Hasta Yorumları

Kalp ameliyatı sonucu geçmeyen ÇARPINTI ve TEKLEME

  SORUNUZ :   Bir e-posta http://www.ahmetakgul.com.tr Gönderen: ilhami alsan <alsan2007@hotmail.com> Hocam merhaba Babam 60 yaşında 4 sene önce açık bypass ameliyatı oldu.4 damarı değişti.Ameliyat olmadan önce birkaç kez krizde geçirmiş.Ameliyatı yapan doktorda "ameliyat etmekle sorunu ortadan kaldırmış olmuyoruz,kalp aşırı yıpranmış ve genişlemiş " demişti.o zamandan bu zamana hiç birgün rahatlamadı.hangi doktora gitsek yapılacak yapılmış bu ilaçlardan iyisi olmaz diyorlar. Asıl sorun , çok çarpıntısı oluyor.acayip fenalaşıyor.çarpıntı önceden kolunu biraz zorladığında oluyordu ancak bu yıl araç bile kullanamıyor, hatta banyoda başını köpüklerken dahi oluyor.elinizle göğsüne bastırdığınızda hafif rahatlama oluyor,çarpıntıyı dışardan bile hissedebiliyorsunuz. birçok yerde muayene oldu bir netice alamadı.perhize dikkat et,ilaçlara devam dediler,ayrıca Kreatin 2,9 olduğu için nefrolojiye gidin dediler.özelde bir doktora gittik.oda "senin kalp %20 çalışıyor,böyle yaşamaya mecbursun ara ara hastaneye yatıp sıvı attırman gerekebilir genç olsan kalp nakli derdim " dedi ilaçlar: aldactazid,dilatrend,olmetec,ecoprin ,digoksin bu ilaçları 4 yıldır sürekli kullanıyor.arada desal kullanıyor.ancak hiç bir fayda yok. en son doktor (kalp %20 çalışıyor diyen ) cordarone yazdı.hiçbir fayda görmedi dahada kötü oldu. son olarakta , tavsiye üzerine saneloc salınımlı günde yarım kullanmaya başladı.Çarpıntıya faydası çok oldu ancak nefes darlığı başladı ve bu ilacı bıraktı. Şimdi de kalpte tekleme başladı.(böyle sanki bir an topallama yapıyor gibi yavaşlayıp bir engelden kurtulmuşçasına tekrar hızlanıyor.) Siz sürece bakaraktan ne önerirsiniz.kalp pili falan işe yararmı?Ekoyu dosya ekleme imkanı olmadığı için gönderemiyorum hocam. Cevap verirseniz memnun oluruz.teşekkürler. CEVABIMIZ :  İlhami Bey, Öncelikle geçmiş olsun. Kalp ameliyatı sonrası geçmeyen çarpıntı ve kalbin "teklemesi" nadir de olsa görülen bir tablo. Hastanın önce bu çarpıntıya neden olan sebepler ortaya çıkarılmalı daha sonra bu nedenler tedavi edilmelidir. Eğer neden kalbin kendisinde uygunsuz uyarı çıkaran bir hücre ise o, hücre ve etrafı dondurularak veya yakılarak tedavi edilir. Eğer bu da çözüm olmazsa kalp pili kullanılabilir. Aşağıda 2 ayrı video var, lütfen izleyin sorularınıza cevabı alacaksınız. Bana ulaşmak isterseniz lütfen sekreterim Salih Bey'den randevu alınız: 0 532 4884474 Sağlıcakla

Devamı...
 

Ameliyattan korkanlara en iyi VARİS tedavileri

  SORUNUZ:  Bir e-posta http://www.ahmetakgul.com.tr Gönderen: murat kabaklı <muratreis1962@hotmail.com> her iki bacagimda ileri derecede varis var çok rahatsızlık veriyor agrılar yanma ve şişme uzun sure ayakta kaldıgımda oluyor ulturason mayinesinde bir bacakta 10 bir bacakta 12 milim olmuş dediler tabi biraz korktugumdan amalyat olmadım işallah bana yapıla bilecek yeni tedavi şekilleriyle bir sonuç alabiliriz sizib bana tavsiyeniz dogrultusunda bu rahatsızlıgımdan kurtuluruz teşekkürler   CEVABIMIZ:   Murat Bey, Öncelikle geçmiş olsun. Bizim yaptığımız varis ameliyatları farklı. Eskiden olduğu gibi bacağınızdaki damarı tamamen çıkarma işlemi yapmıyoruz, çünkü o zaman ileride ihtiyacınız olan (kalp ameliyatı için ) yedek damarı kaybetmiş oluyorsunuz ayrıca vücuttan damar alındığı için vücudumuz refleks olarak tekrar varis oluşturur. İşte bu nedenle varis ameliyatı sonrası tekrar varisler oluşur. Biz ise, damarı çıkarmaz, damarda yetmezliğe neden olan kapakçıkları düzeltiriz, böylece hem damarınız hem de varisiniz kurtulur. Varis ameliyatı dışında da varis tedavileri vardır: Skleroterapi ile varis tedavisi, yapıştırıcı ile varis tedavisi, lazer ile varis tedavisi, radyofrekans ile varis tedavisi.. gibi, ama neden varis kapakçık yetmezliği ise en iyi tedavi varis ameliyatıdır ve aynı zamanda damarınızı da korur. Ameliyatsız varis tedavisindeki tüm diğer yöntemlerde damarınız yok edildiği için varis tekrarlama riski fazladır. Varis ameliyatımız yaklaşık tek bacak için 15 dakika sürer ve kasıkta 2-3 cm lik bir iz olur. Bana ulaşmak isterseniz lütfen sekreterim Salih Bey'den randevu alınız: 0 532 4884474 Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videoları izleyiniz: Sağlıcakla

Devamı...
 

Tekrar koşabilecek miyim ?

SORUNUZ: Merhaba Ahmet hocam . yaşım 25 cinsiyetim erkek. hastalığımın tanısı = idiyopatik pulmoner arter dilatasyonu , sağ dal bloğu, sağ ventrikül dilatasyonu, aort mitral trükispit hafif , pulmoner kapak ta orta seviye yetersizlik.  ef %60 pab 38  şikayetlerim = halsizlik, koşamama,kat çıkamama,ara sıra çarpıntı, ara sıra nefes darlığı, ara sıra göğüste ağrı yanma batma acıma hisleri, boğazıma vuran basınç, aniden karnımdan oluşan nefes darlığı .  devlet hastanesi doktoru sağ ventrikülümdeki büyümenin nedenini saptamak adına tee yapmayı düşünüyor ve gün verdi bana . kalbimde delik olmasından şüphe ediyor.  sizce tee yaptırmalı mıyım hocam ? tee sırasında ölüm riski var mı ? reflü gastrit ve yutma zorluğu yaşayan biriyim.  ayrıca hastalıklarımın tedavisi varmı bigün koşabilecek rahatça kat çıkabilecek miyim ?  saygılarımla. CEVABIMIZ: Geçmiş olsun, Önce hastalığınızın tanısını anlayalım. "İdiopatik pulmoner arter dilatasyonu " demek, nedeni bilinmeyen akciğer damarında oluşan genişleme demektir. Bu tarif sizin canınızı sıkmasın, nedeni araştırılmalı ki bu nedene yönelik tedaviler yapılmalı. Örneğin yaptıracağınız TEE yani transözofajial ekokardiyografide, kalbinizdeki yapısal sorunlar ayrıntısı ile ortaya çıkacak. Yani kalpte bir delik mi var, kapak bozukluğu mu var, fazladan bir damar mı var ortaya çıkacaktır. Eğer kalpte delik veya diğer bozukluklar ortaya çıkarılırsa tedavisi hemen yapılır ve tekrar istediğiniz gibi koşabilirsiniz. Yani, bu tanı işlemini yaptırın. Artık uyutarak veya uyuşturarak yapılabiliyor bu tetkikler. Korkmayın. Sağlıcakla

Devamı...
 

Birçok devlet, özel, tıp, eğitim ve araştırma hastanelerine gittim

Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefliğine   Ben iyileştirmiş olduğunuz hastanız İsmail HEPÖZ. 51 yıllık ömrüm boyunca birçok devlet, özel, tıp, eğitim ve araştırma hastanelerine gittim. Birçok doktorla akraba gibiyiz. Gitmiş olduğum hastanelere nazaran buradaki bilhassa KVC kliniğindeki temizlik, hijyen, bakım personeller arası iletişim, birlik beraberlik, aralarındaki muhabbet vs. şimdiye kadar ağzım açık kaldı. Hayran oldum. Allah'tan temennim bu hizmetinizi, disiplininizi, sisteminizi hiç bozmadan, sekteye uğramadan daha da mükemmelleşmesidir. Bu hastaneye Antalya'dan geldim. Buradaki bir dostum sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL'ün arkadaşıymış. Arkadaşım vasıtasıyla Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ile irtibatlaştık. Arkadaşım vasıtasıyla Ahmet Bey'e elimdeki raporları ulaştırdım. Antalya'da gitmiş olduğum doktorlar hem aort hem de Mitral kapakçığın değiştirilmesi gerekir dediler. Ama sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ise arızanın sadece Mitral kapakçıkta olduğunu ve tamir olabileceğini söyledi. Bir umutla Antalya'dan kalkıp umut ışığıma sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL'e geldim. İyi ki de gelmişim. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibi her şeyi en ince ayrıntısına kadar araştırıyordular. İnce eleyip sık dokuyordular. İğneden ipliğe ne var ne yok her şeyi iyice araştırdılar. Ve diğer doktorlar gibi direk kapakçığı değiştiririz demediler. Ne kadar yapılması gereken muayene, tahlil, rapor vs. ne varsa hepsini yaptılar. En sonunda kapakçığı onarmak daha iyi olacak olursa onarırız, onarmak karlı bir şey olmazsa kapakçığı değiştiririz dediler. Buraya gelirken birkaç tane korkum vardı . Biri uçağa binme korkusu. Bunu birçok doktora danıştım ve bir ilaç tavsiye ettiler ve sağ salim geldim çok şükür. İkincisi TEE Raporunun oluşturulmasıydı ki en çok korktuğum bu idi. Diğer hastanelerde bunu yapmamışlardı. Ama buradaki ekip çok bilgili, tecrübeli ve anlayışlıymış ki ben çok bir şey hissetmeden o raporu hazırlamışlar ve elime verip beni gönderdiler. İlk iki korkuyu atlattık ya Allah'ın izni ve yardımıyla Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibinin bilgi ve tecrübeleriyle ameliyattan pekte korkmadım. Korkmadığım kadar da varmış. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibi ameliyatı "tere yağından kıl çeker gibi" çok başarılı bir şekilde gerçekleştirmişler. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibine, tüm hemşirelere ve diğer tüm personellere teşekkür ederim. Allahü Teâla hepsinden razı olsun. İstisnasız her birine Allahü Teâla sağlıklı, huzurlu, hayırlı, bereketli ve mutlu ömürler ihsan etsin. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibinin, tüm hemşirelerin benim gibi daha nice hastalara şifa olabilmelerini, yardımcı olabilmelerini, onları iyileştirebilmelerini temenni eder, bu bariz görünen başarılarınızın daha da katlanarak devam etmesini Allah'tan isterim. Hepinize müteşekkirim. Allah hepinizden razı olsun.   İsmail HEPÖZ 25.02.2013

Devamı...
 

Üç ayrı Profesör, üç ayrı varis tedavisi, ama hangisi doğru?

SORUNUZ:   Hocam Merhabalar,Sizi öncelikle rahatsızlık verdiğim için özür dilerim. Anne olunca konu herşey değiştiği için sizin bilgi ve tecrübenize ihtiyacım vardır. Gerekirse ilerleyen safhada size gelmeyi de planlıyorum ama zaman kaybetmek veya varisle annemin ağrılarının artmaması için hızlı davranmaya çalışıyorum. Anlayışınız için tşk ederim. Konu:Anneme .....Devlet Hastenesinde Varislerinden dolayı ameliyat olması gerektiği söylendi. Sonrasında Ekteki sonucu ile ben hem ........Özel Hastanesi , hemde .......Özel hastanesine gittim ve ayrıca netten ..... Proflarından bir hocamıza raporu ilettim. 3 hocadan da 3 farklı yöntem önerisi geldi ve aklım karma karışık oldu. Aşağıda tavsiyeleri belirttim. Sizden ricam bu konuda en doğru yöntem nedir bilgi almak isterim eğer ameliyat acil değilse gerekirse yorumunuza istinaden size de gelmek isterim. Sizi ofisinizde çalışan randevuları veren beyefendi o kadar güzel anlattı ki bana inanın görmeden güvendim, bu sebepten sizin görüşünüz çok kıymetlidir. Tşk ederim. 1. Özel Hastane - RF metodu ile ameliyat dedi, 2. Özel Hastane = Açık ameliyat 3. Profesör = Açık kesinlikle önermediğini Işın tavsiye etti ve aşağıdaki yorumu iletti. Öncelikle geçmiş olsun, varis hastalığı cerrahi bir acil durum olmadığından acilen karar verme durumunda olmadığınızı belirtmek isterim.  Genel olarak anatomik açıdan bir uygunsuzluk yoksa açık ameliyatı kesinlikle önermem. Ben radyofrekans (RF) yerine lazer kullanıyorum, ABD de dahil olmak üzere dünyada artık açık cerrahi uygulaması kalmadı; ABD de bizim uygulamamız gibi hastaların 65-70% inde lazer, 35-40% radyofrekans kullanılıyor. Zaten dopplerinde çift toplardamara giriş yapmak gerekliliği görünüyor. Genellikle açık cerrahide 2. Damar görülmez ve açık bırakılır. Bu nedenle stratejisiz bir operasyon önermem. Geçmiş olsun. Prof. Dr. ...... CEVABIMIZ: Öncelikle geçmiş olsun. Hem varis hastalığınız için hem de 3 populer hastaneden 3 ayrı cevap alıp kafanız karıştığı için."Sonucu ve tanısı belli bir VARİS hastalığına her doktor ayrı tedavi önerir mi" demeyin. Her doktor yalnızca bildiğini "en iyi" tedavi sanıyor ve yalnızca kendi bildiğini "en son" tedavi sanıyor veya "en kolay" o tedavi işlerine geliyor. Lazerle varis tedavisine alışmış ekip, her varis hastasına lazer, radyofrekans ile varis tedavisine alışmış ekip her varis hastasına radyofrekans, ameliyat yapmaya alışmış ekip de her varis hastasına ameliyat deyip, bazı - sizlerin de tam olarak anlayamayacağı- istatistik sayıları ve Amerika'dan -sözde- örneklerle sizleri ikna etmeye çalışıp diğer teknikleri küçümsüyor. Şunu biliniz ki, HER HASTA ÖZELDİR, HER VARİS ÖZELDİR, HASTA VE HASTALIĞI BİR İSTATİSTİK DEĞİLDİR. Reklamlarda görülen, "LAZERLE VARİSE SON", "TÜM VARİSLER RADYOFREAKANS İLE 5 DAKİDADA BİTİYOR", "AMELİYATSIZ VARİSLERE SON", "AMELİYAT ÇAĞ DIŞI" gibi iddialı cümleler yanlıştır çünkü her hasta da ayrıdır, her varis tedavisi de ayrıdır. Bu nedenle bacağa ait varis tedavisinden önce "damar haritalaması" yapılması gerekir, bu da "ayakta çekilen" özel Doppler tetkikleriyle olur. Lütfen aşağıdaki videoları izleyiniz. Sağlıcakla

Devamı...
 

Varis ameliyatı sonrası oluşan Akciğer Embolisi

SORUNUZ Merhaba ahmet bey,ben 39 yaşında,5 yaşında bir kız çocuk annesiyim.Çalışma hayatı ve anne,babadan kalıtsal olarak iki bacağımda da varis var,yıllardır varislerim için ameliyat olmam gerekiyor ama annemi 1985 yılında varis ameliyatından sonra oluşan akciğer embolisinden kaybedince,bende sekiz yaşında olduğum için çok etkilendim bu durumdan.Şimdi ben korkumdan ameliyat olamıyorum ama çok varislerim artık günlük hayatımı çok zorlaştırıyor.Ama ameliyat olurda ölürsem kızım da,benim gibi annesiz kalırsa diye de çok korkuyorum,internetten varis uzerine bir çok dr. araştırdım,sizin sayfanızı da inceledim ve bana o guveni sizin vereceğinize kanaat getirdim,şimdi ben BİLECİK/BOZÜYÜK te oturuyorum.... CEVABIMIZ Öncelikle geçmiş olsun ve başınız sağolsun. Varis ameliyatları dünyada en çok yapılan ameliyatlardan biridir. İşin uzmanı doktorlar tarafından yapılırsa neredeyse hiç yok denecek kadar risk var. Tabii ki o da bir ameliyat, her ameliyat gibi riskler var ama günümüzde bunlar yok denecek kadar az. Bilinçaltınıza yerleşen ameliyat korkunuz sizi korkutmasın, artık tedavisi çok kolay. Ameliyatsız da tedavi ediliyor ayrıca. Esas sorun tedavi olmazsanız oluşacak riskler, varisli damarda pıhtı gelişip o pıhtıda akciğerinize gidip, akciğer embolisi yapabilir. Bu nedenle "en iyi" olarak bildiğiniz, ve güvendiğiniz "varis doktorunuza" başvurunuz ve vakit kaybetmeyiniz. Unutmayın varis tedavisi "kalp ve damar cerrahlarının" konusudur. Lütfen aşağıdaki videoları izleyiniz. Saygılarımızla

Devamı...
 

Anjiyo işlemi sırasında gerçekleşen kalp krizine ise, şans mı demeli idi, şanssızlık mı

1 Mart 2013... Sıradan başlayan bir günün sabahında sadece hastaneye muayene olmak üzere giden babamın acil olarak anjiyo işlemine girmesi gerektiğini duyarak koştum hastaneye. Önce endişelendim ve sonrasında tıp biliminin bugün ulaşmış olduğu seviyeyi düşünerek, bu kapsamda bu operasyonun aslında çok küçük ve basit bir şey olacağına kendimi ikna ederek başladım güne. Ancak hastaneye girdiği an insanın içini hep bir kuşku ve endişe kaplar ki, bizim için herşey bu küçük operasyonla sınırlı kalmadı. Anjiyo işlemi sırasında gerçekleşen kalp krizine ise, şans mı demeli idi, şanssızlık mı ayırt edemedim. Sonrasında da kalbin dört ana damarının yüksek oranda tıkalı ve durumun çok ciddi olduğunu öğrendim. Bu durumda tek seçeneğimiz babamın By Pass ameliyatına girmesiydi. Konu bu noktaya gelince kabullenmem ve kendimi ikna etmem çok da kolay olmadı. Çünkü sabah işe uğurlarken "kahvaltını yapmayacak mısın?" diye arkamdan seslenirken birkaç saat sonra bir kalp ameliyatının gerçekleşeceğini aklımın ucundan geçirmezdim. Genelde kritik ameliyatlara girecek kişilerin ve yakınlarının davranış modelleri, operasyonu gerçekleştirecek ekipler hakkında bilgi toplamak ve kendi psikolojilerini en yakın hissettikleri ekibe hayatlarını emanet etmek olur. Biz ise tesadüf eseri Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeydik. Üzerimizden durumun şokunu atlatmadan Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve ekibine babamı emanet ettik. O ana kadar kendisi ve ekibi hakkında pek de bilgi sahibi değildik, bizim buna hiç vaktimiz olmamıştı. Babamın ameliyatta olduğu saatlerden bir kısmında Kalp ve Damar Cerrahisi katındaki hasta ve hasta yakınlarının, iyileşmiş olduktan sonra yazmış olduğu yazıları okuyarak geçirdim. Bu o saatleri daha kolay geçirebilmek adına büyük bir motivasyon oldu ve babam iyileştiğinde bir notta ben yazmaya karar verdim. Bugün 14 Mart 2013... Biz sanki o günü hiç yaşamamış gibi hayatımıza devam etmeye başladık bile. Birçok insanın hayatında kâbus olarak nitelendirebileceği o günü hatırlarken ailece yüzlerimiz gülüyor ve iyi ki Ahmet Hoca ve ekibi ile o gün oradaydık diyoruz. Yanında olamadığım yoğun bakım günlerini babama sorduğumda ise, bana ağrılarından korkularından yada daha önce kalp ameliyatı olan bazı hastalardan duyduğum kötü hikayelerden bahsetmiyor hiç. Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yoğun bakımında ona eşinden, kızından bile iyi bakan melek hemşireler ve yüzü gülen doktorlar olduğunu anlatıyor bize. En sevdiği müzikleri dinlediğinden, hemşerisi olan İzmirli hemşire ile İzmir Fuarından konuştuklarından, bir hemşirenin de babamın adaşı olan Şeref adında bir oğlu olduğundan bahsediyor. En önemlisi tüm bunları yüzü gülerek anlatıyor. Babamın hiç ağrı yada korku hikayesi yok. Tıp dünyasının bir bireyi olmayı başarabilenlere her zaman hayranlık ve saygı duymuşumdur. Çünkü onlar hayat kurtarırlar. Ama daha önce hiç rastlamadım ki,  bir kalp ameliyatının sadece 13 gün sonrasında yaşadıklarını sadece birkaç günlük evden uzak ve lüks bir oteldeki tatil gibi anlatan biri olsun. Korkularımıza müzikler katan, ağrı ve korku yerine gülümseyerek anlattığı bir tatilin anıları gibi hikayeleri olan bit Bypass ameliyatı sürecini bizlere yaşatan Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve ekibi başta olmak üzere, yoğun bakım ve kalp ve damar cerrahisi ekibinde yer alan tüm doktor, hemşire, hasta bakıcı olarak tıp dünyasına değer katan herkese teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. İyiki sizlerle karşılaştık, iyiki sizler varsınız. 14 MART TIP BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!!!

Devamı...