Hasta Yorumları

" Böyle bir insan olamaz." "böyle bir doktor olamaz"

Sayın Prof.Dr.Ahmet AKGÜL hocam, ekibi ve umutla şifa bekleyen tüm hastalara; Ben 39 yaşındayım. 2008 yılının Nisan ayında yaptığım doğumdan sonra sağ bacağım şiddetli bir sancı ile beraber morardı ve şişti. Yapılan ilk müdahaleden sonra şişlik ve sancı sol bacağıma da geçti. .... Devlet Hastanesinde kaldığım 3 günden sonra taburcu edildim. Fakat şikâyetlerim devam ediyordu. Bursa'da özel bir hastaneye gittik. Oradaki doktor hastalığımın DVT olduğunu ve uzun bir süre kan sulandırıcı ilaç kullanmam gerektiğini söyledi ve tedavimi başlattı. Tedavimin 2. Yılından sonra başka bir doktor ilaçlarımı kesti sonrasında ise ayak bileklerimde venöz ülser diye adlandırılan yaralar açıldı. Yaraların tedavisi için gitmediğimiz yer kalmadı. Eskişehir, İzmir, Ankara gibi şehirlerde birçok Profesör hocaya muayene olduk. Hepsinin ortak kararı bu yaraların kapanması için ayaklar yukarıda yatmaktan başka bir çare olmadığını söylediler. Yaralarımın yanı sıra bacak ve kasıklarımda da ağrı ve sancılar çekilmez olmuştu artık. Ta ki 2015 yılının Eylül ayına kadar. Sayın Prof.Dr.Ahmet AKGÜL hocamı bulmuştuk. Hemen İstanbul'a geldik. İlk muayeneden sonra dedim ki " Böyle bir insan olamaz."  "böyle bir doktor olamaz" "bir doktor bu kadar mı pozitif olur?" Yüzüme bakışı, konuşması, "elimizden gelen her şeyi yapacağız" demesi, hayata küskünlüğümü, umutsuzluğumu ve düzelmeyen moralimi silip süpürmüştü. Allah ondan binlerce kere razı olsun. Ailesi ile birlikte bir ömür boyu mutluluk versin inşallah. Hocam ilk olarak renkli doppler ve BT venografi ile tetkiklerimi yaptı ve ana toplardamarlarımda tıkanıklık olmadığını sadece geriye kaçakların olduğunu söyledi. Ve 16.09.2015 tarihinde sağ kasığımdan kendi geliştirdiği bir teknik kullanarak kapakçık operasyonu gerçekleştirdi. 1 gün sonrada beni taburcu etti. Operasyondan sonra kasık ve bacak ağrılarım, şişlikler artık geçmişti. Ahmet hocam hastalarına o kadar değer veriyor ki çok sıcakkanlı, güler yüzlü, sevecen, hastalarının derdine derman olmaya çalışan, elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan, "acaba ben bu hastamı nasıl iyileştiririm" diye gece gündüz düşünen bir doktor. Ben onlarca doktor gördüm ama kendini bu kadar mesleğine adamış, hastalarının şifası için uğraşan bir Dr. İlk defa tanıdım. Dilerim ki Allah'tan gülen yüzü hiç solmasın. Allah ona güç kuvvet versin ki birçok hastaya şifa vesilesi olmaya devam etsin. Şuanda Ahmet hocamın tedavisi devam ediyor. Sol kasığımdan da bir operasyon yaptı. Yaralarımla da hocam bizzat kendisi ilgileniyor ve iyileşmeyi gözlerimle görmeye başladım. Şikâyetlerim azaldı. Yaralarımın düzelmeye başladı ve toplarlanıyor artık. Pansumanlarımı dahi kendisi yapıyor, o kadar zaman sıkıntısı olmasına rağmen. Rabbim her zaman yanında ve yardımcısı olsun hocamın. Sizi ve ekibinizi hiç unutmayacak ömür boyu size dua ederek yaşayacağım. Allah sizden razı olsun. Sayın Prof.Dr.Ahmet AKGÜL ve ekibine SEVGİ ve SAYGILARIMLA. Yüzünü güldürdüğünüz hastanız. Firdevs ERİÇ

Devamı...
 

VARİSE "DANSLI" TEDAVİ

VARİSE "DANSLI" TEDAVİ Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, varisli hastaları dans ve müzikle geliştirdiği yöntemle tedavi edecek. ERDAL TÜRKOĞLU - Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, varisli hastaları dans ve müzikle geliştiği yöntemle tedavi edecek. TÜBİTAK-BİDEP (Bilim İnsanı Destekleme Programları) tarafından onaylanan "Varisli hastalarda dans terapisinin etkinliğinin araştırılması" adlı projeyle, hastalar hem sistemli şekilde tedavi olacak hem de günlük terapisini sıkılmadan geçekleştirilecek. MKÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Nilüfer Çetişli Korkmaz, AA muhabirine, bu yöntemle yaptırılan fizyoterapi uygulamalarını dans ve müzikle birleştirdiklerini kaydetti. "Böylelikle egzersizin etkinliği, gerek ağrı üzerine, gerek eklem hareketi üzerine gerekse de kas kuvveti ve kalp ve damar fonksiyonları üzerine olan etkililerini arttırmak kolay olabiliyor" diyen Korkmaz, "Hasta terapiye daha eğlenceli daha aktif şekilde katılabiliyor. Bu sayede, dansla terapinin, alternatif bir yaklaşım, daha eğlenceli ve ilgi çekici bir yaklaşım olarak tedavi programlarında yer alabileceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Proje Danışman Dr. Fizyoterapist Esra Doğru, varisten doğan rahatsızlıkların, kişilerin günlük hayatını olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini düşürdüğünü anlattı. Varisin özellikle kadınlarda çok görüldüğünü kaybeden Doğru, varisten doğan rahatsızlıkların, kişilerin günlük hayatını olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini düşürdüğünü anlattı. Özellikle varise bağlı ayak bileği eklem hareketleriyle, bacak kas kuvvetinin azaldığının görüldüğünü ifade eden Doğru: "Biz de bundan yola çıkarak halk müziği, halk danslarını ve fizik tedavide kullanılacak solunum tekniklerini birleştirerek egzersiz programı planladık. Varisli hastalarda yaklaşık 15 seanstan oluşan bir tedavi programı veriyoruz. Hastalarımızın ilk 3 seansını birlikte yapıyoruz. Bunun ardından kendileri verdiğimiz video ile egzersizine devam ediyor" diye konuştu. Hastaları haftalık takip edeceklerini aktaran Doğru, bu yöntemle sadece medikal tedaviden daha iyi bir iyileşme sağlamayı amaçladıklarını karetti. Proje elemanları, hazırladıkları "danslı tedavi" yönetimini öğrenciler üzerinden tanıttı. VARİSE "DANSLI" TEDAVİ  =HABERLER.COM=

Devamı...
 

Birçok devlet, özel, tıp, eğitim ve araştırma hastanelerine gittim

Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefliğine   Ben iyileştirmiş olduğunuz hastanız İsmail HEPÖZ. 51 yıllık ömrüm boyunca birçok devlet, özel, tıp, eğitim ve araştırma hastanelerine gittim. Birçok doktorla akraba gibiyiz. Gitmiş olduğum hastanelere nazaran buradaki bilhassa KVC kliniğindeki temizlik, hijyen, bakım personeller arası iletişim, birlik beraberlik, aralarındaki muhabbet vs. şimdiye kadar ağzım açık kaldı. Hayran oldum. Allah'tan temennim bu hizmetinizi, disiplininizi, sisteminizi hiç bozmadan, sekteye uğramadan daha da mükemmelleşmesidir. Bu hastaneye Antalya'dan geldim. Buradaki bir dostum sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL'ün arkadaşıymış. Arkadaşım vasıtasıyla Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ile irtibatlaştık. Arkadaşım vasıtasıyla Ahmet Bey'e elimdeki raporları ulaştırdım. Antalya'da gitmiş olduğum doktorlar hem aort hem de Mitral kapakçığın değiştirilmesi gerekir dediler. Ama sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ise arızanın sadece Mitral kapakçıkta olduğunu ve tamir olabileceğini söyledi. Bir umutla Antalya'dan kalkıp umut ışığıma sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL'e geldim. İyi ki de gelmişim. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibi her şeyi en ince ayrıntısına kadar araştırıyordular. İnce eleyip sık dokuyordular. İğneden ipliğe ne var ne yok her şeyi iyice araştırdılar. Ve diğer doktorlar gibi direk kapakçığı değiştiririz demediler. Ne kadar yapılması gereken muayene, tahlil, rapor vs. ne varsa hepsini yaptılar. En sonunda kapakçığı onarmak daha iyi olacak olursa onarırız, onarmak karlı bir şey olmazsa kapakçığı değiştiririz dediler. Buraya gelirken birkaç tane korkum vardı . Biri uçağa binme korkusu. Bunu birçok doktora danıştım ve bir ilaç tavsiye ettiler ve sağ salim geldim çok şükür. İkincisi TEE Raporunun oluşturulmasıydı ki en çok korktuğum bu idi. Diğer hastanelerde bunu yapmamışlardı. Ama buradaki ekip çok bilgili, tecrübeli ve anlayışlıymış ki ben çok bir şey hissetmeden o raporu hazırlamışlar ve elime verip beni gönderdiler. İlk iki korkuyu atlattık ya Allah'ın izni ve yardımıyla Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibinin bilgi ve tecrübeleriyle ameliyattan pekte korkmadım. Korkmadığım kadar da varmış. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibi ameliyatı "tere yağından kıl çeker gibi" çok başarılı bir şekilde gerçekleştirmişler. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibine, tüm hemşirelere ve diğer tüm personellere teşekkür ederim. Allahü Teâla hepsinden razı olsun. İstisnasız her birine Allahü Teâla sağlıklı, huzurlu, hayırlı, bereketli ve mutlu ömürler ihsan etsin. Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve profesyonel ekibinin, tüm hemşirelerin benim gibi daha nice hastalara şifa olabilmelerini, yardımcı olabilmelerini, onları iyileştirebilmelerini temenni eder, bu bariz görünen başarılarınızın daha da katlanarak devam etmesini Allah'tan isterim. Hepinize müteşekkirim. Allah hepinizden razı olsun.   İsmail HEPÖZ 25.02.2013

Devamı...
 

Lazer ile varis tedavisi - VENOUS TREATMENT BY LASER

Alt Ekstremite Venöz Yetmezliği Tedavisinde Endovenöz Lazer Ablasyon: İki Yıllık Deneyimlerimiz   Endovenous Laser Ablation of Great Saphenous Vein for the Treatment of Lower Extremity: Two Years Experience   ZAİM Ç et al   Turkiye Klinikleri J Cardiovasc Sci 2014;26(1):5-10   Amaç: Kronik venöz yetmezliği ve buna bağlı oluşan varisler, toplumda oldukça sık rastlanan ve bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara da yol açabilen önemli bir klinik tablo olarak görülmektedir. Alt ekstremite yüzeyel venöz yetmezliği özellikle vena safena magnaya, daha az sıklıkla da vena safena parvaya bağlı olarak görülür. Venöz yetmezlik tedavisinde, daha önceleri cerrahi yöntemler uygulanırken artık günümüzde, endovenöz lazer (EVLA) ve radyofrekans(RFA) gibi yöntemler kullanılmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda toplamda 207 hastanın 220 ekstremite safen venlere yönelik Doppler ultrason (General Electric Logiq 500 pro, ABD) eşliğinde EVLA [Radial Emitting Fiber (REF) Advanced Fiber Tools, Almanya)] işlemi uygulandı. Bu girişim sırasında tüm hastalarda spinal anestezi ile birlikte otomatik perfüzat kullanılarak (Nouvag Dispenser DP20, İsviçre) tümesan anestezi uygulandı. Tüm hastalar işlem öncesinde klinik şiddet, etiyoloji, anatomi, patofizyoloji (CEAP) sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Bulgular: İki yüz yirmi ekstremiteye uygulanan EVLA uygulamalarında tamamında (%100) patofizyoloji, reflüye bağlı olarak tespit edilmiştir. Diz seviyesinde VSM çapı preoperatif 3,8 mm ile 6,2 mm arasında (ort. 4,6±1,8) iken, safenofemoral bileşke seviyesinde 5,2 mm ile 12,4 mm arasında olduğu görülmüştür (ort. 8,6±2,2). Postoperatif veriler özellikle üçüncü ay verilerinde VSM çapının diz seviyesinde 1,7 mm ile 3,9 mm arasında (ort. 2,2±0,8), safenofemoral bileşke seviyesinde 2,3 mm ile 4,8 mm arasında (ort. 3,9±1,8) değişmiştir. Altı aylık takip sonucunda 216 (%98,6) hastada tam oklüzyon saptandı. Majör komplikasyona rastlanmazken, minör komplikasyon olarak 6 hasta selülit, 8 hastada tromboflebit, 4 hastada hematom ve 10 hastada diz seviyesinde parestezi izlendi. Sonuç: EVLA tedavisi erken mobilizasyon, daha az ağrı ve daha düşük morbidite oranlarıyla güvenle uygulanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Lazer tedavisi; venöz yetmezlik   Objective: Chronic venous insufficiency and varicose veins are very common in the society, and in some clinical cases can lead to serious complications. Especially in the lower extremity superficial venous insufficiency depends more frequently on vena saphena magna, less frequently depending on the vena saphena parva. In the treatment of venous insufficiency, surgical methods was applied previously but nowadays endovenous laser (EVLA) and radiofrequency (RFA) methods are used. Material and Methods: In our study, a total of 207 patients with 220 extremity saphenous veins treated with EVLA [Radial-Emitting Fiber (REF) Advanced Fiber Tools, Germany)] procedure. The entire procedure was performed under doppler ultrasound (General Electric Logiq 500 pro, USA) guided with combination of spinal anestesia and tumescent local anesthesia (Nouvag Dispenser DP20, Switzerland). Before the procedure, all patients the clinical severity, etiology, anatomy, pathophysiology (CEAP) were classified according to the classification. Results: EVLA application of the 220 extremities, all (100%) pathophysiology, was determined depending on reflux. The preoperative diameter of the VSM at the knee level was between 3.8 mm and 6.2 mm (mean 4.6±1.8), while in saphenofemoral junction was found to be between 5.2 mm and 12.4 mm (mean 8.6±2.2). Postoperative diameter of the VSM, especially in the 3rd month of the knee level diameter was 1.7 mm to 3.9 mm (mean 2.2±0.8 p<0.05), in saphenofemoral junction between 2.3 mm to 4.8 mm (mean 3.9±1.8 p<0.05) was changed. As a result of the six-month follow-up of 216 patients (98.6%) showed complete occlusion. There were no major complications was detected but minor complications as cellulite in 6 patients, thrombophlebitis in 8 patients, hematoma in 4 patients and 10 patients paresthesia at knee level demonstrated. Conclusion: EVLA treatment can be performed safely with early mobilization, less pain and lower morbidity rates. Keywords: Laser therapy; venous insufficiency    

Devamı...
 

AKGÜL tekniği ile Damar Kapakçıklarını tedavi etti

ŞÜKÜRLER OLSUN   Adım Nevzat KOÇ  23.02.1982  Erzincan ,Tercan doğumluyum. Erzincan'da ikamet etmekte ve Döner ustası olarak çalışmaktayım. 2005 Yılında geçirdiğim apandisit ameliyatından sonra EMBOLİ Hastalığına yakalandım. .... bulunan Üniversite Hastanesinde coumadin ilacını kullanmaya başladım. .... Devlet Hastanesi'nde ilaç dozunu ayarlayamayarak Mide kanaması  ve Sol ayağımda büyük şişlik  meydana geldi. İstanbul .....Devlet Hastanesinde 10 günlük bir tedavi sonucunda normal hayatıma döndüm. Kaplıcadan sonra ayağımda kaşıntı ve yara meydana geldi. .....Üniversite Hastanesi Kalp Damar Servisi Bölüm Başkanı yaptığı muayene ve tetkikler sonucu ayak damar yapısının genetik olarak bozulduğunu, kapakçıkların görev yapamadığını, damarların tıkalı olduğunu bu hastalığın Ameliyata elverişli olmadığını, Ameliyat olursam Ayaklarımın kesileceğini, Sakat kalacağımı yada öleceğimi söyledi. Yine Erzurum'da Özel Hastanede yapılan muayene tetkik sonucu ..... 08 (kan sulandırıcı) kullanmamı ve hayatımı böyle idame ettirmemi söylediler. İstanbul ......İlçesinde Özel Hastane ve .....Devlete ait olan Hastanede yapılan tetkiklerde aynı kanata varıldı. Bu zaman sürecinde ayağımdaki yaranın ilerlediği, .....Devlet Hastanesi'nde belli bir süre tedavi gördüm. Bu tedavinin sonucu Ankara'da bulunan ..... Hastanesine sevki ve bu konuda Prof.Dr.olan şahsa muayene oldum. Bu Prof. Dr. kendi yöntemini kullanarak Özel muayenehanesinde 10 ila 15 gün tedavi gördüm. Yaralarımın kapandı ve taburcu edildim. Daha sonra bu tedavinin işe yaramadığı yaralarımı eskisinden daha büyük ve derin hale gelmiştir. Hastalığımla ilgili internette araştırma yaparken Prof.Dr.Ahmet AKGÜL hocamızın kendine özgü AKGÜL tekniğini öğrendim Hasta yorumlarını okuduktan sonra kendisine sağlığımı teslim edeceğimeemin oldum. ..... Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Servisinde Ahmet Hocamın bizzat kendi gözetimi ve denetimi altında tedavimi başlattım. Önceki tedavilerimin hataları sonucu meydana gelen Damar tıkanıklığını Anjiyo yaparak açtı, daha sonra kendisinin ismimi verdiği AKGÜL tekniği ile Damar Kapakçıklarını tedavi etti. Damar tıkanıklığımı gidermesi ,Sol ayak içindeki yaranın pansuman ve yara bakımını özel ekibiyle tedavi edilmesi sonucu yaralarımın kabuk bağladığını gördüm. Ayaklarımda ki Yara,Ağrı ve Sancıların geçtiği için Hocama Binlerce Dua ve Şükürlerimi sunuyorum. Allah Ondan ve Ekibinden Razı Olsun .Sizler gibi İdealist Hekimler oldukça bu Devlet sizlere şükran borçlarını unutmaz..             Bu tedavilerin devam etmesindeki Devletin ,Bizlerin maddi ve manevi kayıplarını söylememe gerek yok. Maddi kayıp bir şekilde giderilir.Ama manevi kayıpların hafızalara kazındığı , Aile ve Dostları derinden etkilediğini hiç bir zaman UNUTMAMALIYIZ.......               Sayın Hocam Size Binlerce Şükürler Olsun....                                                                                                               Nevzat KOÇ

Devamı...
 

"Ne zaman ve hangi doktor geçirecek bu şişliği"

Sayın Akgül Hoca,   Lenfödem tedavisi için bana uyguladığınız özel biyorezonans ve frekans ayarlama tedaviniz çok yararlı oldu. Daha üçüncü seansta bacak bileğim 5 santim civarında inceldi. Ağrılarım hafifledi. Daha 4-5 seansım daha var.   Tedaviyi yaparken bana anlattığınız gibi, bacağımda ve ayak bileğimde yıllardır şişliğe neden olan lenf sıvısı artık harekete geçti sanki. Bacağımın içindeki ağırlık azaldı artık dolaşım başladı. ayakkabı bile giyiyorum. Yakında etek giyeceğim. Tedavim tam bitmeden bu satırları yazmamın nedeni yıllardır tedavisi yok denilen lenfödem ve bacak ödeminin son teknoloji ve sizin programlamızla çözümü olması. Bunu herkes duysun hocam. Siz tedavi bitmeden birşey yazmayın dediniz ama ben çok mutluyum ve tekrar yaşama döndüm, Herkes duysun ve yaşama dönsün istiyorum. Bizim bir lenfödem hastaları forumumuz var, oraya da yazdım hocam. Kusura bakmayın artık eve gidecek vaktiniz olmayacak.   Bize kızmayın çünkü siz hastanın halinden anlarsınız. Hatırlar mısınız, size geldiğimde hayattan kopmuş, nişanlısından ayrılmış, hastalığını saklayan, dışarı bile çıkmayan biriydim."Kim tedavi edecek beni, bir doktor yok mué diye bağırıyordum, size devamlı "kim", "nasıl", "nerede", "niye", "ne zaman", "yan etkisi var mı", "ne" gibi sorular soruyordum.   Hocam sizin de dediğiniz gibi bacağım "fabrika ayarlarına" döndü :)   Lenfödemi frekans tedavisi ile yenen hastanız Aylin

Devamı...
 

Anjiyo işlemi sırasında gerçekleşen kalp krizine ise, şans mı demeli idi, şanssızlık mı

1 Mart 2013... Sıradan başlayan bir günün sabahında sadece hastaneye muayene olmak üzere giden babamın acil olarak anjiyo işlemine girmesi gerektiğini duyarak koştum hastaneye. Önce endişelendim ve sonrasında tıp biliminin bugün ulaşmış olduğu seviyeyi düşünerek, bu kapsamda bu operasyonun aslında çok küçük ve basit bir şey olacağına kendimi ikna ederek başladım güne. Ancak hastaneye girdiği an insanın içini hep bir kuşku ve endişe kaplar ki, bizim için herşey bu küçük operasyonla sınırlı kalmadı. Anjiyo işlemi sırasında gerçekleşen kalp krizine ise, şans mı demeli idi, şanssızlık mı ayırt edemedim. Sonrasında da kalbin dört ana damarının yüksek oranda tıkalı ve durumun çok ciddi olduğunu öğrendim. Bu durumda tek seçeneğimiz babamın By Pass ameliyatına girmesiydi. Konu bu noktaya gelince kabullenmem ve kendimi ikna etmem çok da kolay olmadı. Çünkü sabah işe uğurlarken "kahvaltını yapmayacak mısın?" diye arkamdan seslenirken birkaç saat sonra bir kalp ameliyatının gerçekleşeceğini aklımın ucundan geçirmezdim. Genelde kritik ameliyatlara girecek kişilerin ve yakınlarının davranış modelleri, operasyonu gerçekleştirecek ekipler hakkında bilgi toplamak ve kendi psikolojilerini en yakın hissettikleri ekibe hayatlarını emanet etmek olur. Biz ise tesadüf eseri Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeydik. Üzerimizden durumun şokunu atlatmadan Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve ekibine babamı emanet ettik. O ana kadar kendisi ve ekibi hakkında pek de bilgi sahibi değildik, bizim buna hiç vaktimiz olmamıştı. Babamın ameliyatta olduğu saatlerden bir kısmında Kalp ve Damar Cerrahisi katındaki hasta ve hasta yakınlarının, iyileşmiş olduktan sonra yazmış olduğu yazıları okuyarak geçirdim. Bu o saatleri daha kolay geçirebilmek adına büyük bir motivasyon oldu ve babam iyileştiğinde bir notta ben yazmaya karar verdim. Bugün 14 Mart 2013... Biz sanki o günü hiç yaşamamış gibi hayatımıza devam etmeye başladık bile. Birçok insanın hayatında kâbus olarak nitelendirebileceği o günü hatırlarken ailece yüzlerimiz gülüyor ve iyi ki Ahmet Hoca ve ekibi ile o gün oradaydık diyoruz. Yanında olamadığım yoğun bakım günlerini babama sorduğumda ise, bana ağrılarından korkularından yada daha önce kalp ameliyatı olan bazı hastalardan duyduğum kötü hikayelerden bahsetmiyor hiç. Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yoğun bakımında ona eşinden, kızından bile iyi bakan melek hemşireler ve yüzü gülen doktorlar olduğunu anlatıyor bize. En sevdiği müzikleri dinlediğinden, hemşerisi olan İzmirli hemşire ile İzmir Fuarından konuştuklarından, bir hemşirenin de babamın adaşı olan Şeref adında bir oğlu olduğundan bahsediyor. En önemlisi tüm bunları yüzü gülerek anlatıyor. Babamın hiç ağrı yada korku hikayesi yok. Tıp dünyasının bir bireyi olmayı başarabilenlere her zaman hayranlık ve saygı duymuşumdur. Çünkü onlar hayat kurtarırlar. Ama daha önce hiç rastlamadım ki,  bir kalp ameliyatının sadece 13 gün sonrasında yaşadıklarını sadece birkaç günlük evden uzak ve lüks bir oteldeki tatil gibi anlatan biri olsun. Korkularımıza müzikler katan, ağrı ve korku yerine gülümseyerek anlattığı bir tatilin anıları gibi hikayeleri olan bit Bypass ameliyatı sürecini bizlere yaşatan Doç.Dr.Ahmet AKGÜL ve ekibi başta olmak üzere, yoğun bakım ve kalp ve damar cerrahisi ekibinde yer alan tüm doktor, hemşire, hasta bakıcı olarak tıp dünyasına değer katan herkese teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. İyiki sizlerle karşılaştık, iyiki sizler varsınız. 14 MART TIP BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!!!

Devamı...
 

sevgili Ahmet Hoca'nın sihri Londra sınırlarına ulaştı

Sayın Doç.Dr.Ahmet AKGÜL, Ekibi ve Umutla şifa bekleyen tüm hastalara, Bir varmış bir yokmuş diye başlar bütün masallar; hepimizin bir hikâyesi vardır. Onlardan ders alır, öğrenir ve gelişiriz. İşte benim hikâyem... Ben Gülçin Ergin Londra'da uluslararası bir firmada çalışıyorum. Yıllık iznimi değerlendirip sağlık problemime çözüm bulmak için İst.'a geldim. 2007 yılında varis tanısıyla sol bacağımdan lokal anesteziyle 1,5 saat süren bir operasyon geçirdim. Tüm müdahaleyi,(en ince detayıyla ve damarlarımın esneme katsayısı dâhil olmak üzereL) neşter darbelerini 5 duyumla hissettim. Dayanılması çok zor ağrılarla yaklaşık 3 ay boğuştum. Uzun süre güçlükle yürüyebildim. Sağlığıma kavuşacağım günleri sabırla bekledim. Aradan yıllar geçmesine rağmen iyileşme görülmediği gibi, bacağım daha da kötüleşti. Yaşadığım travmadan sonra yeni bir konsültasyona cesaret edemedim. Artık güçlükle iş ve sosyal hayatıma adapte olurken, sevgili Ahmet Hoca'nın sihri Londra sınırlarına ulaştı. Bir gün önce gerçekleşen mucizeyi sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. 10 dakika süren ön görüşme sonrası, hocamın inanılmaz basit bir dille ve çizelgeyle açıkladığı su gibi berrak bir ameliyat süreci geçirdim. Londra'da bile NHS'in(ulusal sağlık servisi) estetik operasyon diye tanımladığı(geçiştirdiği), benim yaşam kalitemi etkileyen talihsiz genetik hastalığım sayesinde atlattım. Operasyonun ikinci gününde şaşkınlıkla hikayemi anlatıyorum!! Önderliğinde Dr.sadi Konuk Hastanesi Kalp ve Damar Kliniğinde gerçekleşen ameliyatımda emeği geçen başta Sayın Hocam Ahmet AKGÜL, genç, dinamik, karizmatik J uzman Dr.Sayın Mehmet, Sevcan, Seymur, Gürkan Hocalara, tüm anestezi ekibine(pamuk dokunuşlu, sihirli ellere) neşeli, bakımlı, kanatsız hemşirelerimize, hastanenin hijyenini sağlayan, ışıl ışıl parlatan yardımcılara, devamlı gülen sekreterlere, tüm klinik ve acil ekibine şükran borçluyum. Değerli Ahmet Hoca ümit var, şahsınız gibi hoşgörülü, güler yüzlü, sabırlı, coşkulu, mütevazı hekimlerle her zaman var. Bunların tanığı olmaktan gurur duyuyor, başarılarınızın daim olmasını tüm kalbimle diliyorum. Hastane koridorlarında bekleşen, aldıkları müspet haberlerle "Ahmet Hocamız bir tane, önce Allah'a sonra ona emanet ettiğimiz yakınlarımızı bize bağışladı" diyen tüm hastalara, yüzü gülen tüm sevdiklerine geçmiş olsun diliyorum. İyi ki varsınız, iyi ki yolum sizinle ve ekibinizle çakıştı. Saygı, sevgi ve şükranlarımı kabul buyurunuz lütfen. Daha nice mutlu sonlara, Gülçin ERGİN 

Devamı...