YAŞLILAR VE YAŞLI DAMARLAR VE DAMAR GÖRÜNTÜLENMESİ 

Selamlar Sayın Hocam,

O değerli vaktinizi hem ameliyatta aldım hem de şimdi bu yazımı okutmakla alıyorum, özür dilerim.

Lakin, biz hastalar hele de yaşlı hastaların en zor geçen şeyi zaman, siz gençlerinde zamanı yok. Ben tabii ki sizin sitenizdeki hasta yorumlarını biliyorum ama özellikle yaşlı hastalar ve yaşlı hastası olanlar için bir farkındalık yaratmak istiyorum.

Hocam ve tabiiki sayın tüm okurlar,

Aslında gazete ilanı vermek isterdim ama emekli bir yaşlıyım ben, ama herkes okusun ve bir diğerine tavsiye etsin. Siz gençler artık gazete gibisiniz, feysten tviterden yayıyorsunuz herşeyi. Bunu da yayın.

Ben tam iki üniversite bitirmiş emekli bir öğretmenim. Aslında pilot olmak istiyordum, sonra muhasebe okudum. Rakamları sevmedim, öğretmen oldum. İyi de ders anlatırım.

Yaşlı olunca kimse sizle ilgilenmek istemiyor. Doktora gidiyorsun şikayetini söylüyorsun "bu, yaşlılık hastalığı" diyorlar ve zaten bir avuç ilacıma yeni bir tane ekliyorlar. Huzur evinde yaşıyorum, 2 çocuk ve tam 5 tane torunum var. Hem muhasebeciyim hem öğretmen ama şu bilgisayarı ve interneti benim 11 yaşındaki torunum kadar kullanamıyorum. Zaten gerek de yok, bu yaştan sonra.

Elif'e dedim ki, "yahu hem yaşlıların dilinden anlayan hem de sağ bacağımdaki damar tıkanıklığımı çözen doktor yok mu şu güzelim memlekette?"

"Dede gugıllayalım" dedi. "O ne demek" dedim, "internete soralım" dedi.

Bi ona sormamıştık zaten "sor peki" dedim. Yazdı bilgisayara birşeyler aynen şunları söyledi:

"Hem yaşlılık bilimi kürsüsü kurup hem de Kalp Damar Hastalıkları uzmanı Profesör doktor Ahmet Akgül var" dedi. Bende bu kişi hem bölüm kurucusu hem de profesör ise, neredeyse benle aynı yaştadır dedim içimden. Bu arada ben deniz 84 yaşındayım ama 60 gösteriyorum. ( gülücük )

Çocuklar aradılar bu hocayı buldular randevu aldık. Son 10 senedir zaten yüzlerce hoca beni gördü bir şey yapmadılar tıkalı bacağıma. Hep "sigara içme" dediler, "zaten içmiyorum" deyince "ameliyat çok riskli masada kalırsın" dediler. Zaten yaşlıyız diye yüzümüze bakan yok bırakın muayene etmeyi. Sanki her yaşlıda bacak damar tıkanıklığı normalmiş gibi.

Hocanın odasına girdim yani Ahmet Akgül hocanın, "hoca nerde" dedim? Sekreteri "o masada oturan hoca zaten" dedi. Eski bir yaramaz öğrencime benzeyen yakışıklı uzun boylu çok şık giyimli gözleri parlayan bir genç var karşımda. Bana "hoş geldin delikanlı" dedi.

İlk defa bir doktor hatta hocanın bu kadar samimi bir giriş cümlesini gördüm. Ayağa kalktı bana yer gösterdi ve oturdu. Gözlerimin içine baktı hiç kaçırmadı. Ben de yılların verdiği deneyim, insan sarrafı olmuşum, ilk başta bu daha genç bir çocuk dediğim doktor, gözümde devleşti zaten ben tedavi oldum. Tek cümle ile. "Hoş geldin delikanlı."

Adam dalga geçmiyor, alay etmiyor, gözlerini kaçırmıyor daha şikayetimi dinlemeden bana sahip çıktı. " hoşgördük hocam" dedim.

"Şikatimiz mi var, nedir?" dedi

Oğlum hemen söze atladı ama Ahmet hoca, "bir dakika" dedi, "ben delikanlı amcama sordum" dedi. Onun sözünü kesti. Ben yıllarca kesememiştim. Yine Ahmet Hoca zirve yaptı gönlümde, tedavim bitti artık.

Şimdi benim sıramdı, "yaşlılıktan bacak damarım tıkalı dedim, ver bir ilaçta zamanını almayalım dedim,. Hep böyle olmamış mıydı.

Evet ama böyle olmadı bu sefer, bu Ahmet Hocaydı.

Hoca yanıma geldi, hayret, bacağıma dokundu, muayene etti, kalbime ve akciğerime baktı. İlk defa uzaktan bakmayan bir doktorum oldu, diğerleri yalnızca uzaktan bakardı.

Sonra tetkiklerime baktı, elimde zaten koca bir dosya vardı diğerleri dosyaya bile tam bakmadan "dopler yeptır, ultrason yaptır" derlerdi, amaçları ne uğraşıcam bu yaşlıyla gitsin tetkik yaptırsın sonra zaten beni bulamaz diğer doktorlar bakardı. Zaten hiçbir poliklinikte tetkik isteyen doktorla tetkiği değerlendiren doktoru aynı bulamamıştım.

Bir ilk oldu ve Ahmet hoca tetkik istemedi, bacağımda damar tıkanıklığı olduğu, ayrıca kalp kapakçıklarımda yetmezlik olduğunu söyledi. Ameliyat etmeden kasıktan anjio ile girerek bacağımın damarını açacağını söyledi ve çizerek anlattı. Tüm ilaçlarıma baktı ve ilaçlarımı azalttı. Yaşlı beslenmesi ve bakımı konusunda yanımdakileri uyardı. Devamlı oturan beni, hareket etmemi normal hayata karışmamaı söyledi ve yöntemleri anlattı.

O gece düşündüm odama gittiğimde. Böyle bir doktor var mı, hem kalpten anlayan hem bacak damarımı açacak hem de yaşlıların bilimini yapan. Başka kimse yok bence. Ben güvendim, korkmuyorum. Ama tüm gece uyumadım.

Sabah abdestimi aldım, ne olur ne olmaz. Dünya ne de olsa yalan. Namazımı kıldım, savaşa giden er gibi tekbir getirdim. Önce Yüce Allahım sonra daha çok genç Ahmet Hoca.

Hastaneye gittik, uzay üssü gibi ameliyathaneleri var. Hemşire, anestezi güler yüzlüler, hepsi "Hoş geldin amca" dediler, Ahmet hocayı aradı gözlerim derken o zaten orda bir köşede oturmuş olan bitene bakıyordu, duygulu gözlerle. "Hoş geldin delikanlı" dedi yine.

Uyutmadılar bile beni, hızla üzerime örtüler örttüler iğne ve 20 dakikada işlem bitti. Müzik eşliğinde hemde.

Odama çıkarken de yanımdaydı ahmet hoca, meleğim gibi.

1 gün sonra evdeyim, çocuklarım bile etkilenmiş beni bir süreliğine evlerine aldılar.

Bastonum yok artık, parka yürüyorum torunla.

Bu yazıyı da zaten parktan yazıyorum, torunlar bilgisayara geçecek.

Yaşlı anneniz babanız varsa tek adres veriyorum size

profesör Doktor ahmet akgül e gidin.

Yoksa yaşlı yakınlarınıza hala başkalarına götürürseniz onlara "sende yaşlı hastalığı" var derler

Bence yaşlı hastalığı yok, doktor hastalığı var.

hürmetlerimle

Emekli ama delikanlı hastan Mehmet Canyürek

Damar, Damar Tıkanıklığı ve Yetmezliği ve Damar Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız  

Damar hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış, bu bacak kesilir"  denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız  

Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Yasal Uyarı

Bu sitenin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Site, sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitedeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu site sorumlu tutulamaz.Bu sitedeki bilgileri kopyalama, nakletme veya diğer kullanımlar kesinlikle yasaktır. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine ve site sahibinin iznine bağlıdır. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar.