artmış deri bölmeleri ve ayrıca cilt gevşekliği ve derinin bozulmasını içeren kompleks bir hastalıktır. Birçok nedenin selülit oluşumunu etkilediği düşünülmektedir; genetik yatkınlık, hormonlar, yağ dokusundan dokusu, doku farklılıkları ve iltihaplanma faktörlerinin hepsi katkıda bulunabilir.
Yukarıdaki gazete haberinin tamamını okumak için aşağıdaki yazıyı okuyunuz veya TIKLAYINIZ.
Dikkat! Pedikür yaptırmanın öyle bir zararı var ki...
Kadınların yanı sıra günümüzde pek çok erkeğin de bakımlı olmak adına yaptırdığı pedikür, bacaklarda bir tür damar hastalığı olan lipödeme yol açıyor. Kişinin kendi vücudundan aldığı mikropla ortaya çıkan lipödem, bacaklarda aşırı şişmeye neden oluyor. Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ahmet Akgül, bacaklarında varis gibi damar hastalığı olanların asla pedikür yaptırmamaları gerektiğini söyledi.Manikür ve pedikür ile bulaşan hastalıklara karşı hijyen vurgusu sürekli yapılırken Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ahmet Akgül'den dikkat çeken bir uyarı geldi. Prof. Dr. Akgül, pedikürün, bacaklarda selülit gibi bir görüntüyle başlayan bu nedenle de 'selülit hastalığı' da denilen lipödem hastalığına yol açtığını söyledi. Hastalığın kılcal damarlarda iltihaplanmayla ortaya çıktığını, çözüm amacıyla yapılan diyet ve sporun ise hiçbir işe yaramadığını anlatarak, "Bacaklarında herhangi bir damar hastalığı olan herkese pedikür yasaktırö dedi.
'İKİ FARKLI TÜR SELÜLİT HASTALIĞI VAR'
Prof. Dr. Ahmet Akgül, bacaklarda aşırı şişmeye yol açan lipödem hastalığının kilo ile alakalı olmadığını, selülit ile kendisini gösterdiğini anlatarak, şunları söyledi: "Lipödem hastalığının fazla kilo ile hiçbir bağlantısı yok. Bacakta şişlik ve selülit ile kendisini gösteriyor. Selülit hastalığı da deniyor ancak selülit isminde iki hastalığımız var. Bir tanesi popüler olan ve ciltte portakal kabuğu görüntüsü yapan hastalık. Bir de cilt altında mikrop kapılması ile oluşan hastalık. Bu daha çok bacak ve kol yaralarında ortaya çıkıyor. Yani yaranın mikrop kapması ve deri altında mikrop olması anlamında. Bu tür selülit lipödem dediğimiz damar hastalığıdır."
PEDİKÜR YAPTIRMAK TEHLİKELİDİR'
Lipödem hastalığının pedikür gibi işlemler sırasında mikrop kapılarak gelişebildiğini ifade eden Prof. Dr. Akgül sözlerine şöyle devam etti: "Ayak tırnaklarının köşelerini ya da tırnak yatağını hiçbir şekilde, hiçbir pedikür aleti ile oydurmamak gerekiyor. Çünkü biz ayakta duran bir canlıyız ve mikroplar devamlı cildimizin üzerinde mevcut. Bu mikroplar deriye yararlı, can veren mikroplar. Siz eğer bu yararlı mikrobu, derinin altına çok ufak bir çizikle bile sokarsanız cilt altındaki ince kılcal damarlar bu mikrobu alarak ya toplardamara götürecek ya da lenf damarlarına taşıyacak. Lenf damarlarına mikroplar giderek, bu kanalları bozuyor ve enzim salgılıyor. Birçok hasta 'Ben kendi pedikür malzemelerimi götürsem olmaz mı?' diye soruyor. Ancak burada sorun kişilerin kendi mikrobu. Pedikür yapılırken tırnağın etrafındaki yararlı mikroplar pedikür sırasında deride mikro travmalar yaratıyor. Normal bacakta sıkıntı olmuyor çünkü vücut o mikrobu atıyor. Ancak kişide lenfödem, varis, venöz yetmezlik gibi damarsal hastalıklar varsa sorun oluyor. Pedikür biraz derinden yapıldığında içeri mikrop giriyor. Onun için pedikür yapmak tehlikelidir. Bacakta herhangi bir damar hastalığı olan hiç kimse kesinlikle pedikür yaptırmamalıdır."
'DİYET VE SPOR İLE ZAYIFLAYAMAYAN HASTALAR LIPOSUCTION YAPTIRIYOR'
Bu hastalarda her şeye rağmen zayıflamanın gerçekleşmediğini belirten Prof. Dr. Akgül sözlerini şöyle noktaladı: "Lipödem hastaları spora başladıktan sonra vücutlarının üst bölümü incecik olmasına rağmen bacakları bir türlü incelmez. Bunun üzerine hastalar sporu da bırakırlar. Bacakları incelmediğinde liposuction gibi yöntemlere başvururlar. Belli bir süre görüntü düzelir ancak hastalığın nedeni cilt altındaki kılcal damarların bozukluğu olduğu için, yağ eskisinden daha kötü hale gelir. Bunun tedavisi yağlar ile alakalı değildir. Bunun tedavisi aslında kılcal damarlar ile alakalıdır. Lipödem bir damar hastalığıdır."
SELÜLİT İLE OBEZİTE ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Selülit obeziteden farklıdır. Obezite, yağ dokusunun büyümesi ve yağ hücrelerinin artmasıdır ve bu durum da mutlaka basen, bacak veya karın bölgesi sınırlı değildir, yani vücudun her yerinde görülebilir. Buna karşın, selülit en sık basen, bacak ve karında görülmektedir ancak buralar ile sınırlı değildir. Selülit ile ilişkili herhangi bir ölümle kötü sonuçlar bulunmamaktadır ve bu da selüliti "patolojik" durum olarak tanımlamayı zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte selülit, en formda kadınlarda bile utanç verici bir neden olmaya devam etmektedir.
Klinik bulgulara göre selülit dereceleme ölçeği bulunmaktadır.
Derece 1: Ayakta dururken deri pürüzsüzdür.
Derece 2: Hafif, orta şiddetli: ayakta durulduğunda portakal kabuğu veya yatak örtüsü görünümü olarak tanımlanmaktadır.
Derece 3: ikinci derece selülit ile birlikte ayakta durulduğunda kalkık ve basılı alanlar ve nodüller olarak tanımlanmaktadır.
SELÜLİT YALNIZCA KADINLARDA MI OLUR?
SELÜLİT TEDAVİSİ
Bölgesel tedaviden lazer tedavilerine kadar çeşitli tedaviler mevcuttur ve hepsi selülit görünümünü azalttıklarını iddia etmektedir; bununla birlikte, bu tedavilerin sonuçları genellikle hastanın öz değerlendirmesine bağlıdır.
Selülitin doğası gereği yağ dokusunun cilt dokusuna kayması nedeniyle, tedavilerin etkili olabilmesi için hem deriyi onarması ve güçlendirmesi hem de dermişin altındaki yağ dokusu hareketinin geri döndürmesi gerekmektedir.
Selülit için tedavi:
Selüliti artıran faktörlerin azaltılması;
Selülit ağırlaştırıcı faktörler: stres, kilo alımı, sedanter yaşam tarzı ve hormonal faktörlerdir.
Fiziksel, mekanik ve termal yöntemler
Selülit tedavisinde kullanılan çeşitli masaj ve vakumlama teknikerinin temeli, selülit hastalığının dolaşım bozukluğundan kaynaklandığı gerekçesine dayanmaktadır.
Liposuction (yağ aldırma)
Liposuction, deri altı yağ birikintilerini azaltmak için kullanılan bir işlemdir. Bazıları tarafından vücut şeklinin iyileştirilmesi için mükemmel bir araç olarak bilinmekle iken selülit için önerilen bir tedavi yöntemi değildir.
Mezoterapi
Mezoterapi, tedavi içerikli ilaç ve ürünlerin derialtına enjeksiyonunu içermektedir. Bu tedavinin bir kullanım alanı, yağ erimesini uyarmak ve selülit görünümünü iyileştirmektir.
Ekstrakorporal şok dalga tedavisi (ESWT)
Şok dalgaları, kaynaklandığı noktadan tedavi bölgelerine enerji ileten yüksek genlikte dalgalardır. ESWT'nin deri yağ tabakası kalınlığında önemli bir düşüş sağladığı, selülit görünümünü azaltmada derinin sıklığını arttırmada etkilidir.
Lazer tedavisi
Lazer tedavisi yeni kollajen oluşumunu teşvik eden yara iyileştirici bir yanıt üretmek için deri altına termal enerji verilmesi durumudur.
Radyofrekans tedavisi
Selülitin tedavisinde Radyofrekans (RF) teknikleri sıklıkla kullanılmaktadır. Genellikle RF enerjisi ile derinin ısıtılmasının, deride kollajen yapımıyla ilişkili doku sıkılaşmasına yol açtığı öne sürülmektedir. Deri altı tabakaya iletilen ısının yağ hücrelerinin parçalanmasını sağlayan yöntemdir.
İlaç tedavisi
Selülit tedavisinde çok sayıda ilaç kullanılmaktadır. Bunlar metilksantinler, retinoidler, laktik asit ve bitkisel ilaçları içermektedir.
Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün Özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız
SELÜLİT, LİPODEM HASTALIĞI ve LİPODEM TEDAVİSİ için ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız lütfen tıklayınız
SELÜLİT, LİPODEM TEDAVİSİ OLAN HASTALARIN yorumlarını görmek için lütfen tıklayınız
İLETİŞİME geçmek ve RANDEVU almak için lütfen tıklayınız




