Hasta Yorumları

Nevzat Koç

ŞÜKÜRLER OLSUN   Adım Nevzat KOÇ  23.02.1982  Erzincan ,Tercan doğumluyum. Erzincan'da ikamet etmekte ve Döner ustası olarak çalışmaktayım. 2005 Yılında geçirdiğim apandisit ameliyatından sonra EMBOLİ Hastalığına yakalandım. .... bulunan Üniversite Hastanesinde coumadin ilacını kullanmaya başladım. .... Devlet Hastanesi'nde ilaç dozunu ayarlayamayarak Mide kanaması  ve Sol ayağımda büyük şişlik  meydana geldi. İstanbul .....Devlet Hastanesinde 10 günlük bir tedavi sonucunda normal hayatıma döndüm. Kaplıcadan sonra ayağımda kaşıntı ve yara meydana geldi. .....Üniversite Hastanesi Kalp Damar Servisi Bölüm Başkanı yaptığı muayene ve tetkikler sonucu ayak damar yapısının genetik olarak bozulduğunu, kapakçıkların görev yapamadığını, damarların tıkalı olduğunu bu hastalığın Ameliyata elverişli olmadığını, Ameliyat olursam Ayaklarımın kesileceğini, Sakat kalacağımı yada öleceğimi söyledi. Yine Erzurum'da Özel Hastanede yapılan muayene tetkik sonucu ..... 08 (kan sulandırıcı) kullanmamı ve hayatımı böyle idame ettirmemi söylediler. İstanbul ......İlçesinde Özel Hastane ve .....Devlete ait olan Hastanede yapılan tetkiklerde aynı kanata varıldı. Bu zaman sürecinde ayağımdaki yaranın ilerlediği, .....Devlet Hastanesi'nde belli bir süre tedavi gördüm. Bu tedavinin sonucu Ankara'da bulunan ..... Hastanesine sevki ve bu konuda Prof.Dr.olan şahsa muayene oldum. Bu Prof. Dr. kendi yöntemini kullanarak Özel muayenehanesinde 10 ila 15 gün tedavi gördüm. Yaralarımın kapandı ve taburcu edildim. Daha sonra bu tedavinin işe yaramadığı yaralarımı eskisinden daha büyük ve derin hale gelmiştir. Hastalığımla ilgili internette araştırma yaparken Prof.Dr.Ahmet AKGÜL hocamızın kendine özgü AKGÜL tekniğini öğrendim Hasta yorumlarını okuduktan sonra kendisine sağlığımı teslim edeceğimeemin oldum. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Servisinde Ahmet Hocamın bizzat kendi gözetimi ve denetimi altında tedavimi başlattım. Önceki tedavilerimin hataları sonucu meydana gelen Damar tıkanıklığını Anjiyo yaparak açtı, daha sonra kendisinin ismimi verdiği AKGÜL tekniği ile Damar Kapakçılarını tedavi etti. Damar tıkanıklığımı gidermesi ,Sol ayak içindeki yaranın pansuman ve yara bakımını özel ekibiyle tedavi edilmesi sonucu yaralarımın kabuk bağladığını gördüm. Ayaklarımda ki Yara,Ağrı ve Sancıların geçtiği için Hocama Binlerce Dua ve Şükürlerimi sunuyorum. Allah Ondan ve Ekibinden Razı Olsun .Sizler gibi İdealist Hekimler oldukça bu Devlet sizlere şükran borçlarını unutmaz..             Bu tedavilerin devam etmesindeki Devletin ,Bizlerin maddi ve manevi kayıplarını söylememe gerek yok. Maddi kayıp bir şekilde giderilir.Ama manevi kayıpların hafızalara kazındığı , Aile ve Dostları derinden etkilediğini hiç bir zaman UNUTMAMALIYIZ.......               Sayın Hocam Size Binlerce Şükürler Olsun....                                                                                                               Nevzat KOÇ

Devamı...
 

VARİSE "DANSLI" TEDAVİ

VARİSE "DANSLI" TEDAVİ Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, varisli hastaları dans ve müzikle geliştirdiği yöntemle tedavi edecek. ERDAL TÜRKOĞLU - Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, varisli hastaları dans ve müzikle geliştiği yöntemle tedavi edecek. TÜBİTAK-BİDEP (Bilim İnsanı Destekleme Programları) tarafından onaylanan "Varisli hastalarda dans terapisinin etkinliğinin araştırılması" adlı projeyle, hastalar hem sistemli şekilde tedavi olacak hem de günlük terapisini sıkılmadan geçekleştirilecek. MKÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Nilüfer Çetişli Korkmaz, AA muhabirine, bu yöntemle yaptırılan fizyoterapi uygulamalarını dans ve müzikle birleştirdiklerini kaydetti. "Böylelikle egzersizin etkinliği, gerek ağrı üzerine, gerek eklem hareketi üzerine gerekse de kas kuvveti ve kalp ve damar fonksiyonları üzerine olan etkililerini arttırmak kolay olabiliyor" diyen Korkmaz, "Hasta terapiye daha eğlenceli daha aktif şekilde katılabiliyor. Bu sayede, dansla terapinin, alternatif bir yaklaşım, daha eğlenceli ve ilgi çekici bir yaklaşım olarak tedavi programlarında yer alabileceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Proje Danışman Dr. Fizyoterapist Esra Doğru, varisten doğan rahatsızlıkların, kişilerin günlük hayatını olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini düşürdüğünü anlattı. Varisin özellikle kadınlarda çok görüldüğünü kaybeden Doğru, varisten doğan rahatsızlıkların, kişilerin günlük hayatını olumsuz etkilediğini, yaşam kalitesini düşürdüğünü anlattı. Özellikle varise bağlı ayak bileği eklem hareketleriyle, bacak kas kuvvetinin azaldığının görüldüğünü ifade eden Doğru: "Biz de bundan yola çıkarak halk müziği, halk danslarını ve fizik tedavide kullanılacak solunum tekniklerini birleştirerek egzersiz programı planladık. Varisli hastalarda yaklaşık 15 seanstan oluşan bir tedavi programı veriyoruz. Hastalarımızın ilk 3 seansını birlikte yapıyoruz. Bunun ardından kendileri verdiğimiz video ile egzersizine devam ediyor" diye konuştu. Hastaları haftalık takip edeceklerini aktaran Doğru, bu yöntemle sadece medikal tedaviden daha iyi bir iyileşme sağlamayı amaçladıklarını karetti. Proje elemanları, hazırladıkları "danslı tedavi" yönetimini öğrenciler üzerinden tanıttı. VARİSE "DANSLI" TEDAVİ  =HABERLER.COM=

Devamı...
 

Doktor hastalığı

Selamlar Sayın Hocam, O değerli vaktinizi hem ameliyatta aldım hem de şimdi bu yazımı okutmakla alıyorum, özür dilerim. Lakin, biz hastalar hele de yaşlı hastaların en zor geçen şeyi zaman, siz gençlerinde zamanı yok. Ben tabii ki sizin sitenizdeki hasta yorumlarını biliyorum ama özellikle yaşlı hastalar ve yaşlı hastası olanlar için bir farkındalık yaratmak istiyorum. Hocam ve tabiiki sayın tüm okurlar, Aslında gazete ilanı vermek isterdim ama emekli bir yaşlıyım ben, ama herkes okusun ve bir diğerine tavsiye etsin. Siz gençler artık gazete gibisiniz, feysten tviterden yayıyorsunuz herşeyi. Bunu da yayın. Ben tam iki üniversite bitirmiş emekli bir öğretmenim. Aslında pilot olmak istiyordum, sonra muhasebe okudum. Rakamları sevmedim, öğretmen oldum. İyi de ders anlatırım. Yaşlı olunca kimse sizle ilgilenmek istemiyor. Doktora gidiyorsun şikayetini söylüyorsun "bu, yaşlılık hastalığı" diyorlar ve zaten bir avuç ilacıma yeni bir tane ekliyorlar. Huzur evinde yaşıyorum, 2 çocuk ve tam 5 tane torunum var. Hem muhasebeciyim hem öğretmen ama şu bilgisayarı ve interneti benim 11 yaşındaki torunum kadar kullanamıyorum. Zaten gerek de yok, bu yaştan sonra. Elif'e dedim ki, "yahu hem yaşlıların dilinden anlayan hem de sağ bacağımdaki damar tıkanıklığımı çözen doktor yok mu şu güzelim memlekette?" "Dede gugıllayalım" dedi. "O ne demek" dedim, "internete soralım" dedi. Bi ona sormamıştık zaten "sor peki" dedim. Yazdı bilgisayara birşeyler aynen şunları söyledi: "Hem yaşlılık bilimi kürsüsü kurup hem de Kalp Damar Hastalıkları uzmanı Profesör doktor Ahmet Akgül var" dedi. Bende bu kişi hem bölüm kurucusu hem de profesör ise, neredeyse benle aynı yaştadır dedim içimden. Bu arada ben deniz 84 yaşındayım ama 60 gösteriyorum. ( gülücük ) Çocuklar aradılar bu hocayı buldular randevu aldık. Son 10 senedir zaten yüzlerce hoca beni gördü bir şey yapmadılar tıkalı bacağıma. Hep "sigara içme" dediler, "zaten içmiyorum" deyince "ameliyat çok riskli masada kalırsın" dediler. Zaten yaşlıyız diye yüzümüze bakan yok bırakın muayene etmeyi. Sanki her yaşlıda bacak damar tıkanıklığı normalmiş gibi. Hocanın odasına girdim yani Ahmet Akgül hocanın, "hoca nerde" dedim? Sekreteri "o masada oturan hoca zaten" dedi. Eski bir yaramaz öğrencime benzeyen yakışıklı uzun boylu çok şık giyimli gözleri parlayan bir genç var karşımda. Bana "hoş geldin delikanlı" dedi. İlk defa bir doktor hatta hocanın bu kadar samimi bir giriş cümlesini gördüm. Ayağa kalktı bana yer gösterdi ve oturdu. Gözlerimin içine baktı hiç kaçırmadı. Ben de yılların verdiği deneyim, insan sarrafı olmuşum, ilk başta bu daha genç bir çocuk dediğim doktor, gözümde devleşti zaten ben tedavi oldum. Tek cümle ile. "Hoş geldin delikanlı." Adam dalga geçmiyor, alay etmiyor, gözlerini kaçırmıyor daha şikayetimi dinlemeden bana sahip çıktı. " hoşgördük hocam" dedim. "Şikatimiz mi var, nedir?" dedi Oğlum hemen söze atladı ama Ahmet hoca, "bir dakika" dedi, "ben delikanlı amcama sordum" dedi. Onun sözünü kesti. Ben yıllarca kesememiştim. Yine Ahmet Hoca zirve yaptı gönlümde, tedavim bitti artık. Şimdi benim sıramdı, "yaşlılıktan bacak damarım tıkalı dedim, ver bir ilaçta zamanını almayalım dedim,. Hep böyle olmamış mıydı. Evet ama böyle olmadı bu sefer, bu Ahmet Hocaydı. Hoca yanıma geldi, hayret, bacağıma dokundu, muayene etti, kalbime ve akciğerime baktı. İlk defa uzaktan bakmayan bir doktorum oldu, diğerleri yalnızca uzaktan bakardı. Sonra tetkiklerime baktı, elimde zaten koca bir dosya vardı diğerleri dosyaya bile tam bakmadan "dopler yeptır, ultrason yaptır" derlerdi, amaçları ne uğraşıcam bu yaşlıyla gitsin tetkik yaptırsın sonra zaten beni bulamaz diğer doktorlar bakardı. Zaten hiçbir poliklinikte tetkik isteyen doktorla tetkiği değerlendiren doktoru aynı bulamamıştım. Bir ilk oldu ve Ahmet hoca tetkik istemedi, bacağımda damar tıkanıklığı olduğu, ayrıca kalp kapakçıklarımda yetmezlik olduğunu söyledi. Ameliyat etmeden kasıktan anjio ile girerek bacağımın damarını açacağını söyledi ve çizerek anlattı. Tüm ilaçlarıma baktı ve ilaçlarımı azalttı. Yaşlı beslenmesi ve bakımı konusunda yanımdakileri uyardı. Devamlı oturan beni, hareket etmemi normal hayata karışmamaı söyledi ve yöntemleri anlattı. O gece düşündüm odama gittiğimde. Böyle bir doktor var mı, hem kalpten anlayan hem bacak damarımı açacak hem de yaşlıların bilimini yapan. Başka kimse yok bence. Ben güvendim, korkmuyorum. Ama tüm gece uyumadım. Sabah abdestimi aldım, ne olur ne olmaz. Dünya ne de olsa yalan. Namazımı kıldım, savaşa giden er gibi tekbir getirdim. Önce Yüce Allahım sonra daha çok genç Ahmet Hoca. Hastaneye gittik, uzay üssü gibi ameliyathaneleri var. Hemşire, anestezi güler yüzlüler, hepsi "Hoş geldin amca" dediler, Ahmet hocayı aradı gözlerim derken o zaten orda bir köşede oturmuş olan bitene bakıyordu, duygulu gözlerle. "Hoş geldin delikanlı" dedi yine. Uyutmadılar bile beni, hızla üzerime örtüler örttüler iğne ve 20 dakikada işlem bitti. Müzik eşliğinde hemde. Odama çıkarken de yanımdaydı ahmet hoca, meleğim gibi. 1 gün sonra evdeyim, çocuklarım bile etkilenmiş beni bir süreliğine evlerine aldılar. Bastonum yok artık, parka yürüyorum torunla. Bu yazıyı da zaten parktan yazıyorum, torunlar bilgisayara geçecek. Yaşlı anneniz babanız varsa tek adres veriyorum size profesör Doktor ahmet akgül e gidin. Yoksa yaşlı yakınlarınıza hala başkalarına götürürseniz onlara "sende yaşlı hastalığı" var derler Bence yaşlı hastalığı yok, doktor hastalığı var. hürmetlerimle Emekli ama delikanlı hastan Mehmet Canyürek

Devamı...
 

Lazer ile varis tedavisi - VENOUS TREATMENT BY LASER

Alt Ekstremite Venöz Yetmezliği Tedavisinde Endovenöz Lazer Ablasyon: İki Yıllık Deneyimlerimiz   Endovenous Laser Ablation of Great Saphenous Vein for the Treatment of Lower Extremity: Two Years Experience   ZAİM Ç et al   Turkiye Klinikleri J Cardiovasc Sci 2014;26(1):5-10   Amaç: Kronik venöz yetmezliği ve buna bağlı oluşan varisler, toplumda oldukça sık rastlanan ve bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara da yol açabilen önemli bir klinik tablo olarak görülmektedir. Alt ekstremite yüzeyel venöz yetmezliği özellikle vena safena magnaya, daha az sıklıkla da vena safena parvaya bağlı olarak görülür. Venöz yetmezlik tedavisinde, daha önceleri cerrahi yöntemler uygulanırken artık günümüzde, endovenöz lazer (EVLA) ve radyofrekans(RFA) gibi yöntemler kullanılmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda toplamda 207 hastanın 220 ekstremite safen venlere yönelik Doppler ultrason (General Electric Logiq 500 pro, ABD) eşliğinde EVLA [Radial Emitting Fiber (REF) Advanced Fiber Tools, Almanya)] işlemi uygulandı. Bu girişim sırasında tüm hastalarda spinal anestezi ile birlikte otomatik perfüzat kullanılarak (Nouvag Dispenser DP20, İsviçre) tümesan anestezi uygulandı. Tüm hastalar işlem öncesinde klinik şiddet, etiyoloji, anatomi, patofizyoloji (CEAP) sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Bulgular: İki yüz yirmi ekstremiteye uygulanan EVLA uygulamalarında tamamında (%100) patofizyoloji, reflüye bağlı olarak tespit edilmiştir. Diz seviyesinde VSM çapı preoperatif 3,8 mm ile 6,2 mm arasında (ort. 4,6±1,8) iken, safenofemoral bileşke seviyesinde 5,2 mm ile 12,4 mm arasında olduğu görülmüştür (ort. 8,6±2,2). Postoperatif veriler özellikle üçüncü ay verilerinde VSM çapının diz seviyesinde 1,7 mm ile 3,9 mm arasında (ort. 2,2±0,8), safenofemoral bileşke seviyesinde 2,3 mm ile 4,8 mm arasında (ort. 3,9±1,8) değişmiştir. Altı aylık takip sonucunda 216 (%98,6) hastada tam oklüzyon saptandı. Majör komplikasyona rastlanmazken, minör komplikasyon olarak 6 hasta selülit, 8 hastada tromboflebit, 4 hastada hematom ve 10 hastada diz seviyesinde parestezi izlendi. Sonuç: EVLA tedavisi erken mobilizasyon, daha az ağrı ve daha düşük morbidite oranlarıyla güvenle uygulanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Lazer tedavisi; venöz yetmezlik   Objective: Chronic venous insufficiency and varicose veins are very common in the society, and in some clinical cases can lead to serious complications. Especially in the lower extremity superficial venous insufficiency depends more frequently on vena saphena magna, less frequently depending on the vena saphena parva. In the treatment of venous insufficiency, surgical methods was applied previously but nowadays endovenous laser (EVLA) and radiofrequency (RFA) methods are used. Material and Methods: In our study, a total of 207 patients with 220 extremity saphenous veins treated with EVLA [Radial-Emitting Fiber (REF) Advanced Fiber Tools, Germany)] procedure. The entire procedure was performed under doppler ultrasound (General Electric Logiq 500 pro, USA) guided with combination of spinal anestesia and tumescent local anesthesia (Nouvag Dispenser DP20, Switzerland). Before the procedure, all patients the clinical severity, etiology, anatomy, pathophysiology (CEAP) were classified according to the classification. Results: EVLA application of the 220 extremities, all (100%) pathophysiology, was determined depending on reflux. The preoperative diameter of the VSM at the knee level was between 3.8 mm and 6.2 mm (mean 4.6±1.8), while in saphenofemoral junction was found to be between 5.2 mm and 12.4 mm (mean 8.6±2.2). Postoperative diameter of the VSM, especially in the 3rd month of the knee level diameter was 1.7 mm to 3.9 mm (mean 2.2±0.8 p<0.05), in saphenofemoral junction between 2.3 mm to 4.8 mm (mean 3.9±1.8 p<0.05) was changed. As a result of the six-month follow-up of 216 patients (98.6%) showed complete occlusion. There were no major complications was detected but minor complications as cellulite in 6 patients, thrombophlebitis in 8 patients, hematoma in 4 patients and 10 patients paresthesia at knee level demonstrated. Conclusion: EVLA treatment can be performed safely with early mobilization, less pain and lower morbidity rates. Keywords: Laser therapy; venous insufficiency    

Devamı...
 

"Ne zaman ve hangi doktor geçirecek bu şişliği"

Sayın Akgül Hoca,   Lenfödem tedavisi için bana uyguladığınız özel biyorezonans ve frekans ayarlama tedaviniz çok yararlı oldu. Daha üçüncü seansta bacak bileğim 5 santim civarında inceldi. Ağrılarım hafifledi. Daha 4-5 seansım daha var.   Tedaviyi yaparken bana anlattığınız gibi, bacağımda ve ayak bileğimde yıllardır şişliğe neden olan lenf sıvısı artık harekete geçti sanki. Bacağımın içindeki ağırlık azaldı artık dolaşım başladı. ayakkabı bile giyiyorum. Yakında etek giyeceğim. Tedavim tam bitmeden bu satırları yazmamın nedeni yıllardır tedavisi yok denilen lenfödem ve bacak ödeminin son teknoloji ve sizin programlamızla çözümü olması. Bunu herkes duysun hocam. Siz tedavi bitmeden birşey yazmayın dediniz ama ben çok mutluyum ve tekrar yaşama döndüm, Herkes duysun ve yaşama dönsün istiyorum. Bizim bir lenfödem hastaları forumumuz var, oraya da yazdım hocam. Kusura bakmayın artık eve gidecek vaktiniz olmayacak.   Bize kızmayın çünkü siz hastanın halinden anlarsınız. Hatırlar mısınız, size geldiğimde hayattan kopmuş, nişanlısından ayrılmış, hastalığını saklayan, dışarı bile çıkmayan biriydim."Kim tedavi edecek beni, bir doktor yok mué diye bağırıyordum, size devamlı "kim", "nasıl", "nerede", "niye", "ne zaman", "yan etkisi var mı", "ne" gibi sorular soruyordum.   Hocam sizin de dediğiniz gibi bacağım "fabrika ayarlarına" döndü :)   Lenfödemi frekans tedavisi ile yenen hastanız Aylin

Devamı...
 

Türkiye Gazetesi Yazarı Metiner Sezer'den: Varis tedavisinde kesin sonuç

  Gelin ata binmiş "Ya nasip" demiş. Benimkisi de aynen öyle oldu. Tatile çıkacağım diye izne ayrıldım. Biletimi aldım. Ziyaret edeceğim eşin dostun listesine varıncaya kadar her şey hazırdı. Gittiğimde kalacağım yerlerin planını dahi yapmıştım. Nasip değilmiş, olmadı; gidemedim. Gidemedim çünkü ameliyat oldum. Varis ameliyatı. Bizim gazetenin başarılı Sağlık Editörü Ziyneti Kocabıyık araştırmış ve Prof. Dr. Ahmet Akgül'ün varis konusunda uzman olduğunu, isabetli teşhis koyduğunu ve kendi geliştirdiği bir yöntemle kesin sonuç alan operasyon yaptığını söylemişti. Üstüne üstlük hasta kısa sürede ayağa kalkıyordu. Benim gibi hiç operasyon geçirmemiş ve biraz da korkak biri için iyi haberdi bu. Referans sağlamdı ve bu fırsatı değerlendirmeliydim. Araya ramazan girdi, sıcakları bahane ettim ve birkaç ay erteledim yine de. Korkaklığımın da etkisi vardı tabii. Cesaretimi toplayıp gittiğimde Prof. Akgül "Hemen yapalım" dedi. Kafamı ellerimin arasına alıp "sağlık mı, tatil mi" diye düşündüm. "Sağlık" daha ağır bastı ve "Peki" dedim. "Peki, yapalım." Tatil bir yere kaçmıyordu ya; nasıl olsa yapardım. Bütün programlarımı iptal edip dosdoğru Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittim.  Bilateral (iki taraflı) bir operasyon tatbik edildi ve bir gece kalıp sapasağlam taburcu edildim. Prof. Dr. Ahmet Akgül ve Asistan Doktor Mehmet Atay başta olmak üzere tüm ekibine teşekkür ederim. Kısa sürede sağlığıma kavuştum ve bacak ağrılarından kurtuldum. Sadi Konuk Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Gökhan Tolga Adaş ile Hastane Yöneticisi Doç Dr. Halil Alış'a da teşekkür ederim. Fabrika gibi işleyen bir hastane ve hızlı hizmet veriyor. Hijyenik şartlara riayet ediliyor. Hastaların fiziki olduğu kadar psikolojik rahatlığa kavuşmasına itina gösteriliyor. Bu başarılı yönetimlerinden dolayı kutlarım ayrıca. Her şey mükemmeldi. Bir teşekkür de Bakırköy Renkli Ultrason Merkezi yöneticisi Radyoloji Uzmanı Dr. Ersen Alp Özbalcı'ya etmem lazım. İşinin ehli bir uzman...  

Devamı...